Tahir Ozakkas
Bildiri Tebliğler
ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KLİNİK TİPLERİ , FARMAKO, PSİKO VE KOMBİNE TERAPİYE CEVAP ÖZELLİKLERİ | ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KLİNİK TİPLERİ , FARMAKO, PSİKO VE KOMBİNE TERAPİYE CEVAP ÖZELLİKLERİ |
|
|
ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KLİNİK TİPLERİ , FARMAKO, PSİKO VE KOMBİNE TERAPİYE CEVAP ÖZELLİKLERİ Uz. Dr. Tahir Özakkaş[1] Prof. Dr. Nadir İsmayılov[2]
I. GİRİŞ Anksiyete bir semptom olarak bir çok mental hastalıkta karşılaştığımız bir belirtidir. Anksiyetenin birey üzerinde fiziksel ve mental belirtileri mevcuttur. Anksiyetenin psikolojik belirtileri arasında irritabilite, konsantrasyon zorluğu, sese karşı hassasiyet ve yerinde duramama sayılabilir. Ayrıca hafızanın zayıflaması, otonom sisteme aşırı yoğunlaşma sonucunda kalp atımlarını hissetme ve bunu bir kalp krizi gibi yanlış yorumlama ve buna bağlı algılama çarpıklıkları ve düşünce bozuklukları da ortaya çıkabilmektedir.
Bu hastaların fiziksel belirtileri sempatik sinir sisteminin aşırı aktivitesi ve kas geriliminin yoğunlaşmasını sonucu ortaya çıkar. Gastrointestinal sistem belirtileri olarak ağız kuruması, yutkunma zorluğu, epigastriumda hassasiyet, hava yutmaya bağlı geğirme, bağırsak hareketlerinde artma veya azalma oluşabilir.Solunum sisteminde; göğüste daralma hissi, nefes almada zorlanma, ve aşırı nefes alıp verme meydana gelebilir. Kalp damar sisteminde; çarpıntı, kalp üzerinde ağrı veya huzursuzluk hissi, boyunda ve muhtelif bölgelerde kalp atımlarının hissedilmesi görülebilir. Genitoüriner sistem belirtileri olarak; sıs sık idrara çıkmak, idrar yaparken yanma hissedilmesi, ereksiyon yetersizliği ve libido kaybı söz konusudur.Kadınlarda menstrüel bozukluklar ve amenore görülebilir. Merkezi sinir sistemi ile ilgili olarak kulak çınlaması, görme bulanıklığı, karıncalanma hissi ve baş dönmesi belirtileri tesbit edilebilir. Ayrıca müsküler gerilime bağlı şikayetler olabilir. Özellikle skalp bölgesinde hissedilen başağrıları mevcuttur. Uyku bozuklukları olarak; uykuya dalamamak, sık sık uyanmak, kabuslar görmek, erkenden uyanmak ve tekrardan uykuya dalamamak meydana gelebilir.
Anksiyete Bozuklukları DSM III, DSM III-R ve DSM IV’ün tanı kriterlerinden ve anksiyetenin biyolojik yapısının öğrenilmesi ile ilgili gelişmelerden çok etkilenmiş hastalıklarındandır.
Anksiyeteli bir hasta değerlendirildiği zaman, klinisyenler bunun yanında anksiyetenin patolojik mi, yoksa normal bir anksiyete mi olduğunu ayırmalıdırlar. Pratik seviyede, patolojik anksiyete, normal anksiyeteden ayırdedilebilmelidir. Bunun için; hastaların, ailelerin, onların arkadaşlarının yardımlarından ve patolojik anksiyete teşhisi koyan klinisyenlerin gözlemlerinden yararlanılmalıdır.
Tablo 1: DSM II, DSM III, DSM III-R, DSMIV’de Anksiyete Bozukluklarının Sınıflandırılması.
Tablo 2: DSM II-R ve ICD 10’ Göre Anksiyete Bozuklukları*
*Liste modifiye edilerek yapılmıştır.
Değerlendirme, hastaların iç dünyalarını belirten bilgilere, onların davranışlarına ve onların fonksiyon kabiliyetleri üzerine oturtulmuş olmalıdır. Patolojik bir anksiyetesi olan bir hasta komple nörofizyolojik bir muayeneye ve belirlenmiş bir bireysel tedavi planına gereksinim duyar. Klinisyen, bir çok tıbbi duruma bağlı olarak meydana gelen anksiyeteyi ve diğer mental hastalıkları, özellikle depressif hastalıkları gözönünde tutmuş olmalıdır. Çünkü çok açıktır ki, belirli tiyatral durumlarda anksiyete ile cevap vermek o kişinin avantajınadır.Bir kişi, patolojik anksiyete veya anormal durumun zıddına anksiyete sınırları içinde konuşabilir. Örneğin, sevdiği bir objeyi kaybetmekle veya ailesinden ayrılmak ile tehdit edilmiş bir çocuk için anksiyete normaldir.
Yine aynı şekilde, okulda yaşanan ilk gün çocuklar için, yeniyetmeler için ise ilk doğum günü partisi, erişkinler için yaşlanmayı ve ölümü düşündüğü zaman veya hastalıkla yüzyüze gelen herhangi biri için anksiyete normaldir.
Anksiyete hayatın anlamını ve kendi kimliğini bulmanın,belirsiz ve yeni şeyleri denemenin,değişikliğin, büyümenin normal ve olağan bir komponentidir. Patolojik anksiyete ise, bunun tersi olarak, onun süresi veya onun yoğunluğuna bağlı olmaksızın ortaya çıkan bir uyarana, uygunsuz bir cevap olarak ortaya çıkar.
II- MATERYAL VE METOD
1-ARAŞTIRMA TİPİ
Bu araştırma, içerisinde tanımlayıcı ve analitik ögeler de taşıyan karşılaştırmalı prospektif bir grub çalışmasıdır.
Kliniklerimize başvuran hastaların, DSM III-R kriterlerine göre anksiyete bozukluğu tanısı alan hastaların klinik görünümlerinin neler olduğunu, bu klinik formalaşmanın ve hastalığa yakalanmanın; cinsiyet, medeni durum, yaş, hastalık süresi, öğrenim, meslek, psikososyal ve çevresel sorunlar gibi bağımsız değişkenlerle ilişkisinin ne olduğu araştırılmıştır. DSM III-R kriterlerine göre Anksiyete Bozukluğu teşhisi alan hastaların rastgele örneklem istatistik yöntemi ile üçe ayrılması ve bunların üç tedavi yöntemi ile tedaviye alınması (psikoterapi, farmakoterapi ve kombine tedavi) ve sonuçta tedavi yaklaşımlarının karşılaştırılması yapılarak, tedavi yaklaşımları arasında bir fark olup olmadığı araştırılmıştır.
2-ARAŞTIRMANIN YAPILDIĞI YER
Bu araştırma, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Psikiyatri Kafedrası nezdindeki 2 numaralı hastahanesine, Semaşka hastahanesi psikosomatik şubesine, 1 numaralı psikonöroloji dispanserine (PND) başvuran hastalar ile, Türkiye’de Akdeniz Tıp Merkezi Psikiyatri Polikliniği ve Özel Psikolojik Danışmanlık Merkezine başvuran hastalar üzerinde yapılmıştır. Çok merkezli yapılan bu çalışma Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü şehri ile Türkiye Cumhuriyeti İstanbul şehirlerinde gerçekleştirilmiştir
3-ARAŞTIRMA GRUBU.
Araştırma evrenini, ATÜ Psikiyatri Kafedrasının hizmet verdiği hastane poliklinikleri ile İstanbul’daki Özel Psikolojik Danışmanlık Merkezi ve Akdeniz Tıp Merkezi Psikiyatri polikliniğine psikolojik rahatsızlık nedenleri ile başvuran ve DSM III-R kriterlerine göre Anksiyete Bozukluğu tanısı konan 10-65 yaş grubundan 180 (77 kadın ve 103 erkek) hasta oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem yapılmamış, ilgili merkezlerde çalışma yürütüldüğü esnada polikliniklerimizi başvuran ve kriterlerimize uyan tüm hastalar alınmıştır.
Bu hastalar arasında dışlayıcı kriterlerimiz nedeniyle 28 hasta kabul edilmemiştir.
4-BİLGİLERİN TOPLANMASI
Bilgiler 1 Haziran 1995-30 Mayıs 1998 tarihleri arasında toplanmıştır.
ARAŞTIRMA VERİLERİ
1-Muayene yöntemleri a. SCID-OP (Structural Clinical Interwiev Standardized for inter-rater reliability) (DSM III-R)
2-Laboratuar Muayeneleri
3-Psikometrik testler
4-Sosyodemografik Anket vasıtası ile toplanmıştır.
1.MUAYENE YÖNTEMLERİ:
Polikliniklere müracaat eden hastalar somatik ve psikiyatrik muayeneden geçirilmiştir. Bunlara SCID-OP uygulanarak DSM III-R kriterlerine göre Anksiyete Bozukluğu tanısı alan hastalar araştırma grubuna dahil edilmiştir. Dışlayıcı kriterleri içeren hastalar gruptan çıkarılmıştır.
2.LABORATUAR MUAYENELERİ:
Grup içine alınan bu deneklere kan analizleri (kırmızı küre, beyaz küre, hemoglobin, sedimentasyon, karaciğer fonksiyon testleri, böbrek fonksiyon testleri, endokrin testler), EKG, EEG ve gerekli diğer tedkikler uygulanmıştır.
3.PSİKOMETRİK TESTLER:
a. İşlevselliğin Genel değerlendirme Skalası (İGDS) b. Spielberg Anlık Kaygı Skalası (SAKS) c. Spielberg Sürekli Kaygı Skalası (SSKS) d. Yale-Brown Obsessif-Kompulsif Skalası (YB-OKS) e. Hamilton Depresyon Skalası (HDS) f. Fobi Kendi Ölçüm Skalası (FKÖS)
4.VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Elde edilen veriler, veri kodlama kağıdına geçirildikten sonra kompütere yüklenmiştir. Bu bilgiler EPI istatistiksel analiz programı ile tablolandırılmıştır. Tablo haline getirilen bu veriler, yine aynı kompüter programı vasıtası ile istatiksel analize tabi tutulmuştur. Gerekli yerlerde istatiksel analiz için, Khi kare, t-student, ANOVA varyans analizi, Fisher ve Yates düzeltmeleri yapılmıştır.
5.METOD
Bu çalışmada; ilaç (alprozolam, amitriptilin, buspiron, anafranil, floksetin) ve eklektik (içgörü yönelimli ve kognitif-davranışçı) psikoterapi yalnız başlarına ve birlikte karşılaştırılmıştır. Hastalar rastgele örneklem yöntemi ile aşağıdaki gruplardan birine dahil edilmiştir.
İ İlaç PS Psikoterapi İ+PS İlaç ve psikoterapi birlikte
Tedaviye alınmadan hastalar, fizik muayene ve laboratuar testlerinden geçirildi ve yazılı izinleri alındı. Hastalar herhangi bir psikoterapotik uygulamanın etkisinden sıyrılmak ve ilaçtan arınma süresi olarak ortalama 21 gün bekletildi. Hastalar 12 ayın üzerinde takip edildi. 0-8 hafta arasında tedaviye alındı Psikoterapi alan hastalar on gün peşpeşe standardize edilen yoğun hucüm tedavisine alındılar.Tedavinin geri kalan kısmı 8-16 hafta arasında tamamlandı ve hastalar aralarda ilaç ve herhangi bir psikoterapi olmadan 52 haftaya kadar takip edildi.
Hastalar tedavi süresince (yoğun psikoterapi dönemi haricinde) 12 kez doktoru ziyaret ettiler. Ziyaret haftaları 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 8 haftalar ve 3, 6, 9, ve 12. aylarda idi. Zaman zaman telefonla bağlantı kuruldu.İhtiyaç duyulan hastalarla ek görüşmeler yapıldı..
Son değerlendirmelerde 6 hafta içinde tamamlandı.
TEDAVİ
Hastalar başlangıçtan itibaren üç tedavi grubuna ayrıldı. Bunlar; ilaç, psikoterapi ve kombine terapi idi. Her bir gruptaki hastalarda DSM III-R teşhis kriterlerinden yola çıkılarak, anksiyete bozukluklarının alt grubuna ayrıldılar. Bu gruplar:
1.Fobi İle İlgili Bozukluklar Kümesi.
A. Basit Fobi B. Sosyal Fobi C. Agorafobi
2. Obsessif- Kompulsif Bozukluk Kümesi
3. Anksiyete Kümesi ve diğerleri
A. Panik Bozukluk–(Agorafobili-Agorafobisiz) B. Yaygın Anksiyete Bozukluğu C. Diğerleri: (Posttravmatik Stress Bozukluğu, Akut Stress Bozukluğu, vb.)
Bu şekilde hastalar üç alt kümeye ayrıldılar.
