HİPNOZUN ÖĞRENMEDE KULLANIMI
Öğrenmede hipnozun etkisi üzerine çok
şey yazılmıştır. Çalışmalar göstermiştir ki; hayal etme üzerine
temellendirilmiş olan mental düşünce yardımı ile elde edilen
hafıza, hatırlama ve yoğunlaşma öğrenmede önemlidir. Belirli
mental araçları kullanarak hafızanın ve öğrenmenin artırılması
metoduna MİNEMONİK denmektedir. Örnek olarak HOMES kelimesini
hatırladığınızda Amerika'daki büyük göllerin isimleri akılınıza
gelir. Bu göller Huran, Ontario, Michigan, Enie, Superior'dur.
Hipnoz vasıtası ile zihinsel hayal gücünüzü aktive ettiğinizde
hafızıya ulaşmada kolay bir yol olan hayal etmeyi aktive ederek
kolayca öğrenebilirsiniz. Hukuk, polis akademisi ve diğer
öğrenci gruplarının bulunduğu yerlerdeki zihinsel işlerde
çalışanlar zor ve kapsamlı sınavları geçebilmek için kafalarında
daha etkili çalışma yöntemleri düşünmektedirler. Bireylerin
çoğu bilgilerine başvurulmak maksadı ile çağrıldıklarında
veya herhangi bir konuda engin bilgilerine müracaat edildiklerinde
gerilim içine girerler. Bu gerilim ve stress de öğrendiklerini
hatırlama ve aktarmalarını güçleştirir. Sonuçta bilgi kapasiteleri
azalır ve inhibisyona uğrar. Bizim klinik çalışmalarında hipnoz
, mülakaat sınavları ve polis testlerinde başarılı bir uygulama
alanı bulmuştur. Bu sınavlarda kişiler hipnozu kullanarak
zihinlerindeki hayalleri nasıl aktive edip, nasıl gevşeyeceklerini
öğrenmişlerdir. Bu şekilde bazı hayaller onların kafalarındaki
ihtiyaçları olan depolanmış bilgileri emiyormuş gibi alıp
çıkarır. Bu tip çalışmalar esnasında testlerde bireyler sanki
yüksek kapasiteli bir kompütür gibi beyinlerindeki tüm bilgilerı
çağırmayı hayal edebiliyorlardı. Herkes kendisi için spesifik
bir imaj seçmiş idi. Bir polis memuru büyükannesinin sesini
hayal ediyordu. Çünkü büyükannesi onun kafasında her türlü
bilgiyi kendisine ulaştıran, ona kitap okuyan çocukluk döneminin
temel figürü idi.
Büyük annesinin imajını kritik ettiğinde
çocukluk dönemine ait bir çok hatıraları canlanıyordu. O gevşeme
hislerini bu kaynaktan besliyordu. Bilgiyi hatırlama, öğrenme
kapasitesini artırmaya muktedir olma kafasındaki bu güçten
kaynaklanıyordu.
Öğrenme ve hipnoz, tabiatı itibarı
ile sanki birbirine bağlanmış gözüküyor. A. Einstein bilimsel
başarılarındaki temel özelliğin adolesan dönemde sahip olduğu
hayal etme gücünden bahsetmesi ve hayal edebilmenin insana
verdiği olumlu bir özellik olduğunu belirtmiştir. Çocukluk
döneminden itibaren ışığın dağılımı ile ilgili düşünceleri
vardı. Bu şekilde öğrenmeye kaabiliyeti artıyordu.
T. X. Barber isimli araştırıcı yaptığı
araştırmada hipnozu kullanmanın indirekt olarak öğrenme kapasitesini
artırdığını bulmuştur. Olumlu ototelkini kullanmak suretiyle
yapılan deneysel öğrenci çalışmalarında, öğrenme kapasitelerinin
artırıldığı tesbit edilmiştir. Bunlara verilen olumlu ototelkinler
şu şekildedir;
1. Gevşeme ve sükünet hislerinizi kuvvetlendirin,
2. Çalışmalardaki ustalığınızı ve hoşlanma
duygunuzu artırınız,
3. Canlılık ve enerji hislerinizi artırınız,
4. Vukufiyetinizi geleşitiriniz.
Olumlu telkinler zihinsel gevşemeye
yardım ederek bilinçaltının daha da hür kalmasını sağlayıp,
bilgilerin bilince çıkmasını temin eder. Böylece öğrenme proçesi
kolaylaşmış olur. Halbuki negatif düşünceler ve gerilimler
insanı öğrenmekten alıkoyan olumsuz etmenlerdir.
|