Tahir ÖZAKKAŞ

Hipnotik fenomenlerin hepsinin olmasa bile, çoğunun günlük hayatta arasıra görüldüğünü ve onları herkesin tekrar tekrar yaşadığını hatırlamakta fayda vardır. Bilinçli beklenti sensoryal uyaranlar yaratabilir veya miktarlarını artırabilir. Dövülen çocuk elin vuruşunu gerçek temastan önce hisseder, dişçi sandalyesinde kıvranan şahıs, dönen matkabın dişine temasından önce ağrı duyar. Aksine derin konsantrasyon sensoryal uyaranları azaltabilir veya yok edebilir. Radyo ve televizyonu farketmeyecek kadar düşünceye dalabilirsiniz.

Kendisini tamamen yarışa vermiş bir atlet, müsabaka bitene kadar ağrılı bir yaranın farkına varmayabilir. Ağrılı bir planter verrüsü olan genç bayan, kendisini büyüleyen erkek arkadaşının kollarında neşeyle dans ederken lezyonun hiç farkında değildir, ancak aynı lezyon çalışırken dayanılmaz derecede ağrılıdır. Bu sebeple, bilinçli düşünceler sensoryal uyaranların şiddetini etkileyebilir, fakat hipnotik durumdaki bilinçaltına yönelik düşünceler ve telkinler kadar etkili olamaz.

Aksine, hipnoz sırasında telkinle semptomlar meydana getirilebilir, hemen ortadan kaldırılabilir. Hipnozdaki bir şahıs uygun telkinlerle bilinçaltının güçlü kaynaklarıyla bağlantı kurabilir ve normal bilinçli durumda imkansız olan mental ve fiziksel başarılar gösterebilir. Hasta uzak geçmişte saklı olayları yeniden yaşayabilir veya kasların ve organların gücü üstünde şaşırtıcı hareketler yapabilir.

Kalp ve solunum hızları, kan basıncı, peristaltik hareketler, terleme, mide sekresyonu, mizac değişiklikleri, deri sıcaklığı, menstrüel siklus vs. gibi bazı fizyolojik aktiviteler, doğrudan veya dolaylı telkinle değiştirilebilir. Reaksiyonun kesin şekli hasta hipnozdayken mevcut ruh durumu veya yaklaşım şekline bağlıdır. Örneğin, korku kendisini öfkeden daha değişik şekilde açığa vurur. Bazan, bir analizin yapıldığı esnada, hasta ard arda değişik ruh durumları gösterebilir. Bu, hipnotik durumun dinamik yapısını iyice gösteriyor.

Bir şahıs hipnotik transtayken bilinçaltı hassaslaşır ve etkilenerek harekete geçirilebilir. Hemen göze çarpan temel özellik, şahsın telkine karşı artmış cevabıdır. Hipnoterapinin başarısı hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır. Deneğin bir otomat olmadığı daima akılda tutulmalı ve emirle yöneltilmemelidir.

Hipnotik telkin iki yolla çalışır, semptomlar meydana getirilebilir veya kaybedilebilir. Hemen göze çarpan temel özellik, şahsın telkine karşı artmış cevabıdır. Hipnoterapinin başarısı hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır. Deneğin bir otomat olmadığı daima akılda tutulmalı ve emirle yönetilmemelidir.

Hipnotik telkin iki yolla çalışır, semptomlar meydana getirebilir veya kaybedilebilir. Post hipnotik telkinle normal bir denekte kaşıntı meydana getirilebilmesi ilginçtir. Denek hipnotik transta bir telkin yapıldığında apaçık hatırlar ve çok saçma olmasına rağmen, denek genellikle gerçekten kendisinde kaşıntı olduğunu ve kaşınmaya mecbur kaldığını büyük bir hayretle görür.

Yaptığı fenomenleri hipnozun nasıl ve niçin meydana getirdiğini çok az izah edebilmekteyiz. Birçok teoriler teklif edildi ancak hiçbiri genel kabul görmedi. Birçok psikolojik faktörler işe karışır ve fizyolojik faktörlerin önemli bir rol oynadığı (Muhtemelen bazı kortikal beyin değişiklikleri olduğu) konusunda pekçok kanıt vardır.

Kanıtlar, hipnozun subkortikal aktiviteyi ve diğer korteks sahalarında bağımsız olarak çalışabilen bazı korteks sahalarını ilgilendirdiğini gösteriyor.

A. TEMEL HİPNOTİK ÖZELLİKLER

Hipnotik durum, normal uyanık durumda görülmeyen pekçok farklılıklarla karekterizedir. Bazıları, değişen derecelerde olmak üzere herzaman görülür ve bazı belirtiler de indüksiyon şartlarına ve hipnotize edilen şahsın kişiliğine bağlı olarak olabilir veya olmayabilir.