İLAÇ TEDAVİSİ
a- Birinci Küme: (Fobi ile ilgili Bozukluklar) Bu kümedeki hastalar birincil ilaç olarak, bir benzediozapin olan alprazolam ile tedaviye alındı. Hastalara ilk haftada tedavi 1 mg ile başlandı. Daha sonraki dönemde, günde ortalama 4 mg/gün doza ulaşıldı. İlk 8 haftada bu dozlara uyuldu. Daha sonra bu dozlar azaltılarak, 0.25 mg/gün lük idame dozuna inildi.
b- İkinci Küme: (Obsessif-Kompulsif Bozukluk) Bu kümedeki hastalar birincil ilaç olarak, bir trisiklik antidepresan olan clomipramin (Anafranil) ile tedaviye alındı. Tedavi süresi olan ilk 0-8 hafta içinde ortalama 150 mg/günlük dozlar uygulandı. İlk haftada doz 30 mg/gün ile başlandı. Hastanın toleransına göre doz uygun şekilde artırılarak tedavi dozuna ulaşıldı. Bazı hastalarda bu doz 300 mg/ gün doza kadar ulaştı. Daha sonraki dönemlerde hastalar 50 mg/gün lük idame dozuna düşürüldü. Bazı hastalara ilave olarak geçici benzodiazepinler verildi.
c- Üçüncü Küme: (PB, YAB, PTSB, ASB, vd.) Bu kümedeki hastalara birincil ilaç olarak, buspiron kulandırıldı. İlk haftada tabletler bölünmüş dozlar halinde 15 mg/gün ile tedaviye başlandı. Daha sonra 30 mg/gün dozuna ulaşıldı. Çok özel durumlarda 60 mg/gün dozuna çıkıldı. Daha sonra hastaların durumuna göre dozlar ayarlandı ve idame tedavisi olarak 15 mg/gün ilan verildi.
Tüm gruplardaki hastaların bir kısmına farklı benzodiazepin ve antidepresanlar da verildi
PSİKOTERAPİ
Psikoterapi ve kombine terapi grubuna rastgele örneklem yöntemi ile alınan hastalara psikoterapi uygulaması başlandı.
Hastaların ilk fizik ve psikiyatrik muayenesi yapıldıktan sonra, hastalarla tedavi planı ile ilgili görüşme yapıldı. Tedavi planı on günlük hücum tedavisi ve idame tedavisi olarak iki gruba ayrıldı. Hücum tedavisi günlük iki kez 60 dakikalık görüşmeleri içeriyordu. Bu görüşmelerin yarısı sabah, yarısı öğleden sonra uygulandı.
Hücum tedavisine başlandığı gün hastanın tüm tedavisi video kamera ile VHS video kasetlere kaydedildi. Daha sonra, idame tedavisi de video kayıtlara alındı.
On günlük hücum tedavisinin içeriğinde davranışçı, bilişsel(kognitif) ve içgörü yönelimli (Insight oriented) psikoterapi yaklaşımları mevcuttu. Bu açıdan elastik ve eklektik bir uygulama yapıldı. Fobik ve kompulsif hastalara davranışçı teknikler, panik ve anksiyeteli hastalara bilişsel teknikler ağırlıklı olarak uygulanırken, dinamik formülasyona uygunluk arzeden hastalarda içgörü yönelimli bir terapi yaklaşımı ağırlıkla uygulandı.
Hücum tedavisi süresince; teknik olarak interpersonel görüşme, imajinasyon, serbest çağrışım, fıkra aktarma, katatimik rüya görüntülemesi, hipnotik trans, rüya analizleri, günlük yazma ve yorumlanması uygulandı.
Hücum tedavisi içerisinde hastalara tedavi rasyoneli aktarılmakta, tedavileri ile ilgili teknikler öğretilmekte ve sorunlar karşısında nasıl davranabileceği, düşünebileceği ve yorumlayabileceği ile ilgili beceriler kazandırılmaktadır.
III – BULGULAR VE TAHLİL
Araştırma grubuna alınan deneklerin; %57.2’si erkek, %42.8’i kadın, %48.3’ü evli, %45’i bekar, %6.7’i duldur. Yaş dağılımı 10-65 arasındadır. Hastalık süresi açısından %76.1’i 1-5 yıllık hasta, %13.9’u 6-10 yıllık ve diğerleri daha uzun sürelere sahiptir.Eğitim durumu açısından %41.7’i yüksek okul mezunu, %27.8’i lise mezunu ve geri kalan %30.6’ı ortaokul ve altı eğitim seviyesine sahiptir. Meslek durumu açısından %25’i serbest meslek sahibi, %22.8’i öğrenci, %17.2’i memur, %15.6’ı ev hanımı ve diğerleri işçi ve işsiz sınıflarına aittir. Deneklerin %81.7’i Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı, %18.3’ü Azerbeycan Cumhuriyeti vatandaşıdır.
Denekler psikososyal ve çevresel sorunlara sahip olma açısından incelendiğinde; %29.4’ünün hem birincil destek grubu ile hem de ekonomik sorunları bulunduğunu, %21.1’inin meslekleri ile ilgili, %13.9’unun çevresel faktörlerle ilgili, %12.2’inin eğitim ile ilgili, %6.1’inin barınma ile ilgili sorunları olduğunu tesbit ediyoruz. Anksiyete bozukluklarında hastalığı başlatan veya predispozan birfaktör olarak rol oynayan stressör etkiler vardır. Literatürde bu konuya geniş yer verilmiştir. Stressör faktörler ve travmalarla ilgili yapılmış çalışmalardan daha önce bahsedildi. Bizde aynı etkiyi çalışma grubumuzda gözlemledik.
Kişilik bozuklukları açısından %36.7’de herhangibir kişilik bozukluğuna rastlanmazken, %36.7’inin C gurubu (Çekingen, bağımlı, obsessif-kompulsif ve diğerleri), %20’inin B grubu (Antissoyal, borderline, histrionik, narsistik), %6.7’inin A grubu (Paranoid, şizoid, şizotipal) kişilik bozukluğuna sahip olduğu tesbit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda anksiyete bozuklukları kümesinde , histerik, kompulsif, narsistik, borderline, bağımlı ve çekimser kişilik bozukluklarına rastlanmıştır. Ancak anksiyete bozuklukları ile kişilik bozuklukları arasında istatistiksel bir ilişki saptanamamıştır. (Noyes ve ark. 1991) Sadece PB’lu hastalarda bağımlı ve çekimser kişilik bozukluklarının diğerlerine göre anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. (Noyes ve ark. 1991) Bizim de bulgularımız bu bilgileri desteklemektedir. Klinik çalışmalarda agorafobili PB’da belirgin kişilik bozukluğunun bağımlı kişilik bozukluğu olması şeklindedir. (D.F.Klein 1987) YAB’da ise belirgin bir tip bilinmemektedir. Konu ile ilgili bilinen sadece bir çalışma vardır. Bu çalışmada YAB’da bağımlı kişilik bozukluğunun daha sık görüldüğü bildirilmiştir. (Noyes ve ark. 1991)
İ.G.D.Ö. açısından birinci haftada ortalama değer 6.83 (SS:0.79) iken, sekizinci hafta 7.99 (SS: 0.60), 26. Hafta 8.56 (SS:0.58) ve 52. Hafta 8.67 (0.66) dır. Hastalarda İ.G.D.Ö. açısından belirgin bir düzelme görülmektedir. Uygulanan tedavi yöntemleri ile hastaların İGDÖ’de belirgin yükselmeler meydana gelmiştir. Literatürde farmakoterapi, psikoterapi ve kombine terapi için etkin sonucun alındığı haftalar ortalama olarak sekizinci haftadır. Bizde de hastalarımızda 8. Haftada İGDÖ’e göre iyileşme bulgularını görüyoruz.
HDS’ları açısından birinci haftada ortalama değer 3.35 (SS:0.62) iken, sekizinci hafta 2.34 (SS: 0.56), 26. Hafta 1.87 (SS:0.42) ve 52. Hafta 1.58 (0.86) dır. Hastalarda HDS’ları açısından belirgin bir düzelme görülmektedir. Uygulanan tedavi yöntemleri ile hastaların HDS’da belirgin düşmeler meydana gelmiştir. Literatürde anksiyete bozukluklarrına en sık eşlik eden komorbid hastalık olarak depresyondan söz edilmektedir. Çalışma grubumuzda HDS’a göre yüksek değerler mevcut idi. Bu olumsuz yüksek değerler her üç tedavi grubunda da 8. Haftada belirgin olarak düzelmiştir. SAKS açısından birinci haftada ortalama değer 4.67 (SS:0.59) iken, sekizinci hafta 3.17 (SS: 0.50), 26. Hafta 2.35 (SS:0.58) ve 52. Hafta 2.32 (0.62) dır. Hastalarda SAKS açısından belirgin bir düzelme görülmektedir. Uygulanan tedavi yöntemleri ile hastaların SAKS’da belirgin düşmeler meydana gelmiştir. Anksiyete bozukluklarını anlık kaygıların tesbit ekmek önemlidir. Hastalığın durumunu ve tedavinin etkinliğinin ölçülebilmesi için bu gereklidir. Özellikle anksiyete grubumuzda bu özellik arzetmektedir. Biz de bu çalışmamızda SAKS’a göre tedavinin etkinliğini takip ettik. Her üç yaklaşımda da tedavinin etkili olduğunu tesbit ettik.
SSKS açısından birinci haftada ortalama değer 4.81 (SS:0.64) iken, sekizinci hafta 3.51 (SS: 0.64), 26. Hafta 2.61 (SS:0.62) ve 52. Hafta 2.64 (0.93) dır. Hastalarda SSKS açısından belirgin bir düzelme görülmektedir. Uygulanan tedavi yöntemleri ile hastaların SSKS’da belirgin düşmeler meydana gelmiştir. Hastalarda SSKS açısından belirgin bir düzelme görülmektedir. Uygulanan tedavi yöntemleri ile hastaların SSKS’da belirgin düşmeler meydana gelmiştir. Anksiyete bozukluklarını sürekli kaygıların tesbit ekmek önemlidir. Özellikle anksiyete grubumuzda bu özellik arzetmektedir. Hastalığın durumunu ve tedavinin etkinliğinin ölçülebilmesi için bu gereklidir. Biz de bu çalışmamızda SSKS’a göre tedavinin etkinliğini takip ettik. Her üç yaklaşımda da tedavinin etkili olduğunu tesbit ettik.
YBOKS açısından birinci haftada ortalama değer 2.16 (SS:1.57) iken, sekizinci hafta 1.75 (SS: 1.07), 26. Hafta 1.48 (SS:0.73) ve 52. Hafta 1.53 (0.98) dır. Hastalarda YBOKS açısından belirgin bir düzelme görülmektedir. Uygulanan tedavi yöntemleri ile hastaların YBOKS 52. Hafta sonuçlarındaki kısmi yükselmeler hariç, belirgin düşmeler meydana gelmiştir. Özellikle anksiyete grubumuzdaki obsesif-kompulsif hastalarımızda bu ölçümler önemlilik arzetmektedir. Hastalığın durumunu ve tedavinin etkinliğinin ölçülebilmesi için bu gereklidir. Biz de bu çalışmamızda YBOKS göre tedavinin etkinliğini takip ettik. Her üç yaklaşımda da tedavinin etkili olduğunu tesbit ettik. Son haftadaki düşük oranlar ileri de yorumlanacaktır. FKÖS açısından birinci haftada ortalama değer 3.71 (SS:3.40) iken, sekizinci hafta 2.82 (SS: 2.37), 26. Hafta 2.28 (SS:1.73) ve 52. Hafta 2.10 (1.76) dır. Hastalarda FKÖS açısından belirgin bir düzelme görülmektedir. Uygulanan tedavi yöntemleri ile hastaların FKÖS’da belirgin düşmeler meydana gelmiştir. Özellikle anksiyete grubumuzdaki fobik hastalarımızda bu ölçümler önemlilik arzetmektedir. Hastalığın durumunu ve tedavinin etkinliğinin ölçülebilmesi için bu gereklidir. Biz de bu çalışmamızda FKÖS göre tedavinin etkinliğini takip ettik. Her üç yaklaşımda da tedavinin etkili olduğunu tesbit ettik. Cinsiyet bağımsız değişkeni ile; hastalık grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (X²:6.31 SD:2 p<0.04) mevcuttur. Erkek oranı fobi grubunda %53.3, OKB grubunda %70 ve anksiyete grubunda %48.3’tür. Fobi ile ilgili dünya literatürüne baktığımızda özgül fobi (%14.5, % 7.8) ve agorafobi’e (%7.9, %3.2) kadınların oranı iki kat yüksektir. Sosyal fobide bu oran bire birdir. (Eaten ve ark. 1991) Biz de bu oran bire bir çıkmıştır. OKB grubunda dünya literatüründe erkek kadın oranı eşit bulunmuştur. (Black 1974) Diğer bir çalışmada çocukluk dönemi başlangıçlı OKB’da erkek oranı %70 olarak bulunmuştur. (Hallingsworth ve ark. 1980., Swedo ve ark. 1989b) Bizim çalışma grubumuzda %70 erkek oranı çıkmıştır. Anksiyete grubunda literatürde kadınların oranı erkeklerden yüksek çıkmaktadır. (Helzer ve ark. 1987) Bizde de benzer sonuçlar bulunmuştur.
