KADIN DOĞUMDA HİPNOZUN KULLANILMASI
A. DOĞUMDA HİPNOZUN KULLANIMI VE AVANTAJLARI
Herhangi bir hasta için 'hipnoz' yapmak,
ufak bir gayretle ulaşılabilecek basit bir uygulamadır. Hastayı
hipnotik transa sokabilmek için gösterdiğimiz yöntemlerin
uygulanmaya çalışılması ve biraz gayret gösterilmesi yeterli
olacaktır. Doğum hastalarının hemen hemen tamamı bu yöntemden
istifade edebilirler. Tüm doktorlarda anne adaylarına hipnozu
rahatlıkla uygulayabilirler. Hipnoz hasta ile hekim arasında
geçen ikili bir ilişkidir. Hipnotik transta üzerinde durulması
gereken önemli konu, hastanın psikolojik yapısı ve psikodinamik
durumudur. Bu nedenle hekim, hipnoz uygulayacağı hastasının
psikodinamik gelişimini ve psikolojik yapısını bilmelidir.
Hipnozun doğum hastalarında kullanılmasının
bir çok önemli avantajı mevcuttur. Bilindiği gibi doğum esnasında
veya sezeryanda bir çok kimyasal ajanlar kullanılmaktadır.
Bu madde kullanımı annenin ve özellikle de bebeğin sağlığını
ileri derecede tehdit etmektedir. Kimyasal maddelerin kullanımına
bağlı bebekte solunum depresyonu gelişmekte, bebek oksijensiz
kalabilmektedir. Ayrıca anne ve bebek kimyasal maddelere bağlı
anoksi nedeniyle dolaşım ve solunum sistemi rahatsızlıklarına
yakalanabilmektedir. Çeşitli enfeksiyonlar ane ve bebekte
ortaya çıkabilmektedir.
İşte tüm bu olumsuzlukları; hipnoz
kullanarak ortadan kaldırabiliriz. Çünkü hipnoz kullanıldığında
kimyasal maddeler ya hiç kullanılmamakta ya da çok az kullanılmaktadır.
Hipnoz sayesinde kasların gücü ve performansı artırılır. Sonuçta
doğum boyunca anne adayları daha az yorgunluk hissederek,
rahat ve huzurlu bir doğumu gerçekleştirirler.
Hipnoz kullanımının çok önemli olduğu
diğer bir konu, anestezi olamayan hastalardır. Kalp problemleri,
verem, erken doğum gibi nedenlere bağlı olarak kimyasal ajanların
kullanılmasının kontrendike olduğu durumlarda, hipnoz anestezi
tehlikesi korkusu olmadan anne ve bebek için kullanılabilir.
Genel kabul gören ve dünyada yapılan
uygulamada uterus aktivitesini oluşturabilmek için kimyasal
ajanların yaygın olarak kullanılması gerekmektedir. Ancak,
hipnoz da buna da gerek yokdur. Hipnotik telkinler vasıtası
ile uterus aktivitesi normal olarak çalıştırılabilir.
Hipnozun kullanımına bizi iten diğer
bir neden de; hipnozun her zamnan için kontrol altında tutulabilmesidir.
Ancak kimyasal anestezide hastanın derin anesteziye sokulması
ve ardından anestizeden çıkartılması işlemleri tam kontrol
altında değildir ve zamana bağlı bir olaydır. Oysaki; hipnozda
süjenin veya hastanın derin anestejiye sokulması birtelkin
ile mümkün olurken, başka bir telkin ile o anda tamamen normale
dönüştürülmesi mümkün olabilmektedir.
Hipnozda yaptığım anestezi durumlarını,
kimyasal anesteziklerle yapmak bir anda mümkün olmadığı gibi;
kimyasal anesteziklerin etkisini ortadan kaldırabilmek için
başka kimyasal maddeleri vücuda vermek gerekmektedir. Bu maddelerin
hepsi de sonuçta toksik etkiye sahiptir.
Genel kabul gören diğer bir husus da
hipnoz esnasında, kapiller kuramının çok az olduğudur. Bunun
sebebi tam olarak bilinmemektedir. Ancak iradi olarak damarların
büzülmesi veya iradenin koagülasyon zamanına olan bilinmeyen
olumlu etkisi olduğu ileri sürülmektedir. Bu konu ile ilgili
bir çok deneysel çalışma yapılmıştır. Henüz fizyolojiik bir
izah ortaya konamamıştır. Konu ile ilgili daha detaylı çalışmaların
yapılması gerekmektedir.