Bu özelliklerden bazıları şunlardır:

1. Telkine yatkınlık

2. Gevşeme

3. Letarji ve yorgunluk

4. Azalmış ilgi

5. Parastezi

6. İnhibisyonlarda azalma.

1. TELKİNE YATKINLIK:

Normalde hiç ilişki kurulmayan veya direnç gösteren şahıs bile hipnotik durumdayken telkinlere karşı önemli bir yatkınlık gösterir. Telkine yatkınlık, kolay aldanabilme şeklinde yanlış değerlendirilmemelidir. Şahıs daha sonra isteseydi direnmesinin mümkün olduğunu ve sadece kooperasyon gösterdiğini iddia edebilir, fakat telkinleri takiben söylediği fikirlerin önemi yoktur. Bu telkinleri takiben kendiliğinden ortaya çıkan aradığımız etkidir ve şahsın bu noktadaki motivasyonu tamamen ikinci plandadır. Sıradan hasta, ilk seanstan sonra, ona trans esnasında verilen herbir telkini yerine getirmek için kuvvetli bir zorlama hissederek şaşırdığını söyler.

Telkine yatkınlık hipnoz için elzemdir, aksi takdirde en hafif hipnoz safhaları bile oluşturulamaz. Fakat hekim her hastanın, telkinleri birkaç gün çok iyi kabul ettiğini, geri kalan günlerde ise onlara direnç gösterdiğini izler. Hastaların çoğunun telkine yatkınlığı seanstan seansa giderek artar, sonunda bir platoya ulaşır. Fakat herhangi bir hasta bazan herzamanki normundan farklı bir varyasyon gösterir.

2. GEVŞEME

Gevşeme, hipnoza karşı karakteristik cevaptır. Gözlemcinin daima dikkatini çeker ve pratik olarak daima hipnotize şahısta görülür. Ancak az bir kısmı, ilk seans esnasında, gerçekten gevşediklerine inanmayabilirler. Bunlar genellikle ya çok heyecanlı tiplerdir veya hipnotik transta yaşayacakları hisler konusundaki ön yargıları çok mübalağalı olanlardır. Transın bitiminden hemen sonra bunların trans sırasındaki hislerinin bir tartışması yapılırsa, genelde böyle hastalar gerçekte, başlangıçta düşündüklerinden çok daha fazla rahatladıklarını doğrularlar. İlk hipnotik indüksiyonun heyecanı solunum ve nabız hızında geçici bir artışa sebep olabilir. Fakat, bu durumun birkaç dakikadan fazla sürdüğü çok nadirdir. İlk seansın geri kalan kısmında ve müteakip seanslarda bu oranlar azalır ve öncelikle indüksiyon sırasında doğrudan veya dolaylı olarak telkin edilen gevşemeden dolayı sakinleşme meydana gelir.

3. LETARJİ ve YORGUNLUK:

İndüksiyon ilerledikçe hasta giderek artan ölçüde letarji ve yorgunluk gösterir. Bu durum seansın bitiminden sonra en az birkaç dakika sürer. Transı sona erdirmesi istendikten sonra, hastanın tamamıyla hareketsiz kalması ve sonra bir süre rahatsız edilmeden tedavi odasında kalmayı istemesi nadir değildir. Seans sonunda reaksiyon, anksieteden muzdarip hastaların özelliğidir ve hastanın etkili hipnoterapi için çok elverişli bir denek olduğunun iyi bir göstergesidir.

4. AZALMIŞ İLGİ

İndüksiyon ilerledikçe hastanın ilgi sahasında sürekli bir daralma olur. Odaklaşma proçesinin nihai sınırları büyük ölçüde indüksiyon tekniğine bağlıdır. Fakat, genelde tedrici olarak, hipnotistin sesi ve onun telkin ettiği gerçek veya hayali hisler dışında bütün dış ve iç uyaranlarla ilgisini keser. İndüksiyon için görsel uyaran kullanılmasıyla, doğal olarak, önce öteki hissi reaksiyonlarda bir azalma olur, sonra görme sahası sadece indüksiyon cismini görecek kadar daralır ve sonra onun da silinmesiyle trans başarılır. Trans esnasında, hasta normalde onu rahatsız edecek veya taciz edecek uyaranlara ya çok az cevap verir veya hiç cevap vermez. Derin hipnotik durumdaki bazı iyi deneklerde ilgi azalması o boyuttadır ki, ateşli silah patlaması, amonyak buharına maruz kalma, gözlerine kuvvetli ışıklar tutulması gibi güçlü uyaranlara karşı bile hiçbir reaksiyon göstermezeler.