Cinsiyet bağımsız değişkeni ile; kişilik bozuklukları grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (X²:12.12 SD:3 p<0.006) mevcuttur. Erkek oranı yok grubunda %71.2, A kümesi grubunda %50, B kümesi grubunda %36.1 ve C kümesi grubunda %56.0’dır. Cinsiyet açısından kişilik bozukluklarını dağılımın içeren bir ayrıntılı bulguya literatürde rastlayamadık. Anksiyete bozukluklarında B grubu kişilik bozuklukları kümesinde kadınların oranı %63.9 gibi yüksek bir orandır. Cinsiyet bağımsız değişkeni ile; tedavi yaklaşımları grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (ANOVA F:4.578 p<0.01) mevcuttur. Erkek oranı her gruptaki 60 hastanın farmakoterapi grubunda 42’si, psikoterapi grubunda 26’sı ve kombineterapi grubunda 35’dir. Buradaki dağılım eşit olması veya eşite yakın olması gerekirken bu mümkün olmamıştır. Farmakoterapi grubunda erkek oranı yüksek çıkmıştır. Bu çalışma grubunun örneklem hatasından kaynaklanmaktadır. Cinsiyet bağımsız değişkeninin diğer faktörlerle karşılaştırılması istatistiksel olarak yapıldığında (X² analizlerinde) ; medeni durum, yaş grubları, hastalık süreleri, eğitim durumu, birincil destek grubu ile ilgili problemler, çevresel faktörlerle ilgili problemler, mesleki problemler, barınma problemleri, ekonomik problemler, sağlık kuruluşlarına ulaşım problemleri, yasal sistemle ilgili problemler ve diğer problemler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Cinsiyet ile meslek grubları arasında (X²:49.15 p<0.00), teşhis grubları grubları arasında (X²:6.31 p<0.04), 52. Hafta SAKS ölçüm sonuçu grubları arasında (X²:10.13 p<0.01), 52. Hafta SSKS ölçüm sonuçu grubları arasında (X²:12.01 p<0.03), 26. Hafta Fobi Kendi Ölçüm sonuçu grubları arasında (X²:14.09 p<0.02), istatistiksel olarak bir ilişki olup olmadığı X² analizi yapılarak araştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır.
Yaş bağımsız değişkeni ile; eğitim durumu grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (X²:57.75 SD:20 p<0.01) mevcuttur. 180 hastanın 21-30 yaş grubunda bulunan 77 hastanın 42’si yüksek okul mezunu, 19’u lise mezunu ve geri kalan 16 hasta ise ortaokul ve altı seviyesinde bir eğitime sahiptir. Bu yaş gruplarına yiğılma litaratür ile genel bir uyumluluk göstermektedir. Ancak örneklem grubundaki eğitim düzeyi ülke popülasyonuna ve diğer çalışmalara göre yüksektir. Bunun muhtemel nedeni de hastaların büyük bir kısmının özel tedavi merkezlerine gelen ve hastalıkları hakkında bilgi sahibi olan bireyler olmasından kaynaklanmaktadır.
Yaş bağımsız değişkeni ile; meslek durumu grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (X²:92.70 SD:25 p<0.01) mevcuttur. 180 hastanın 21-30 yaş grubunda bulunan 77 hastanın 22’si öğrenci, 18’u serbest meslek sahibi, 11 ev hanımı, 11 memur, 10’u işsiz ve 5’i işçi olarak tesbit edilmiştir ve geri kalan 16 hasta ise ortaokul ve altı seviyesinde bir eğitime sahiptir. Meslekler açısından öğrenciler ve serbest meslek mensupları (Doktor, mühendis, avukat,mali müşavir vs.) yoğun bir yer işgal etmektedir. Yaş bağımsız değişkeni ile; tedavi yaklaşımları grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (ANOVA F:1.789 p>0.016) bulunamamıştır. 180 hastanın 21-30 yaş grubunda bulunan 77 hastanın 19’u farmakoterapi, 28’i psikoterapi, 30’u kombineterapi grubu olarak tesbit edilmiştir. 31-40 yaş grubunda bulunan 47 hastanın 21’u farmakoterapi, 16’i psikoterapi, 10’u kombineterapi grubu olarak tesbit edilmiştir.
Yaş bağımsız değişkeninin diğer faktörlerle karşılaştırılması istatistiksel olarak yapıldığında (X² analizlerinde) ; hastalık süreleri, psikososyal ve çevresel problemlerden barınma problemleri hariç diğerleri, teşhis grubları, kişilik bozuklukları, İ.G.D.Ö. 1-8-26-52. Hafta ölçüm sonuçları, SAKS 8-26-52 Hafta ölçüm sonuçları, Y-BOKS 1-8-26-52. Hafta ölçüm sonuçları, HDS 1-8-26-52. Hafta ölçüm sonuçları, FKÖS 8 hafta sonuçları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Yaş grubları ile, yaşadığı ülke arasında (X²:14.15 p<0.01), FKÖS 26. Hafta ölçüm sonuçları arasında (X²:40.50 p<0.001), FKÖS 52. Hafta ölçüm sonuçları arasında (X²:45.14 p<0.001), istatistiksel olarak bir ilişki olup olmadığı X² analizi yapılarak araştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır.
Teşhis bağımsız değişkeni ile; kişilik bozuklukları grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (X²:24.94 SD:6 p<0.01) mevcuttur. Yok grubunda hastaların %40.90’ı anksiyete teşhis kümesinde yer alırken, %36.38’i fobik teşhis kümesinde, %22.72’si OKB kümesinde yer almaktadır. 180 hastadan sadece 12’i oluşturan A Kümesi grubunda hastaların %0.84’ı anksiyete teşhis kümesinde yer alırken, %0.0’i fobik teşhis kümesinde, %90.16’si OKB kümesinde yer almaktadır. . 180 hastadan 36’i oluşturan B Kümesi grubunda hastaların %41.66’ı anksiyete teşhis kümesinde yer alırken, %30.57’i fobik teşhis kümesinde, %20.77’i OKB kümesinde yer almaktadır. Bu bilgiler literatürle uyumludur. (Noyes ve ark. 1991., Klein 1987) 180 hastadan 66’i oluşturan C Kümesi grubunda hastaların %25.75’i anksiyete teşhis kümesinde yer alırken, %37.87’i fobik teşhis kümesinde, %36.36’ı OKB kümesinde yer almaktadır. Bu bilgiler literatürle uyumludur. (Noyes ve ark. 1991., Klein 1987)
Teşhis Kümeleri bağımsız değişkeninin diğer faktörlerle karşılaştırılması istatistiksel olarak yapıldığında (X² analizlerinde) ;medeni durum, hastalık süreleri, eğiitim durumu, meslek, yaşadığı ülke, tedavi yaklaşımı, İ.G.D.Ö. 1-8-26-52. Hafta ölçüm sonuçları, HDS 1. Hafta ölçüm sonuçları, SAKS 52. Hafta ölçüm sonuçları, SSKS 52. Hafta ölçüm sonuçları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Teşhis kümeleri ile, cinsiyet (p<0.04), kişilik bozuklukları (p<0.001), HDS 8.-26-52. Hafta sonuçları (p<0.001), SAKS 1.-26. Hafta sonuçları(p<0.001), SSKS 1-8-26. Hafta sonuçları (p<0.001), Y-BOKS 1-8-26-52. Hafta sonuçları (p<0.001), FKÖS 1-8-26-52. Hafta sonuçları (p<0.001), açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Tedavi yaklaşımı bağımsız değişkeni ile; eğitim durumu grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (X²:28.13 SD:8 p<0.01) mevcuttur. Farmakoterapi grubunda bulunan 60 hastanın 17’si yüksek okul mezunu, 11’u lise mezunu ve geri kalan 32 hasta ise ortaokul ve altı seviyesinde bir eğitime sahiptir. Psikoterapi grubunda bulunan 60 hastanın 29’u yüksek okul mezunu, 20’i lise mezunu ve geri kalan 11 hasta ise ortaokul ve altı seviyesinde bir eğitime sahiptir. Kombineterapi grubunda bulunan 60 hastanın 29’si yüksek okul mezunu, 19’u lise mezunu ve geri kalan 12 hasta ise ortaokul ve altı seviyesinde bir eğitime sahiptir. Farmakoterapi grubunun eğitim düzeyi diğer iki gruba göre daha düşüktür. Tedavi yaklaşımı bağımsız değişkeni ile; meslek durumu grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (X²:33.65 SD:10 p<0.01) mevcuttur. Farmakoterapi grubunda bulunan 60 hastanın 19’u işsiz, 12’i serbest meslek sahibi, 8’i memur, 8’i öğrenci, 7 ev hanımı ve geri kalan 6’sı işçidir. Psikoterapi grubunda bulunan 60 hastanın 16’u öğrenci, 15 serbest meslek sahibi, 12’i memur, 12’i ev hanımı, 4’ü işsiz, ve geri kalan 1’sı işçidir. Kombineterapi grubunda bulunan 60 hastanın 1’u işsiz, 18’i serbest meslek sahibi, 11’i memur, 17’i öğrenci, 9 ev hanımı ve geri kalan 4’ü işçidir. Farmakoterapi grubunun meslek açısından gelir düzeyi diğer iki gruba göre daha düşüktür.
Tedavi Yaklaşımı bağımsız değişkeni ile; kişilik bozuklukları grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (X²:24.94 SD:6 p<0.01) mevcuttur. Yok grubunda hastaların %53.03’ü psikoterapi kümesinde yer alırken, %21.22’i psikoterapi kümesinde, %25.75’i kombineterapi kümesinde yer almaktadır. A Kümesi grubunda hastaların %0.00’ı farmakoterapi kümesinde yer alırken, %50.0 psikoterapi kümesinde, %50.00’i kombineterapi kümesinde yer almaktadır. B Kümesi grubunda hastaların %8.34’ü farmakoterapi kümesinde yer alırken, %52.77’i psikoterapi kümesinde, %38.89 kombineterapi kümesinde yer almaktadır. C Kümesi grubunda hastaların %33.36’i farmakoterapi kümesinde yer alırken, %31.82’i psikoterapi kümesinde, %34.84%ü kombineterapi kümesinde yer almaktadır. Farmakoterapi grubunun kişilik bozuklukları açısından yok grubunda ve C grubunda yoğun bir yığılması söz konusudur. Diğer iki gruba göre, yok grubundaki oran, ikiye birdir..