Literatürden takip ettiğimiz kadarı
ile, bazı vakalarda süjeler kanamaları tamamen kontrol altına
alabilmektedirler ve kanama tamamen durabilmektedir. Bu araştırmaya
değer çok ilginç bir konuda kanamanın durdurulması ile ilgili
çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. Kapiller bölgedeki kasların
kontraksiyonu ve vazospazmın çeşitli şekilleri o bölgedeki
kanamayı kontrol altına almaktadır.
Doğumda hipnozun kullanılmasının diğer
bir nedeni de hastaya ve hekime zaman zaman kazandırmasıdır.
Doğum uzmanı, doğumdan önce hastasını hipnotize eder. Uzun
bir süre uğraşsa da onu somnambul safhaya ve anestezi haline
getirerek doğum gününe hazırlar. Doğum günü geldiğinde artık
hiçbir problem yoktur. Hastaya verilen bir kaç telkin ile
hasta hemen hipnotik transa geçer ve rahat bir doğum başlatılır.
Ancak ülkemizde hipnoz ile doğum yaptırmak
konusun- da yasal bir düzenleme olmadığından, tereddütler
ortaya çıkmaktadır. Hastahane yönetimleri bu tip bir doğum
olayına sıcak bakmamaktadırlar. Ancak bir kaç iyi niyetli
yönetici ve cesaretli hekimler sayesinde bu engeller aşılabilmektedir.
Ülkemizde hipnoz ile ağrısız doğum yaptıran hekimlerimiz uygulamalarını
genellikle kendi kliniklerinde yapmaktadırlar. Posthipnotik
telkinlerin kullanılması ve otohipnoz tekniklerinin geliştirilmesi,
bu konuda yeni gelişmeleri ortaya koymaktadır. Eğitim seviyesi
yüksek anne adaylarının ilgisi bu konuya gittikçe artmaktadır.
Hipnoz vasıtası ile doğum zamanı da
kısaltılmıştır. Mesela doğum esnasında hasta aldığı olumlu
telkinler nedeni ile rahattır. Bu durumda doktorun hastası
ile devamlı ilgilenmek zorunda kalmaz. İlk doğum yapacak anne
adayları doğumun ilk evresini iki saat gibi kısa bir sürede
tamamlayabilmektedir. Ardında doğumun ikinci evresini fazla
zorlanmadan atlatabilmekte ve doğumu gerçekleştirmektedirler.
Hipnozun doğumda kullanılmasının tercih
nedenlerinden biri de; çok az alet manipülasyonuna gerek bıraktırmasıdır.
Bilindiği gibi normal doğumlarda bir çok alet kullanılmaktadır.
Bu da annenin ve bebeğin sağlığını olumsuz etkilemektedir.
Bu olgu anestejik ajanlara bağlı meydana
gelen tehlikelerden tamamen farklıdır. Vakum, forceps v.b.
aletlerin kullanılması doğumda bir çok problemleri de beraber
getirmektedir. Hipnoz ile yapılan binlerce doğumda bu tip
manipulasyoner ortaya çıkmamıştır ve herhangi bir vaka rapor
edilmemiştir.
Hipnoz ile doğumda önemli bir nokta
da; hastaların çoğunun tam bir hipnoanestezinin doğum esnasında
sağlanamayacağı düşüncesine sahip olmalarıdır. Bu tamamen
gerçek dışıdır. Düşük ve .... seviyede hipnoza giren hastalar
bile yeterli seviyede hipno anestezi oluşturabilmektedir.
Bu durumda hemen hemen tüm hastalar ister düşük seviyede isterse
yüksek seviyede hipnoza yatkın olsunlar bu yöntemden yararlanabilmektedirler.
Bu da doğum hastalarının %95 - 100 ünü içine almaktadır. En
azından hipnoz yardımı ile doğum esnasında kullanılacak olan
kimyasal maddelerin miktarı en aza indirilmiştir.
Hipnozun doğumda kullanılmasının diğer
bir nedeni de; doğum sonrası bakımdaki rahatsızlıktır. Doğum
yapmış anneler, alınan telkinler sayesinde lohusalık döneminin
sıkıntılarından kendilerini kurtarabilirler. Bu şekilde; tamamen
ağrısız bir ortamda, keyifli bir şekilde, atelektazi tehlikelerini
ve diğer doğum sonrası tehlikeler en aza indirerek lohusalığın
tadını çıkarırlar.
Hipnozu hastalarına uygulayan bir kısım
hekimlerimiz, direk telkin ile süt salgılarının arttığı, göğüslerinin
süt ile dolduğu, anne ile bebek arasındaki sevgi şelalesinin
çok olumlu bir seviyeye getirildiği ve bu sayede bebek bakımının
mükemmel olduğunu bildirmişlerdir.
|