5. PARASTEZİ:

Bazı yaygın hisler hipnotik durumun karekteristiğidir. Özel his, değişik şahıslara, onların kişilik yapılarına ve geçmişteki tecrübelerine bağlı olarak değişir. Karıncalanma hissi, vücutta hafiflik veya ağırlık hissi, hareket ediyor gibi olma hissi, veya akıl vücuttan ayrılıyormuş hissi hastalarım tarafından ençok bildirilen yaygın hislerdir. Ancak başka tiplerin olması da mümkündür.

6. İNHİBİSYONLARDA AZALMA:

Hastanın inhibisyonlarında değişen derecelerde azalma olur. Her hasta, uyanık durumdayken pek uygun bulmayacağı postürler alır. Birçoğu ağzını açar, az bir kısmı sesli sesli ve kuvvetli nefes alıp verir ve diğer bakımlardan çok rahat davranır.

İnhibisyonlarda azalmanın başlangıçtaki spontan belirtilerine ilaveten, şahıs telkinlere cevap verir ve uyanık durumda direnç gösterebileceği veya reddedeceği meseleleri tartışır. Bilinçli durumda relatif olarak muhalif, saldırgan, ilişki kurulmayan birçok hastalar hipnotik transta, dost, cana yakın ilişki kurulabilir olurlar.

B. DİĞER HİPNOTİK ÖZELLİKLER

Hastanın özel psikodinamik dengesine ve indüksiyon tekniğine veya verilen telkinlere göre bir seanstan bir sonrakine değişebilen derecelerde olmak üzere her zaman görülen öteki özellikler şunlardır:

1- Analjezi ve anastezi

2- Katalepsi

3- Poshipnotik telkine yatkınlık

Hipnotik bir seansta gözlemciyi etkileyecek bir özellik hipnozun en hafif safhasında bile hasta tarafından gösterilen dikkat çekici duyarsızlıktır. Hasta seans boyunca en uygunsuz pozisyonu, ne o anda ne da daha sonra en ufak rahatsızlık belirtisi göstermeden sürdürür. Aynı zamanda indüksiyonun başlangıcında mevcut olan diş ağrısı veya başağrısı gibi bir ağrı, seans sırasında kısmen veya tamamen kaybolur. Bu iyileşme seanstan sonra da devam edebilir.

Katalepsi hipnotik durumun bir başka özelliğidir. Hastanın kasları hareketsiz kalır ve postürü bilinçli durumda, imkansız olan bir süre boyunca; zıt bir pozisyonu rahatsızlık reaksiyonu göstermeksizin sabit tutar. Genellikle katalepsi bütün seans boyunca devam eder. Bazan indüksiyon prosesinin başlamasıyla birlikte yavaş yavaş gelişebilir ve seans sonuna kadar devam edebilir, veya bir ya da birkaç geçici olmayıştan sonra daha hızlı görülebilir.

Posthipnotik telkine yatkınlık değişen birbaşka özelliktir. Telkine yatkınlık, tedavi ilerledikçe artar ancak en stabil hastalarda bile ani ve önceden kestirilemeyen değişimler olur. Bazı hastaların hipnotik bir seans sırasında verilen direkt telkinlere direnebildikleri halde, aynı seansta posthipnotik telkinleri hiç direnmeden yerine getirmeleri ilginçtir. Diğer taraftan, hekim bazan, trans sırasında istekle yerine getirilen, posthipnotik telkinlerin (Trans sonrası) yerine getirilmesine direnildiğini görebilir.

C. ORTA VE DERİN HİPNOTİK TRANS ÖZELLİKLERİ

Tedavi işlemi sırasında gerektiği zaman bazan uzman hekim tarafından meydana getirilen birtakım hipnotik feromenler vardır. Genellikle orta derecede veya derin hipnoz durumu gerekir. Bu feromenler şunlardır;

1- Kaybolmuş hafıza bilgilerinin hatırlanması (= Hipermnezi)

2- Yaş gerilemesi (= Age regration)

3- Yeniden yaşatma (= Ekmnezi)

4- Rüya ve fantazi yer distorsiyonu (=İndüksiyon)

5- Zaman, Şahıs ve yer distorsiyonu

6- Hissi hallüsinasyonlar

7- Otomatik yazma ve çizme

8- Somnambulism (Uyur gezerlik)

1- Kaybolmuş hafıza bilgilerinin hatırlanması derin hipnozdaki en etkileyici ve aynı zamanda en kolay meydana getirilen fenomenlerden biridir. Sadece direkt telkin vasıtasıyla geçmişteki olayların dakika dakika ayrıntıları gösterilebilir. Baskılayıcı bir proçesin sonunda kaybedilen hafıza bilgileri de canlı ayrıntılarla hatırlatılabilir. İkna ve öteki psikolojik yaklaşımlar da hekim tarafından sık sık kullanılır.