Tedavi yaklaşımları bağımsız değişkeninin diğer faktörlerle karşılaştırılması istatistiksel olarak yapıldığında (X² analizlerinde) ; yaş grubları, hastalık süreleri, psikososyal ve çevresel sorunlardan birincil destek grubu ile ilgili, çevresel faktörlerle ilgili, eğitim ile ilgili, sağlık kuruluşlarına ulaşma ile ilgili, yasal sistem ile ilgili ve diğer sorunlarla ilgili istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Tedavi yaklaşımları ile, cinsiyet (p<0.01), medeni durum (p<0.02), eğitim, meslek, yaşadığı ülke, kişilik bozuklukları (p<0.001), psikososyal ve çevresel sorunlardan meslek, barınma, ekonomik sorunlar(p<0.001), İGDÖ1-26-52. Hafta (p<0.01), HDS 1-8.-26-52. Hafta sonuçları (p<0.001), SAKS 1.-8-26-52. Hafta sonuçları(p<0.001), SSKS 1-8-26-52. Hafta sonuçları (p<0.001), Y-BOKS 1-8-26-52. Hafta sonuçları (p<0.001), FKÖS 1-8-26-52. Hafta sonuçları (p<0.001), açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Medeni Durum bağımsız değişkeninin diğer faktörlerle karşılaştırılması istatistiksel olarak yapıldığında (X² analizlerinde) ; hastalık süreleri, eğitim durumu, psikososyal ve çevresel sorunlardan birincil destek grubu ile ilgili, çevresel faktörlerle ilgili, eğitim ile ilgili, barınma ile ilgili, sağlık kuruluşlarına ulaşma ile ilgili, yasal sistem ile ilgili ve diğer sorunlarla ilgili, teşhis kümeleri, İGDÖ 1-8-52. Hafta sonuçları, Y-BOKS 1-8-26-52. Hafta sonuçları ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.(p>0,05)
Medeni durum ile, yaş grubları, meslek, yaşadığı ülke arasında (p<0.001),), psikososyal ve çevresel sorunlardan meslek, ekonomik sorunlar (p<0.001) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Tablo3: Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin (psikoterapi alanlar, farmakoterapi alanlar, kombine terapi alanlar ) işlevselliğin genel değerlendirme skorlarının ölçüm haftalarına göre dağılımı:
1. Hafta f:2.815 p<0.5 8. Hafta f:1.089 p>0.5
26. Hafta f:8.284 p<0.1 52. Hafta f:6.539 p<0.1
1. Hafta - 8. Hafta X²:170.07 SD:5 p< 0.001
8. Hafta – 26. Hafta X²:15.19 SD:3 p<0.001
26. Hafta – 52. Hafta X²: 25.74 SD:3 p<0.001
Tablo 4: Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin (psikoterapi alanlar, farmakoterapi alanlar, kombine terapi alanlar) Hamilton depresyon skorlarının ölçüm haftamlarına göre dağılımı:
1. Hafta f:5.359 p<0.1 8. Hafta f:5.712 p<0.01
26. Hafta f:0.680 p>0.5 52. Hafta f:21.941 p>0.5
1.Hafta - 8. Hafta X²:163.00 SD:3 p< 0.001
8. Hafta – 26. Hafta X²:68.36 SD:3 p<0.001
26. Hafta – 52. Hafta X²: 128.39 SD:3 p<0.001
Tablo 5: Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin (psikoterapi alanlar, farmakoterapi alanlar, kombine terapi alanlar) Spielberg anlık kaygı değerlendirme skorlarının ölçüm haftamlarına göre dağılımı:
1. Hafta f:8.154 p<0.1 8. Hafta f:5.561 p<0.1
26. Hafta f:3.518 p<0.5 52. Hafta f:11.433 p<0.1
1.Hafta - 8. Hafta X²:245.88 SD:4 p< 0.001
8. Hafta – 26. Hafta X²:157.69 SD:3 p<0.001
26. Hafta – 52. Hafta X²: 3.67 SD:3 p>0.05
Tablo 6: Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin (psikoterapi alanlar, farmakoterapi alanlar, kombine terapi alanlar) Spielberg sürekli kaygı değerlendirme skorlarının ölçüm haftalarına göre dağılımı:
1. Hafta f:6.431 p<0.1 8. Hafta f:3.519 p<0.5
26. Hafta f:7.597 p<0.1 52. Hafta f:10.960 p<0.1
1.Hafta - 8. Hafta X²:208.07 SD:4 p< 0.001
8. Hafta – 26. Hafta X²:128.00 SD:4 p<0.001
26. Hafta – 52. Hafta X²: 23.36 SD:5 p<0.001
Tablo 7: Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin (psikoterapi alanlar, farmakoterapi alanlar, kombine terapi alanlar) Yale-Brown obsessif kompulsif değerlendirme skorlarının ölçüm haftamlarına göre dağılımı:
1. Hafta f:6.456 p<0.1 8. Hafta f:5.99 p<0.1
26. Hafta f:6.064 p<0.1 52. Hafta f:8.626 p<0.1
1.Hafta - 8. Hafta X²:41.66 SD:4 p< 0.001
8. Hafta – 26. Hafta X²:36.68 SD:3 p<0.001
26. Hafta – 52. Hafta X²: 18.64 SD:3 p<0.001
Tablo 8:Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin (psikoterapi alanlar, farmakoterapi alanlar, kombine terapi alanlar) Fobi kendi ölçüm skorlarının ölçüm haftalarına göre dağılımı:
Haft
1. Hafta f:0.694 p>0.5 8. Hafta f:2.832 p<0.1
26. Hafta f:1.726 p>0.5 52. Hafta f:5.973 p<0.1
1.Hafta - 8. Hafta X²:119.87 SD:8 p< 0.001
8. Hafta – 26. Hafta X²:44.58 SD:6 p<0.001
26. Hafta – 52. Hafta X²: 14.34 SD:7 p<0.05
Tablo 3’dan da anlaşılacağı gibi araştırma grubuna dahil edilen deneklerin işlevselliğin genel değerlendirme ölçüsünden (İGDÖ) aldıkları skorların 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, farmakoterapi, psikoterapi ve kombine terapi alanlar açısından verilmiştir. Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Birinci haftada İGDS’dan tam puan alan hiçbir hasta bulunmamaktadır. İGDÖ puanı 41’in altında olan hasta da bulunmamaktadır. En yoğun hasta, 71-80 skoru arasındaki grupta (96 hasta) bulunmaktadır. 96 hastanın 35’i farmakoterapi, 33’ü psikoterapi ve 28’i de kombine terapi alan hastalardandır. 81-90 arasındaki skordaki 32 hastanın dağılımı ise; 5 hasta farmakoterapi, 11 hasta psikoterapi ve 16 hasta kombine terapi almıştır.
Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. Birinci haftada İGDS’dan tam puan alan 28 hasta bulunmaktadır. İGDÖ puanı 61’in altında olan hasta da bulunmamaktadır. En yoğun olarak 125 hasta 81-90 skor arasındaki grupta bulunmaktadır. 125 hastanın 43’i farmakoterapi, 37’ü psikoterapi ve 45’i de kombine terapi alan hastalardandır. Dengeli bir dağılım mevcuttur. 71-80 arasındaki skordaki 24 hastanın dağılımı ise; 11 hasta farmakoterapi, 8 hasta psikoterapi ve 5 hasta kombine terapi almıştır
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır.26. haftada İGDS’dan tam puan alan 108 hasta bulunmaktadır. İGDÖ puanı 71’in altında olan hasta bulunmamaktadır. En yoğun skor 91-100 arasındaki grupta 108 hasta bulunmaktadır. 108 hastanın 20’i farmakoterapi, 47’ü psikoterapi ve 41’i de kombine terapi alan hastalardandır. 81-90 arasındaki skordaki 64 hastanın dağılımı ise; 35 hasta farmakoterapi, 12 hasta psikoterapi ve 17 hasta kombine terapi almıştır. İGDÖ skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre oldukça fazladır. Bu da göstermektedir ki anksiyete bozukluklarında psikoterapi ve kombine terapi farmakoterapiye tercih edilmelidir.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 52. haftada İGDS’dan tam puan alan 139 hasta bulunmaktadır. İGDÖ puanı 71’in altında olan bir hasta bulunmaktadır. En yoğun hasta 91-100 arasındaki grupta 139 hasta bulunmaktadır. 139 hastanın 34’i farmakoterapi, 52’ü psikoterapi ve 53’i de kombine terapi alan hastalardandır.81-90 arasındaki skordaki 24 hastanın dağılımı ise; 13 hasta farmakoterapi, 7 hasta psikoterapi ve 4 hasta kombine terapi almıştır. İGDÖ skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre oldukça fazladır
İGDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
İGDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
İGDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir. 52. Haftada farmakoterapi alan hastalardan bir kısmında İGDÖ’e göre gerilemeler meydana gelmiştir. Bu grupta hastalık tekrar nüks etmiştir.
91-100 İGDÖ skorunda 1. Haftada 0 hasta varken, 8. Haftada 28 hasta, 26. Haftada 108 hasta ve 52. Haftada 139 hasta mevcuttur.
Tablo 4’dan da anlaşılacağı gibi araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Hamilton Depresyon Skalasından (HDS) aldıkları skorların 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, farmakoterapi, psikoterapi ve kombine terapi alanlar açısından verilmiştir.Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Birinci haftada HDS’dan 0-13 arasında puan alan hiçbir hasta bulunmamaktadır. En yoğun hasta, 14-27 skoru arasındaki grupta (104 hasta) bulunmaktadır. 104 hastanın 25’i farmakoterapi, 35’ü psikoterapi ve 44’i de kombine terapi alan hastalardandır. 43-53 arasındaki skordaki 67 hastanın dağılımı ise; 34 hasta farmakoterapi, 19 hasta psikoterapi ve 14 hasta kombine terapi almıştır.
. Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.01 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada HDS’dan 0-13 puan alan 5 hasta bulunmaktadır. En yoğun olarak 112 hasta 14-27 skor arasındaki grupta bulunmaktadır. 112 hastanın 28’i farmakoterapi, 39’ü psikoterapi ve 45’i de kombine terapi alan hastalardandır. 28-41 arasındaki skordaki 60 hastanın dağılımı ise; 29 hasta farmakoterapi, 18 hasta psikoterapi ve 13 hasta kombine terapi almıştır
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. 26. haftada HDS’dan 0-13 puan alan 29 hasta bulunmaktadır. En yoğun skor 28-41 arasındaki grupta 145 hasta bulunmaktadır. 145 hastanın 49’i farmakoterapi, 43’ü psikoterapi ve 53’i de kombine terapi alan hastalardandır. 42-53 arasındaki skordaki 6 hastanın dağılımı ise; 4 hasta farmakoterapi, 0 hasta psikoterapi ve 2 hasta kombine terapi almıştır. HDÖ skorunda iyileşme oranı kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre oldukça fazladır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. 52. haftada HDS’dan 0-13 puan alan 112 hasta bulunmaktadır. Bu 112 hastanın 17’i farmakoterapi, 48’ü psikoterapi ve 47’i de kombine terapi alan hastalardandır. 14-27 arasındaki skordaki 38 hastanın dağılımı ise; 15 hasta farmakoterapi, 11 hasta psikoterapi ve 12 hasta kombine terapi almıştır. HDS skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre oldukça fazladır
HDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
HDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
HDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir. Son hafta ölçümlerinde farmakoterapi alan hastalların bir kısmında nüksün ortaya çıktığnı HDÖ skorlarının tekrar yükseldiğini görüyoruz.
42-53 HDÖ skorunda 1. Haftada 67 hasta varken, 8. Haftada 3 hasta, 26. Haftada 0 hasta ve 52. Haftada 7 hasta mevcuttur.
Tablo 5’dan da anlaşılacağı gibi araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Spielberg anlık kaygı değerlendirme skalasından (SAKS) aldıkları skorların 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, farmakoterapi, psikoterapi ve kombine terapi alanlar açısından verilmiştir.Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Birinci haftada SAKS’dan birinci grupta (21-30 arasında puan alan) hiçbir hasta bulunmamaktadır. En yoğun hasta, 61-70 skoru arasındaki beşinci grupta (116 hasta) bulunmaktadır. 116 hastanın 25’i farmakoterapi, 42’ü psikoterapi ve 49’i de kombine terapi alan hastalardandır. 51-60 arasındaki skordaki dördüncü gruptaki 53 hastanın dağılımı ise; 30 hasta farmakoterapi, 12 hasta psikoterapi ve 11 hasta kombine terapi almıştır.
. Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada SAKS’dan 21-30 puan alan hiç hasta bulunmamaktadır. En yoğun olarak 130 hasta 41-50 skor arasındaki üçüncü grupta bulunmaktadır. 130 hastanın 40’i farmakoterapi, 47’ü psikoterapi ve 43’i de kombine terapi alan hastalardandır.31-40 arasındaki skordaki ikinci gruptaki 10 hastanın dağılımı ise; 8 hasta farmakoterapi, 2 hasta psikoterapi ve 0 hasta kombine terapi almıştır
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 26. haftada SAKS’dan 21-30 puan alan 1 hasta bulunmaktadır. En yoğun olarak 124 hasta ikinci grupta (31-40 skor arasındaki) bulunmaktadır. 124 hastanın 34’i farmakoterapi, 49’ü psikoterapi ve 41’i de kombine terapi alan hastalardandır. 41-50 arasındaki skordaki 46 hastanın dağılımı ise; 17 hasta farmakoterapi, 11 hasta psikoterapi ve 18 hasta kombine terapi almıştır. SAKS skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre fazladır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır.52. haftada SAKS’dan 31-40 puan alan ikinci grupta 119 hasta bulunmaktadır. Bu 119 hastanın 21’i farmakoterapi, 53’ü psikoterapi ve 45’i de kombine terapi alan hastalardandır. 41-50 arasındaki skordaki 46 hastanın dağılımı ise; 28 hasta farmakoterapi, 6 hasta psikoterapi ve 12 hasta kombine terapi almıştır. SAKS skorunda iyileşme oranı psikoterapi vekombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre fazladır. . SAKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
SAKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
SAKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.05 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir. Farmakoterapi alan gruptaki bir kısım hastada rahatsızlığın tekrarlama belirtileri görülmektedir. 61-70 SAKS skorunda 1. Haftada 116 hasta varken, 8. Haftada 0 hasta, 26. Haftada 0 hasta ve 52. Haftada 0 hasta mevcuttur.
Tablo 6’dan da anlaşılacağı gibi araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Spielberg sürekli kaygı değerlendirme skalasından (SSKS) aldıkları skorların 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, farmakoterapi, psikoterapi ve kombine terapi alanlar açısından verilmiştir. Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Birinci haftada SSKS’dan birinci grupta (21-30 arasında puan alan) ve ikinci grupta hiçbir hasta bulunmamaktadır. En yoğun hasta, 61-70 skoru arasındaki beşinci grupta (113 hasta) bulunmaktadır. 113 hastanın 29’i farmakoterapi, 39’ü psikoterapi ve 45’i de kombine terapi alan hastalardandır. 51-60 arasındaki skordaki dördüncü gruptaki 45 hastanın dağılımı ise; 15 hasta farmakoterapi, 18 hasta psikoterapi ve 12 hasta kombine terapi almıştır.
Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada SSKS’dan 21-30 puan alan hiç hasta bulunmamaktadır. En yoğun olarak 93 hasta 41-50 skor arasındaki üçüncü grupta bulunmaktadır. 93 hastanın 26’i farmakoterapi, 29’ü psikoterapi ve 38’i de kombine terapi alan hastalardandır.41-50 arasındaki skordaki üçüncü gruptaki 73 hastanın dağılımı ise; 24 hasta farmakoterapi, 30 hasta psikoterapi ve 19 hasta kombine terapi almıştır
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 26. haftada SSKS’dan 21-30 puan alan 1 hasta bulunmaktadır. En yoğun olarak 89 hasta üçüncü grupta (41-50 skor arasındaki) bulunmaktadır. 89 hastanın 20’i farmakoterapi, 28’ü psikoterapi ve 41’i de kombine terapi alan hastalardandır. 31-40 arasındaki skordaki 80 hastanın dağılımı ise; 30 hasta farmakoterapi, 32 hasta psikoterapi ve 18 hasta kombine terapi almıştır. SSKS skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre fazladır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 52. haftada SSKS’dan 31-40 puan alan ikinci grupta 98 hasta bulunmaktadır. Bu 98 hastanın 14’i farmakoterapi, 47’ü psikoterapi ve 37’i de kombine terapi alan hastalardandır. 41-50 arasındaki skordaki 52 hastanın dağılımı ise; 19 hasta farmakoterapi, 22 hasta psikoterapi ve 21 hasta kombine terapi almıştır. SSKS skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre fazladır.
SSKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
SSKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
SSKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.05 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir. Farmakoterapi alan gruptaki bir kısım hastada rahatsızlığın tekrarlama belirtileri görülmektedir. 61-70 SSKS skorunda 1. Haftada 113 hasta varken, 8. Haftada 4 hasta, 26. Haftada 1 hasta ve 52. Haftada sadece farmakoterapi grubundan olan 11 hasta mevcuttur.
Tablo 7’dan da anlaşılacağı gibi araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Yale-Brown obsessif kompulsif değerlendirme skorlarının (Y-BOKS) 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, farmakoterapi, psikoterapi ve kombine terapi alanlar açısından verilmiştir. Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Birinci haftada Y-BOKS’dan birinci grupta (0-7 arasında puan alan) 111 hasta bulunmaktadır. 111 hastanın 41’i farmakoterapi, 38’ü psikoterapi ve 32’i de kombine terapi alan hastalardandır. 24-31 arasındaki skordaki dördüncü gruptaki 29 hastanın dağılımı ise; 13 hasta farmakoterapi, 6 hasta psikoterapi ve 10 hasta kombine terapi almıştır. 32-40 arasındaki skordaki en ağır gruptaki 23 hastanın dağılımı ise; 6 hasta farmakoterapi, 14 hasta psikoterapi ve 3 hasta kombine terapi almıştır.
. Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada Y-BOKS’dan 0-7 puan alan 113 hasta bulunmaktadır. 113 hastanın 41’i farmakoterapi, 39’ü psikoterapi ve 33’i de kombine terapi alan hastalardandır. 16-23 arasındaki skordaki üçüncü gruptaki 32 hastanın dağılımı ise; 12 hasta farmakoterapi, 10 hasta psikoterapi ve 10 hasta kombine terapi almıştır 26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 26. haftada Y-BOKS’dan 0-7 puan 115 hastanın 41’i farmakoterapi, 40’ü psikoterapi ve 34’i de kombine terapi alan hastalardandır. 8-15 arasındaki skordaki 46 hastanın dağılımı ise; 7 hasta farmakoterapi, 16 hasta psikoterapi ve 23 hasta kombine terapi almıştır. Y-BOKS skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre fazladır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 52. haftada Y-BOKS’dan 8-15 puan alan ikinci grupta 27 hasta bulunmaktadır. Bu 27 hastanın 1’i farmakoterapi, 16’ü psikoterapi ve 10’i de kombine terapi alan hastalardandır. 0-7 arasındaki skordaki 130 hastanın dağılımı ise; 41 hasta farmakoterapi, 43 hasta psikoterapi ve 46 hasta kombine terapi almıştır. Y-BOKS skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre fazladır.
Y-BOKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
Y-BOKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
Y-BOKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir. Farmakoterapi alan gruptaki bir kısım hastada rahatsızlığın tekrarlama belirtileri görülmektedir. 32-40 Y-BOKS skorunda 1. Haftada 23 hasta varken, 8. Haftada 0 hasta, 26. Haftada 0 hasta ve 52. Haftada sadece farmakoterapi grubundan olan 3 hasta mevcuttur.
Tablo 8’dan da anlaşılacağı gibi araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Fobi kendi ölçüm skorlarının (FKÖS) 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, farmakoterapi, psikoterapi ve kombine terapi alanlar açısından verilmiştir. Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. Birinci haftada FKÖS’dan birinci grupta (0-20 arasında puan alan) 103 hasta bulunmaktadır. 103 hastanın 40’ı farmakoterapi, 30’u psikoterapi ve 33’ü de kombine terapi alan hastalardandır. 81-90 arasındaki skordaki grupta 39 hastanın dağılımı ise; 13 hasta farmakoterapi, 9 hasta psikoterapi ve 17 hasta kombine terapi almıştır. 91-100 arasındaki skordaki en ağır gruptaki 19 hastanın dağılımı ise; 7 hasta farmakoterapi, 7 hasta psikoterapi ve 5 hasta kombine terapi almıştır.
. Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada FKÖS’dan -20 puan alan 103 hasta bulunmaktadır. Birincihafta sonuçları ile aynıdır.İkinci hafta ölçümlerinde soniki grupta hastakalmamıştır ve buradaki hastaların fobi şiddet göstergeleri azalmıştır.. 71-80 arasındaki skordaki yedinci gruptaki 20 hastanın dağılımı ise; 10 hasta farmakoterapi, 5 hasta psikoterapi ve 5 hasta kombine terapi almıştır. 61-70 arasındaki skordaki altıncı gruptaki 19 hastanın dağılımı ise; 10 hasta farmakoterapi, 3 hasta psikoterapi ve 6 hasta kombine terapi almıştır
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. 26. haftada FKÖS’dan -20 puan alan 104 hastanın 40’i farmakoterapi, 30’ü psikoterapi ve 34’i de kombine terapi alan hastalardandır. 61-70 arasındaki skordaki 11 hastanın dağılımı ise; 7 hasta farmakoterapi, 1 hasta psikoterapi ve 3 hasta kombine terapi almıştır. FKÖS skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre fazladır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 52. haftada FKÖS’dan -20 puan alan birinci grupta 111 hasta bulunmaktadır. Bu 111 hastanın 40’i farmakoterapi, 36’ü psikoterapi ve 35’i de kombine terapi alan hastalardandır. 61 ve üzerinde sadece farmakoterapi alan hastalar bulunmaktadır. 51-60 arasındaki skordaki 9 hastanın dağılımı ise; 5 hasta farmakoterapi, 3 hasta psikoterapi ve 1 hasta kombine terapi almıştır. FKÖS skorunda iyileşme oranı psikoterapi ve kombine terapi alan hasta sayısı, farmakoterapi alan hasta sayısına göre fazladır.
FKÖS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
FKÖS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
FKÖS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.05 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir. Farmakoterapi alan gruptaki bir kısım hastada rahatsızlığın tekrarlama belirtileri görülmektedir. 81-100 FKÖS skorlarında 1. Haftada 58 hasta varken, 8. Haftada 0 hasta, 26. Haftada 0 hasta ve 52. Haftada sadece farmakoterapi grubundan olan 3 hasta mevcuttur.
Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin işlevselliğin genel değerlendirme ölçüsünden (İGDÖ) aldıkları skorların 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, fobi grubu, obsessif-kompulsif grup ve anksiyete grubu açısından verilmiştir. Birinci, 8. Hafta ve 52 hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. Sadece 26. Hafta ölçümlerinde p<0.1 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tesbit edilmiştir. Birinci haftada İGDS’dan tam puan alan hiçbir hasta bulunmamaktadır. İGDÖ puanı 41’in altında olan hasta da bulunmamaktadır. En yoğun hasta, 71-80 skoru arasındaki grupta (96 hasta) bulunmaktadır. 96 hastanın 32’i fobik, 36’ü OKB ve 28’i de anksiyöz hasta kümesinde olan hastalardandır.81-90 arasındaki skordaki 32 hastanın dağılımı ise; 8 hasta fobik, 8 hasta OKB ve16 hasta anksiyöz hasta kümesinde olan hastalardandır.
. Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. Birinci haftada İGDS’dan tam puan alan 28 hasta bulunmaktadır. İGDÖ puanı 61’in altında olan hasta da bulunmamaktadır. En yoğun olarak 125 hasta 81-90 skor arasındaki grupta bulunmaktadır. 125 hastanın 40’i fobik, 41’ü OKB ve 44’i de anksiyöz olan hastalardandır. 71-80 arasındaki skordaki 24 hastanın dağılımı ise; 8 hasta fobik, 9 hasta OKB ve 7 hasta anksiyöz hasta kümesinde olan hastalardandır.
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır.26. haftada İGDS’dan tam puan alan 108 hasta bulunmaktadır. İGDÖ puanı 71’in altında olan hasta bulunmamaktadır. En yoğun skor 91-100 arasındaki grupta 108 hasta bulunmaktadır. 108 hastanın 31’i fobik, 36’ü OKB ve 41’i de anksiyöz olan hastalardandır.81-90 arasındaki skordaki 64 hastanın dağılımı ise; 27 hasta fobik, 20 hasta OKB ve 17 hasta anksiyöz hasta kümesinde olan hastalardandır
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. 52. haftada İGDS’dan tam puan alan 139 hasta bulunmaktadır. İGDÖ puanı 71’in altında olan bir hasta bulunmaktadır. En yoğun hasta 91-100 arasındaki grupta 139 hasta bulunmaktadır. 139 hastanın 34’i fobik, 52’ü OKB ve 53’i de anksiyöz olan hastalardandır. 81-90 arasındaki skordaki 24 hastanın dağılımı ise; 13 hasta fobik, 7 hasta OKB ve 4 hasta anksiyöz hasta kümesinde olan hastalardandır.
İGDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
İGDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
İGDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
91-100 İGDÖ skorunda 1. Haftada 0 hasta varken, 8. Haftada 28 hasta, 26. Haftada 108 hasta ve 52. Haftada 139 hasta mevcuttur.
Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Hamilton Depresyon Skalasından (HDS) aldıkları skorların 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, fobi grubu, obsessif-kompulsif grup ve anksiyete grubu açısından verilmiştir.Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. Birinci haftada HDS’dan 0-13 arasında puan alan hiçbir hasta bulunmamaktadır. En yoğun hasta, 14-27 skoru arasındaki grupta (104 hasta) bulunmaktadır. 104 hastanın 40’i fobi grubu, 34’ü OKB grubu ve 40’i de ansiyete grubu hastalardandır. 43-53 arasındaki skordaki 67 hastanın dağılımı ise; 15 hasta fobi grubu, 26 hasta OKB grubu ve 26 hasta ansiyete grubu hastalardandır.
Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.01 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada HDS’dan 0-13 puan alan 5 hasta bulunmaktadır. En yoğun olarak 112 hasta 14-27 skor arasındaki grupta bulunmaktadır. 112 hastanın 41’i fobi grubu, 34’ü OKB grubu ve 37’i ansiyete grubu hastalardandır..28-41 arasındaki skordaki 60 hastanın dağılımı ise; 14 hasta farmakoterapi, 26 hasta psikoterapi ve 20 hasta kombine terapi almıştır
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır.26. haftada HDS’dan 0-13 puan alan 29 hasta bulunmaktadır. En yoğun skor 28-41 arasındaki grupta 145 hasta bulunmaktadır. 145 hastanın 42’i fobi grubu, 51’ü OKB grubu ve 52’i ansiyete grubu hastalardandır. 42-53 arasındaki skordaki 6 hastanın dağılımı ise; 0 hasta fobi grubu, 3 hasta OKB grubu ve 3 hasta ansiyete grubu hastalardandır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. 52. haftada HDS’dan 0-13 puan alan 112 hasta bulunmaktadır. Bu 112 hastanın 43’i fobi grubu, 34’ü OKB grubu ve 35’i de ansiyete grubu hastalardandır. 14-27 arasındaki skordaki 38 hastanın dağılımı ise; 10 hasta fobi grubu, 10 hasta 34’ü OKB grubu ve 18 hasta ansiyete grubu hastalardandır.
HDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
HDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
HDÖ skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
42-53 HDÖ skorunda 1. Haftada 67 hasta varken, 8. Haftada 3 hasta, 26. Haftada 0 hasta ve 52. Haftada 7 hasta mevcuttur.
Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Spielberg anlık kaygı değerlendirme skalasından (SAKS) aldıkları skorların 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, fobi grubu, obsessif-kompulsif grup ve anksiyete grubu açısından verilmiştir. Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Birinci haftada SAKS’dan birinci grupta (21-30 arasında puan alan) hiçbir hasta bulunmamaktadır. En yoğun hasta, 61-70 skoru arasındaki beşinci grupta (116 hasta) bulunmaktadır. 116 hastanın 31’i fobik, 42’ü OKB ve 43’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 51-60 arasındaki skordaki dördüncü gruptaki 53 hastanın dağılımı ise; 22 hasta farmakoterapi, 17 hasta psikoterapi ve 24 hasta kombine terapi almıştır.
. Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada SAKS’dan 21-30 puan alan hiç hasta bulunmamaktadır. En yoğun olarak 130 hasta 41-50 skor arasındaki üçüncü grupta bulunmaktadır. 130 hastanın 5’i fobik, 46’ü OKB ve 34’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 31-40 arasındaki skordaki ikinci gruptaki 10 hastanın dağılımı; 31’i fobik, 42’ü OKB ve 43’i de anksiyete grubundaki hastalardandır 26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 26. haftada SAKS’dan 21-30 puan alan 1 hasta bulunmaktadır. En yoğun olarak 124 hasta ikinci grupta (31-40 skor arasındaki) bulunmaktadır. 124 hastanın 53’i fobik, 42’ü OKB ve 29’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 41-50 arasındaki skordaki 46 hastanın dağılımı ise; 6’i fobik, 14’ü OKB ve 26’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. SAKS skorunda iyileşme oranı fobik ve OKB olan hastalarda, anksiyete grubundan olan hasta sayısına göre fazladır. 52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. 52. haftada SAKS’dan 31-40 puan alan ikinci grupta 119 hasta bulunmaktadır. Bu 119 hastanın 42’i fobik, 41’ü OKB ve 36’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 41-50 arasındaki skordaki 46 hastanın dağılımı ise; 14’i fobik, 12’ü OKB ve 20’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
. SAKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
SAKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
SAKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p>0.05 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamuştur. Hastalarda gruplar arasında düzelme açısından istatistiksel olarak belirgin bir fark yoktur
61-70 SAKS skorunda 1. Haftada 116 hasta varken, 8. Haftada 0 hasta, 26. Haftada 0 hasta ve 52. Haftada 0 hasta mevcuttur.
Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Spielberg sürekli kaygı değerlendirme skalasından (SSKS) aldıkları skorların 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, fobi grubu, obsessif-kompulsif grup ve anksiyete grubu açısından verilmiştir. Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Birinci haftada SSKS’dan birinci grupta (21-30 arasında puan alan) ve ikinci grupta hiçbir hasta bulunmamaktadır. En yoğun hasta, 61-70 skoru arasındaki beşinci grupta (113 hasta) bulunmaktadır. 113 hastanın 37’i fobik, 43’ü OKB ve 33’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 51-60 arasındaki skordaki dördüncü gruptaki 45 hastanın dağılımı ise; 21’i fobik, 12’ü OKB ve 12’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
. Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada SSKS’dan 21-30 puan alan hiç hasta bulunmamaktadır. En yoğun olarak 93 hasta 41-50 skor arasındaki üçüncü grupta bulunmaktadır. 93 hastanın 23’i fobik, 39’ü OKB ve 31’i de anksiyete grubundaki hastalardandır..41-50 arasındaki skordaki üçüncü gruptaki 73 hastanın dağılımı ise; 30’i fobik, 19’ü OKB ve 24’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 26. haftada SSKS’dan 21-30 puan alan 1 hasta bulunmaktadır. En yoğun olarak 89 hasta üçüncü grupta (41-50 skor arasındaki) bulunmaktadır. 89 hastanın 22’i fobik, 35’ü OKB ve 32’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 31-40 arasındaki skordaki 80 hastanın dağılımı ise; 38’i fobik, 23’ü OKB ve 19’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.. SSKS skorunda iyileşme oranı fobik ve OKB olan hasta sayısı, anksiyete kümesindeki hasta sayısına göre fazladır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. 52. haftada SSKS’dan 31-40 puan alan ikinci grupta 98 hasta bulunmaktadır. Bu 98 hastanın 36’i fobik, 33’ü OKB ve 29’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 41-50 arasındaki skordaki 52 hastanın dağılımı ise; hastanın 19’i fobik, 15’ü OKB ve 18’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. SSKS skorunda iyileşme oranı en az anksiyete kümesindeki hasta grubunda olmuştur.
SSKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
SSKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
SSKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.01 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
61-70 SSKS skorunda 1. Haftada 113 hasta varken, 8. Haftada 4 hasta, 26. Haftada 1 hasta ve 52. Haftada 11 hasta mevcuttur.
Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Yale-Brown obsessif kompulsif değerlendirme skorlarının (Y-BOKS) 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, fobi grubu, obsessif-kompulsif grup ve anksiyete grubu açısından verilmiştir. Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. Birinci haftada Y-BOKS’dan birinci grupta (0-7 arasında puan alan) 111 hasta bulunmaktadır. 111 hastanın 54’i fobik, 1’ü OKB ve 56’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 24-31 arasındaki skordaki dördüncü gruptaki 29 hastanın dağılımı ise; 0’i fobik, 29’ü OKB ve 0’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.. 32-40 arasındaki skordaki en ağır gruptaki 23 hastanın dağılımı ise; 0’i fobik, 23’ü OKB ve 0’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
. Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. Sekizinci haftada Y-BOKS’dan 0-7 puan alan 113 hasta bulunmaktadır. 113 hastanın 55’i fobik, 1’ü OKB ve 57’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.. 16-23 arasındaki skordaki üçüncü gruptaki 32 hastanın dağılımı ise; 1’i fobik, 31’ü OKB ve 0’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 26. haftada Y-BOKS’dan 0-7 puan 115 hastanın 55’i fobik, 1’ü OKB ve 59’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.. 8-15 arasındaki skordaki 46 hastanın dağılımı ise; 5’i fobik, 40’ü OKB ve 1’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p>0.5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmamıştır. 52. haftada Y-BOKS’dan 8-15 puan alan ikinci grupta 27 hasta bulunmaktadır. Bu 27 hastanın 0’i fobik, 25’ü OKB ve 2’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.. 0-7 arasındaki skordaki 130 hastanın dağılımı ise; 59’i fobik, 13’ü OKB ve 58’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
Y-BOKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
Y-BOKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
Y-BOKS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
32-40 Y-BOKS skorunda 1. Haftada 23 hasta varken, 8. Haftada 0 hasta, 26. Haftada 0 hasta ve 52. Haftada sadece OKB grubundan olan 3 hasta mevcuttur.
Araştırma grubuna dahil edilen deneklerin Fobi kendi ölçüm skorlarının (FKÖS) 1., 8., 26. ve 52. hafta sonuçlarına göre dağılımı, fobi grubu, obsessif-kompulsif grup ve anksiyete grubu açısından verilmiştir. Birinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Birinci haftada FKÖS’dan birinci grupta (0-20 arasında puan alan) 103 hasta bulunmaktadır. 103 hastanın, 0’i fobik, 50’ü OKB ve 53’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.. 81-90 arasındaki skordaki grupta 39 hastanın dağılımı ise; 36’i fobik, 0’ü OKB ve 3’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 91-100 arasındaki skordaki en ağır gruptaki 19 hastanın dağılımı ise; 19’i fobik, 0’ü OKB ve 0’i de anksiyete grubundaki hastalardandır..
Sekizinci hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. Sekizinci haftada FKÖS’dan -20 puan alan 103 hasta bulunmaktadır. Birinci hafta sonuçları ile aynıdır. İkinci hafta ölçümlerinde son iki grupta hasta kalmamıştır ve buradaki hastaların fobi şiddet göstergeleri azalmıştır. 71-80 arasındaki skordaki yedinci gruptaki 20 hastanın dağılımı ise; 20’i fobik, 0’ü OKB ve 0’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.61-70 arasındaki skordaki altıncı gruptaki 19 hastanın dağılımı ise; 17’i fobik, 0’ü OKB ve 2’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
26. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 26. haftada FKÖS’dan -20 puan alan 104 hastanın 0’i fobik, 51’ü OKB ve 53’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 61-70 arasındaki skordaki 11 hastanın dağılımı ise; 1’i fobik, 9’ü OKB ve 1’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
52. hafta ölçüm sonuçlarında gruplar arasında ANOVA testine göre p<0.1 anlamlılık düzeyinde istatistiksel bir ilişki saptanmıştır. 52. haftada FKÖS’dan -20 puan alan birinci grupta 111 hasta bulunmaktadır. Bu 111 hastanın 1’i fobik, 57’ü OKB ve 53’i de anksiyete grubundaki hastalardandır. 61 ve üzerinde sadece fobi grubunda olan hastalar bulunmaktadır. 51-60 arasındaki skordaki 9 hastanın dağılımı ise; 9’i fobik, 0’ü OKB ve 0’i de anksiyete grubundaki hastalardandır.
FKÖS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 1. Hafta- 8. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir.
FKÖS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 8. Hafta- 26. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
FKÖS skorlarının haftalara göre değişimine baktığımızda, ANOVA istatistik testinde 26. Hafta- 52. Hafta arasında p<0.001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Hastalarda istatistiksel olarak belirgin bir düzelme gözlemlenmektedir
81-100 FKÖS skorlarında 1. Haftada 58 hasta varken, 8. Haftada 0 hasta, 26. Haftada 0 hasta ve 52. Haftada sadece fobi grubundan olan 3 hasta mevcuttur.
VI. SONUÇ
Bu çalışmada bir takım sonuçlara ulaşılmıştır. Bunlar:
1. Hastalık grupları ve subgruplarının bağımsız değişkenler açısından klinik özellikleri ve kilinik seyiri bulunmaktadır. Yaş, cinsiyet, medeni durum, aile özellikleri, genetik, meslek, sosyo-ekonomik durum, orgonik ve psişik travma hikayesi, erken çocukluk dönemi özellikleri, hastalığın başlangıç şekli ve tipi, premorbid kişilik özellikleri, madde kötüye kullanımı açısından klinik bir tablo ortaya çıkmaktadır. Bu değişkenler ile hastalık arasında birtakım bağlar mevcuttur.
2. Klinik tablolara ve ve subgrublara göre tedavi yaklaşımları da hem farmakoterapi açısından hem de psikoterapi açısından farklı olmalıdır.
3. Yoğun bir psikoterapi ile başlayan psikoterapilerde dropout oranı düşmektedir.
4. Anksiyete bozukluklarında farmakoterapi, psikoterapi ve kombine terapi etkin birer tedavi yöntemidirler.
5. Bu tedavi yöntemleri çeşitli parametrelerle karşılaştırıldığında; psikoterapi ve kombine terapi, farmakoterapiye göre daha etkin bulunmuştur.
6. Bu çalışmada psikoterapi ve kombine terapinin birbirlerine belirgin bir üstünlüğü görülmemiştir.
7. Bu iki etkin terapi türünün hangisinin hastalarda tercih edilmesi gerekir sorusuna cevap vermek için daha detaylı araştırmaların yapılması ve subgrubların klinik tablolarının daha net çizgilerle ortaya konması gerekmektedir.
8. Psikoterapi yaklaşımlarında esnek olmayan bir yaklaşım doğru değildir. Hastanın biyopsikososyal bir model içinde “hastalık yok, hasta var” temel düşüncesi perspektifinde elastik bir yaklaşım sergilenmelidir. Bu elastik yaklaşım hastanın tedaviye uyumunu kolaylaştırmaktadır. Psikoterapi okullarının esnek olmayan kuralcı yaklaşımları klinisyenler tarafından tercih edilmemelidir.
9. Davranışçı yaklaşımların daha başarılı olması için ev ödevlerinin hipnotik trans altında terapi seansında uygulattırılması, başarıyı artırmakta ve tedaviye uyumu kolaylaştırmaktadır.
10. Psikoterapi süreçlerinde klinik uygulamalarda esnek olmayan bir terapi yaklaşımı başarı şansını azaltmaktadır. Bazı hastalara sadece davranışçı tekniklerle başarıya ulaşılırken, bazılarına kognitif, bazılarına da içgörü yönelimli dinamik bir psikoterapi uygulamak gerekmektedir. Bu ihtiyaç tedavi süreci içerisinde ortaya çıkmakta ve belirlenmektedir.
11. Tedavi kesildikten sohnra; farmakoterapi alan grubta rekürrens ve/ veya nüksler daha sık ortaya çıkmaktadır. Bu sonuçlar hastaya yaklaşımda biopsikososyal modelin geçerliliğini ortaya koymaktadır.
12. Psikiyatride çağdaş tekniklerin (Audivisuel kayıt sistemlerinin) uygulanması tedavi süresini kısaltmakta, tedavinin başarısını artırmakta, başarının kalıcı olmasını sağlamakta ve içgörüyü kolaylaştırmaktadır.