2- Analitik çalışmada, yaş gerilemesi veya hastanın geçmişteki tecrübelerinin veya yaşının yeniden yaşatılması genelde faydalıdır.

3- Yeniden yaşatmada, hasta daha erken bir yaşa ait olayları, şimdi oluyorlarmış gibi ve orijinal olayın bütün duygusal etkisiyle beraber yeniden yaşar.

4- Derin hipnozda, rüya ve hayal indüksiyonu kolay meydana getirilir ve çok sık olarak hastanın davranışlarını, ihtiyaçlarını, hırslarını ve karşılaştığı zorlukları tayin etmek için kullanılır. Direkt telkin; rüyalar ve hayaller meydana getirir. Seçilen şahıslar, yerler, durumlar, mevkiler, şartların gerektirdiği tedavi ihitiyaçlarına göre en uygun olacak şekilde gerçek veya hayali olabilir.

5- İlk üç fenomenle çok yakından ilgili bir başka husus, zaman, şahıs ve yer distorsiyonudur. Bu, hergünkü rüyalara benzer. Hipnotik durumda, saatler süren hafıza bilgileri veya halusinatuvar tecrübeler dakikalara sığabilir. Aynı zamanda, olay yeni durum icaplarına uygun olarak değişebilir. Hasta mevcut olmayan bir şahsın kişiliğine bürünebilir.

Zaman, şahıs ve yer distorsiyonu şunları sağlar:

1. Ego’nun korunması

2. Bilinçaltına semptom değiştirme veya ortadan kaldırma fırsatı

3. Bilinçaltına bir probleme veya engelleyici duruma karşı kendi çözümünü geliştirme fırsatı,

4. Bilinçaltına iyileşmenin meydana geleceği tarihi önceden tayin etme fırsatı,

Örneğin, bazı rahatsız edici semptomlar için semptom değiştirme olup olmadığını tayin ederken, hipnotik transta yer veya zaman distorsiyonu sırasında, hastaya şöyle sorabilirim;

“Senin bilinçaltına, kaşıntı için, fiziksel eksersizi tam olarak yeterli veya memnuniyet verici bir çıkış yolu ya da semptom değiştirici olarak kabul edip etmeyeceğini soracağım. Şayet bilinçaltın bu değiştirmeyi kabul ederse, sağ işaret parmağını kaldıracak, etmezse sol işaret parmağın kalkacak”. Alınan cevapların, bilinçli durumda alınan cevaplarla ilgisi yoktur ve doğru oldukları nadiren ıspatlanır. Bu durum, memnuniyet verici bir semptom değiştirme elde edmede zaman kazandırır.

6- Hipnoz altında her türlü hissi halüsinasyon mümkündür. Hem pozitif hem negatif hallüsinasyonlar kullanılır. Pozitif halusinasyonlar, hastanın görme, işitme, dokunma, koklama ve tad almayla ilgili gerçekte mevcut olmayan uyaranları algılamasına neden olur. bu hayali bir şahıs, nesne veya durum olabilir. Negatif hallüsinasyonlarda, gerçekte mevcut şahıs, nesne veya durum hastada cevap uyandırmaz. Hafif hipnotik safhalarda bile sıcak, soğuk, hareket, dönme, uçuyor gibi olma vs. gibi hallüsinasyonlar kolaylıkla meydana getirilebilir.

7- Otomatik yazma veya çizme nadiren kıymet taşır. Telkine cevap olarak, hasta otomatik olarak ve farkında olmadan yazar veya çizer. Bu, başka türlü edinilmesi mümkün olmayan materyali sergileyebilir.

8- Uyur gezerlik. Hastanın yorgunluktan muzdarip olma durumu veya tam rahatlamanın vereceği şifanın sağlanmasını gerektirecek kadar ani rahatsız olma durumunda, sonraki tedavinin psikolojik yaklaşımlar ile etkili biçimde tedavi amacı dışında, uyurgezerlik hipnotik trans sırasında nadiren istenerek meydana getirilir. Çok az sayıdaki duyarlı bir kısım hastalar hipnoterapi sırasında, hipnotik seansın etkinliğini değiştirmeden kendiliklerinden uyurgezerlik durumuna geçerler. Böyle kendiliğinden oluşan uyurgezerlik, genellikle hastanın iyileşmesinin ilerlediğinin ve çok memnuniyet verici olduğunun sevindirici bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.Devamını okuyun

There are no comments yet.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked (*).

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>