13. Çalışma grubumuzdan edindiğimiz sonuçlara göre psikoterapi eğitim seviyesi yüksek hastalarda daha başarılı olmaktadır.
14. Tedavide kullanılan hipnodramalar, rüyalar ve imajlardaki sembol dilinin öğrenilmesi ve çözülmesi tedaviyi yönlendirmekte büyük yararlar sağlamaktadır.
IV. ÖZET
Azerbaycan tıp Üniversitesi Psikiyatri polikliniği ve hastahaneleri ile İstanbul Özel Psikiyatri Poliklniğine başvurun 180 Anksiyete Bozukluğu hastası tedavi yaklaşımlarına cevap özellikleri açısından incelenmiştir. DSM III-R kriterlerine göre SCID-OP uygulanarak 60 fobi, 60 anksiyete ve 60 obsesif-kompulsif hasta grubu rastgele örneklem yöntemi ile farmako, psiko ve kombine tedavi gruplarına eşit olarak ayrılmıştır. Farmakoterapi grubuna 8 haftalık ve idame tedavisi olarak clomipramin, buspiron ve alprazolam verilmiştir. Psikoterapide ise 10 günlük 20 saatlik hücum tedavisi ile birlikte 8 haftalık bir uygulama verilmiştir. Bunlara kognitif-davranışsal terapi ile içgörü yönelimli dinamik psikoterapi eklektik ve esnek olarak uygulanmıştır. Zaman zaman hipnoz kullanılmıştır.
Hastalar tedavilere cevap özellikleri açısından İ.G.D.Ö., HDS; SAKS, SSKS, YB-OKS ve FKÖS parametreleri ile 1, 8, 26 ve 52. Haftalarda değerlendirilmiştir. Bu parametrelere bakılarak hastaların her üç tedaviye de olumlu yanıt verdikleri görülmüştür. Ancak psikoterapi ve kombine terapi, farmakoterapiye göre istatistiksel olarak daha etkin bulunmuştur. Farmakoterapi grubunda 26. Ve 52. Hafta değerlendirmelerinde parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı olumsuz değişmeler bulunmuştur. Diğer grublarda tedavi kalıcı olmuştur. Drop-out oranı farmakoterapide yüksek, diğerlerinde düşük bulunmuştur. Bu durum uygulanan hücum psikoterapisine bağlanmıştır.
V. REFERANSLAR
Abelson JL, Glitz D, Cameron OG, et al: Blunted growth hormone response to clonidine in patients with generalized anxiety disorder. Arch Gen Psychiatry 48:157162, 1991 Akhtar S, Wig NN, Varma VK, et al: A phenomenological analysis of symptoms in obsessive-compulsive neurosis. Br J Psychiatry 127:342348, 1975 Akıskal HS: Yaygın anksiyete bozukluğu yaratılıştan gelen bir anksiyete türümüdür? Ataractica. Sayı:1 İstanbul, 1998. Allgulander C, Lavori PW: Excess mortality among 3302 patients with "pure" anxiety neurosis. Arch Gen Psychiatry 48:599602, 1991 American Psychiatric Association: Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 2nd Edition. Washington, DC, American Psychiatric Association, 1968 American Psychiatric Association: Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 3rd Edition. Washington, DC, American sychiatric Association, 1980 American Psychiatric Association: Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 3rd Edition, Revised. Washington, DC, American Psychiatric Association, 1987 American Psychiatric Association: Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 4th Edition. Washington, DC, American Psychiatric Association, 1994 Amies PL, Gelder MG, Shaw PM: Social phobia: a comparative clinical study. Br J Psychiatry 142:174179, 1983 Ananth J, Pecknold JC, Van Den Steen N, et al: Double-blind comparative study of clomipramine and amitriptyline in obsessive neurosis. Prog Neuropsychopharmacol Biol Psychiatry 5:257262, 1981 Anisman HL, Pizzino A, Sklar LS: Coping with stress, norepinephrine depletion and escape performance. Brain Res 191:583588, 1980 Åsberg M, Thorén P, Bertilsson L: Clomipramine treatment of obsessive-compulsive disorder: biochemical and clinical aspects. Psychopharmacol Bull 18(3):1321, 1982 Aston-Jones SL, Foote FE, Bloom FE: Norepinephrine, in Frontiers of Clinical Neuroscience, Vol 2. Edited by Ziegler, Lake CR. Baltimore, MD, Williams & Wilkins, 1984, pp 92116 Baer L, Jenike MA, Ricciardi JN, et al: Standardized assessment of personality disorders in obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 47:826830, 1990 Ballenger JC, Burrows GD, DuPont RL Jr, et al: Alprazolam in panic disorder and agoraphobia: results from a multicenter trial, I: efficacy in short-term treatment. Arch Gen Psychiatry 45:413422, 1988 Barlow D: DSM IV ve ötesi:Yaygın anksiyete bozukluğu nedir? Ataractica. Sayı:1 istanbul, 1998. Barlow DH, Craske MG, Cerny JA, et al: Behavioral treatment of panic disorder. Behavior Therapy 20:261282, 1989 Barton R: Diabetes insipidus and obsessional neurosis: a syndrome. Lancet 1:133135, 1965 Bastani B, Nash JF, Meltzer HY: Prolactin and cortisol responses to MK-212, a seratonin agonist, in obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 47:833839, 1990 Baxter LR Jr, Phelps ME, Mazziotta JC, et al: Local cerebral glucose metabolic rates in obsessive-compulsive disorder: a comparison with rates in unipolar depression and in normal controls. Arch Gen Psychiatry 44:211218, 1987 Baxter LR Jr, Schwartz JM, Bergman KS, et al: Caudate glucose metabolic rate changes with both drug and behavior therapy for obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 49:681689, 1992 Beck AT, Sokol L, Clark DA, et al: A crossover study of focused cognitive therapy for panic disorder. Am J Psychiatry 149:778783, 1992 Behar D, Rapoport JL, Berg CJ, et al: Computerized tomography and neuropsychological test measures in adolescents with obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 141:363369, 1984 Benkelfat C, Murphy DL, Zohar J, et al: Clomipramine in obsessive-compulsive disorder: further evidence for a serotonergic mechanism of action. Arch Gen Psychiatry 46:2328, 1989 Benkelfat C, Nordahl TE, Semple WE, et al: Local cerebral glucose metabolic rates in obsessive-compulsive disorder: patients treated with clomipramine. Arch Gen Psychiatry 47:840848, 1990 Benson H, Beary JF, Carol MP: The relaxation response. Psychiatry 37:3746, 1974 *Biber B, Alkın T, Çımrın AH: Panik bozukluğunda karbondioksit uyarımı: yöntem ve değerlendirme üzerine. Türk Psikiatri Dergisi 1998; 9(4):269-276 Black A: The natural history of obsessional neurosis, in Obsessional States. Edited by Beech HK. London, Methuen Press, 1974 Blazer DG, Hughes D, George LK: Generalized anxiety disorder, in Psychiatric Disorders in America. Edited by Robins LN, Regier DA. New York, Free Press, 1991, pp 180203 Bleich A, Siegel B, Garb R, et al: Post-traumatic stress disorder following combat exposure: clinical features and psychopharmacological treatment. Br J Psychiatry 149:365369, 1986 Bowlby J: Attachment and Loss, Vol 2: Separation: Anxiety and Anger. New York, Basic Books, 1973 Brantigan CO, Brantigan TA, Joseph N: Effect of beta blockade and beta stimulation on stage fright. Am J Med 72:8894, 1982 Breslau N, Davis GC: DSM-III generalized anxiety disorder: an empirical investigation of more stringent criteria. Psychiatry Res 15:231238, 1985 Breslau N, Davis GC: Posttraumatic stress disorder in an urban population of young adults: risk factors for chronicity. Am J Psychiatry 149:671675, 1992 Breslau N, Davis GC, Andreski P, et al: Traumatic events and posttraumatic stress disorder in an urban population of young adults. Arch Gen Psychiatry 48:216222, 1991 Breuer T, Freud S: Studies on hysteria (18931895), in The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Vol 2. Edited by Strachey J. London, Hogarth Press, 1955, pp 1319 Buller R: Reversibl inhibitors of monoamine oxidase A in anxiety disorders. . Clin Neuropharmacol., vol 18, suppl. 2.pp:38-44 1995
Burstein A: Treatment of post-traumatic stress disorder with imipramine. Psychosomatics 25:681687, 1984 Burstein A: Treatment length in post-traumatic stress disorder. Psychosomatics 27:632637, 1986 Capstick N, Seldrup V: Obsessional states: a study in the relationship between abnormalities occurring at birth and subsequent development of obsessional symptoms. Acta Psychiatr Scand 56:427439, 1977 Carey G, Gottesman II: Twin and family studies of anxiety, phobic, and obsessive disorders, in Anxiety: New Research and Changing Concepts. Edited by Klein DF, Rabkin J. New York, Raven Press, 1981, pp 117136 Chapman D: A brief introduction to contemporary disaster research, in Man and Society in Disaster. Edited by Boher G, Chapman D. New York, Basic Books, 1962 Charney DS, Heninger GR: Abnormal regulation of noradrenergic function in panic disorders: effects of clonidine in healthy subjects and patients with agoraphobia and panic disorder. Arch Gen Psychiatry 43:10421054, 1986 Charney DS, Heninger GR, Breier A: Noradrenergic function in panic anxiety: effects of yohimbine in healthy subjects and patients with agoraphobia and panic disorder. Arch Gen Psychiatry 41:751763, 1984 Charney DS, Woods SW, Goodman WK, et al: Drug treatment of panic disorder: the comparative efficacy of imipramine, alprazolam and trazodone. J Clin Psychiatry 47:580586, 1986 Charney DS, Goodman WK, Price LH, et al: Serotonin function in obsessive-compulsive disorder: a comparison of the effects of tryptophan and m-chlorophenylpiperazine in patients and healthy subjects. Arch Gen Psychiatry 45:177185, 1988 Ciesielski KT, Beech HR, Gordon PK: Some electrophysiological observations in obsessional states. Br J Psychiatry 138:479484, 1981 Clark DM: Cognitive therapy in the treatment af anxiyety disorders. Clin Neuropharmacol., vol 18, suppl. 2.pp:27-37 1995
Clark DM, Salkovskis PM, Chalkly AJ: Respiratory control as a treatment for panic attacks. J Behav Ther Exp Psychiatry 16:2330, 1985 Clomipramine Collaborative Study Group: Clomipramine in the treatment of patients with obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 48:730738, 1991 Cohen ME, White ID: Life situation, emotions, and neurocirculatory asthenia. Res Nerv Ment Dis Proc 29:832869, 1950 Cooper AM: Will neurobiology influence psychoanalysis? Am J Psychiatry 142:13951402, 1985 Coryell W, Noyes R, Clancy J: Excess mortality in panic disorder: a comparison with primary unipolar depression. Arch Gen Psychiatry 39:701703, 1982 Cox CS, Fedio P, Rapoport JL: Neuropsychological testing of obsessive-compulsive adolescents, in Obsessive-Compulsive Disorder in Children and Adolescents. Edited by Rapoport JL. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1989, pp 7385 Craske MG, Brown TA, Barlow DH: Behavioral treatment of panic disorder: a two-year follow-up. Behavior Therapy 22:289304, 1991 Crowe RR, Noyes R, Pauls DL, et al: A family study of panic disorder.Arch Gen Psychiatry 40:10651069, 1983 Curtis GC, Thyer B: Fainting on exposure to phobic stimuli. Am J Psychiatry 140:771774, 1983 Davidson J, Walker JI, Kilts C: A pilot study of phenelzine in the treatment of post-traumatic stress disorder. Br J Psychiatry 150:252255, 1987 Davidson J, Kudler H, Smith R, et al: Treatment of posttraumatic stress disorder with amitriptyline and placebo. Arch Gen Psychiatry 47:259266, 1990 Davidson J, Roth S, Newman E: Fluoxetine in post-traumatic stress disorder. Journal of Traumatic Stress 4:419423, 1991 De la Pena A: Post-traumatic stress disorder in the Vietnam veteran: a brain modulated, compensatory information-augmenting response to information underload in the central nervous system? in Post-Traumatic Stress Disorder: Psychological and Biological Sequelae. Edited by van der Kolk BA. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1984, pp 108122 Den Boer JA: Serotonergic Mechanisms in Anxiety Disorders: An Inquiry into Serotonin Function in Panic Disorder. The Hague, Cip-Gegevens Koninklijke Bibliotheek, 1988 Desai N, Taylor-Davies A, Barnett DB: The effects of diazepam and exprenolol on short-term memory in individuals of high and low state anxiety. Br J Clin Pharmacol 15:197202, 1983 Dimsdale JE, Moss J: Plasma catecholamines in stress and exercise. JAMA 243:340342, 1980 Dorrow R, Horowski R, Paschelke G, et al: Severe anxiety induced by FG-7142, a beta-carboline ligand for benzodiazepine receptors. Lancet 1:9899, 1983 Eaton WW, Keyl PM: Risk factors for the onset of Diagnostic Interview Schedule/DSM-III agoraphobia in a prospective, population-based study. Arch Gen Psychiatry 47:819824, 1990 Eaton WW, Dryman A, Weissman MM: Panic and phobia, in Psychiatric Disorders in America. Edited by Robins LN, Regier DA. New York, Free Press, 1991, pp 155179 Eitinger L: Organic and psychosomatic after effects of concentration camp imprisonment. International Psychiatry Clinics 8:205215, 1971 Elam M, Yoat TP, Svensson TH: Hypercapnia and hypoxia: chemoreceptor-mediated control of locus ceruleus neurons and splanchnic, sympathetic nerves. Brain Res 222:373381, 1981 Embry CK: Psychotherapeutic interventions in chronic posttraumatic. stress disorder, in Posttraumatic Stress Disorder: Etiology, Phenomenology, and Treatment. Edited by Wolf ME, Mosnaim AD. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1990, pp 226236 Erikson K: Everything in Its Path: Destruction of Communality in the Buffalo Creek Flood. New York, Simon & Schuster, 1976 Evans L, Kenardy J, Schneider P, et al: Effect of a selective serotonin reuptake inhibitor in agoraphobia with panic attacks: a double-blind comparison of zimelidine, imipramine and placebo. Acta Psychiatr Scand 73:4953, 1986 Fairbank TA, Keane TM: Flooding for combat-related stress disorders: assessment of anxiety reduction across traumatic memories. Behavior Therapy 13:499510, 1982 Fallon BA, Campeas R, Schneier FR, et al: Open trial of intravenous clomipramine in five treatment-refractory patients with obsessive-compulsive disorder. Journal of Neuropsychiatry and Clinical Neurosciences 4:7075, 1992 Faravelli C, Pallanti S: Recent life events and panic disorder. Am J Psychiatry 146:622-626, 1989 * Faravelli C, Pallanti S, Biondi F et al: Onset of panic disorder. . Am J Psychiatry 146:6, june827-828, 1992
*Ferguson: Kişilik bozuklukları. Teşhis ve tedavide güncel yaklaşımlar. Psikiyatri. Editör:Neil Holden. Yayına Hazırlayan:Doç. Dr. Mine Özmen. Sayfa:14-15 Bonus Yayıncılık. İstanbul. 1998 *Fidaner H, Tunca Z, Cimilli C: Panik bozukluğunda atakların klinik özellikleri: Q yöntemi ile bir çalışma. Türk Psikiyatri Dergisi 1998; 9(4):277-283 Flament MF, Rapoport JL, Berg CJ, et al: Clomipramine treatment of childhood obsessive-compulsive disorder: a double-blind controlled study. Arch Gen Psychiatry 42:977983, 1985 Flament MF, Rapoport JL, Murphy DL, et al: Biochemical changes during clomipramine treatment of childhood obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 44:219225, 1987 Flescher J: A dualistic viewpoint on anxiety. J Am Psychoanal Assoc 3:415446, 1955 Flor-Henry P: The obsessive-compulsive syndrome, in Cerebral Basis of Psychopathology. Edited by Flor-Henry P. Boston, MA, John Coright, 1983, pp 301311 Flor-Henry P, Yeudall LT, Koles ZJ, et al: Neuropsychological and power spectral EEG investigations of the obsessive-compulsive syndrome. Biol Psychiatry 14:119130, 1979 Foa EB, Steketee G, Grayson JB, et al: Deliberate exposure and blocking of obsessive-compulsive rituals: immediate and long-term effects. Behavior Therapy 15:450472, 1984 Frank JB, Kosten TR, Giller EL Jr, et al: A randomized clinical trial of phenelzine and imipramine for posttraumatic stress disorder. Am J Psychiatry 145:12891291, 1988 Free NK, Winget CN, and Whitman RM: Separation Anxiety in panic disorder. Am J Psychiatry 150:4, 595-599 April 1993. Freud S: On the grounds for detaching a particular syndrome from neurasthenia under the description "anxiety neurosis" (1895a[1894]), in The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Vol 3. Translated and edited by Strachey J. London, Hogarth Press, 1962, pp 85117 Freud S: Obsessions and phobias (1895b[1894]), in The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Vol 3. Translated and edited by Strachey J. London, Hogarth Press, 1962, pp 6984 Freud S: Analysis of a phobia in a five-year-old boy (1909), in The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Vol 10. Translated and edited by Strachey J. London, Hogarth Press, 1955, pp 1149 Freud S: The disposition to obsessional neurosis: a contribution to the problem of choice of neurosis (1913), in The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Vol 12. Translated and edited by Strachey J. London, Hogarth Press, 1958, pp 311326 Freud S: Introduction to Psychoanalysis and the War Neuroses (1919), in The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Vol 17. Translated and edited by Stratchey J. London, Hogarth Press, 1955, pp 205215 Freud S: Inhibitions, symptoms and anxiety (1926), in The Standard Editon of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Vol 20. Translated and edited by Strachey J. London, Hogarth Press, 1959, pp 75175 Frohlich ED, Tarazi KC, Duston HP: Hyperdynamic beta-adrenergic circulatory state. Arch Intern Med 123:17, 1969 Fyer AJ, Mannuzza S, Gallops MS, et al: Familial transmission of simple phobias and fears: a preliminary report. Arch Gen Psychiatry 47:252256, 1990 Gabbard GO: Psychodynamic Psychiatry in Clinical Practice. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1990 Gelernter CS, Uhde TW, Cimbolic P, et al: Cognitive-behavioral and pharmacological treatments of social phobia: a controlled study. Arch Gen Psychiatry 48:938945, 1991 Gillin JC: Stres, anksiyete ve uyku. Ataractica.Sayı:2. İstanbul, 1998 Gittelman-Klein R, Klein DF: Controlled imipramine treatment of school phobia. Arch Gen Psychiatry 25:204207, 1971 Gittelman-Klein R: Is panic disorder associated with childhood separation anxiety disorder. Clin Neuropharmacol., vol 18, suppl. 2.pp:7-14 1995 Gittleson NL: The effect of obsessions on depressive psychosis. Br J Psychiatry 112:253259, 1966 Gold M, Pottash AC, Sweeney DR, et al: Opiate withdrawal using clonidine. JAMA 243:343346, 1980 Goodman WK, Price LH, Rasmussen SA, et al: Efficacy of fluvoxamine in obsessive-compulsive disorder: a double-blind comparison with placebo. Arch Gen Psychiatry 46:3644, 1989 Goodman WK, McDougle CJ, Price LH, et al: Beyond the serotonin hypothesis: a role for dopamine in some forms of obsessive compulsive disorder? J Clin Psychiatry 51 (No 8, Suppl):3643, 1990a Goodman WK, Price LH, Delgado PL, et al: Specificity of serotonin reuptake inhibitors in the treatment of obsessive-compulsive disorder: comparison of fluvoxamine and desipramine. Arch Gen Psychiatry 47:577585, 1990b Goodwin DW, Guze SB, Robins E: Follow-up studies of obsessional neurosis. Arch Gen Psychiatry 20:182187, 1969 Gorman JM, Fyer AF, Gliklich J, et al: Effect of imipramine on prolapsed mitral valves of patients with panic disorder. Am J Psychiatry 138:977978, 1981 Gorman JM, Levy GF, Liebowitz MR, et al: Effect of acute b-adrenergic blockade on lactate-induced panic. Arch Gen Psychiatry 40:10791082, 1983 Gorman JM, Askanazi J, Liebowitz MR, et al: Response to hyperventilation in a group of patients with panic disorder. Am J Psychiatry 141:857861, 1984 Gorman JM, Liebowitz MR, Fyer AJ, et al: Lactate infusions in obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 142:864866, 1985 Gorman JM, Fyer MR, Goetz R, et al: Ventilatory physiology of patients with panic disorder. Arch Gen Psychiatry 45:3139, 1988 Gorman JM, Battista D, Goetz RR, et al: A comparison of sodium bicarbonate and sodium lactate infusion in the induction of panic attacks. Arch Gen Psychiatry 46:145150, 1989a Gorman JM, Liebowitz MR, Fyer AJ, et al: A neuroanatomical hypothesis for panic disorder. Am J Psychiatry 146:148161, 1989b Gottschalk LA, Stone WN, Gleser CG: Peripheral versus central mechanisms accounting for anti-anxiety effects of propranolol. Psychosom Med 36:4756, 1974 Grimshaw L: Obsessional disorder and neurological illness. J Neurol Neurosurg Psychiatry 27:229231, 1964 Hansenne M, Pitchot W, Ansseau M: The clonidine test in posttraumatic stress disorder (letter). Am J Psychiatry 148:810811, 1991 Hartley LR, Ungapen S, Davie I, et al: The effect of beta adrenergic blocking drugs on speakers' performance and memory. Br J Psychiatry 142:512517, 1983 Heimberg RG, Dodge CS, Hope DA, et al: Cognitive behavioral group treatment for social phobia: comparison with a credible placebo control. Cognitive Therapy and Research 14:123, 1990a Heimberg RG, Hope DA, Dodge CS, et al: DSM-III-R subtypes of social phobia: comparison of generalized social phobics and public speaking phobics. J Nerv Ment Dis 178:172179, 1990b Helzer JE, Robins LN, McEvoy L: Post-traumatic stress disorder in the general population: findings of the Epidemiologic Catchment Area survey. N Engl J Med 317:16301634, 1987 Herman JL, van der Kolk BA: Traumatic antecedents of borderline personality disorder, in Psychological Trauma. Edited by van der Kolk BA. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1987, pp 111126 Herman JL, Perry JC, van der Kolk BA: Childhood trauma in borderline personality disorder. Am J Psychiatry 146:490495, 1989 Hewlett WA, Vinogradov S, Agras WS: Clonazepam treatment of obsessions and compulsions. J Clin Psychiatry 51:158161, 1990 Himle JA, Crystal D, Curtis GC, et al: Mode of onset of simple phobia subtypes: further evidence of heterogeneity. Psychiatry Res 36:3743, 1991 Hindmarch I: Kognisyon ve anksiyete: anti-anksiyete ilaçların kognitif etkileri. Ataractica. Sayı:3 İstanbul, 1998. Hoehn-Saric R, Merchant AF, Keyser ML, et al: Effects of clonidine on anxiety disorders. Arch Gen Psychiatry 38:12781282, 1981 Hoehn-Saric R, McLeod DR, Zimmerli WD: Differential effects of alprazolam and imipramine in generalized anxiety disorder: somatic versus psychic symptoms. J Clin Psychiatry 49:293301, 1988 Hogben GL, Cornfield RB: Treatment of traumatic war neurosis with phenelzine. Arch Gen Psychiatry 38:440445, 1981 *Hohagen F, Winkelmann G, Rasche-Rauchle H et al: Combination of behaviour therapy with fluvoxamine in comparison with behaviour therapy and plasebo.British journal of psychiatry Hollander E, Liebowitz MR, Gorman JM, et al: Cortisol and sodium lactateinduced panic. Arch Gen Psychiatry 46:135140, 1989 Hollander E, DeCaria CM, Schneier FR, et al: Fenfluramine augmentation of serotonin reuptake blockade antiobsessional treatment. J Clin Psychiatry 51:119123, 1990a Hollander E, Schiffman E, Cohen B, et al: Signs of central nervous system dysfunction in obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 47:2732, 1990b Hollander E, DeCaria C, Gully R, et al: Effects of chronic fluoxetine treatment on behavioral and neuroendocrine responses to meta-chlorophenylpiperazine in obsessive-compulsive disorder. Psychiatry Res 36:117, 1991a Hollander E, DeCaria C, Nitescu A, et al: Noradrenergic function in obsessive-compulsive disorder: behavioral and neuroendocrine responses to clonidine and comparison to healthy controls. Psychiatry Res 37:161177, 1991b Hollander E, Liebowitz MR, Rosen WG: Neuropsychiatric and neuropsychological studies in obsessive-compulsive disorder, in The Psychobiology of Obsessive-Compulsive Disorder. Edited by Zohar J, Insel T, Rasmussen S. New York, Springer, 1991c, pp 126145 Hollander E, Mullen L, DeCaria CM, et al: Obsessive-compulsive disorder, depression, and fluoxetine. J Clin Psychiatry 52:418422, 1991d Hollander E, DeCaria CM, Nitescu A, et al: Serotonergic function in obsessive-compulsive disorder: behavioral and neuroendocrine responses to oral m-chlorophenylpiperazine and fenfluramine in patients and healthy volunteers. Arch Gen Psychiatry 49:2128, 1992 Hollingsworth CE, Tanguay PE, Grossman L, et al: Long-term outcome of obsessive-compulsive disorder in childhood. Journal of the American Academy of Child Psychiatry 19:134144, 1980 Horowitz MJ: Stress-Response Syndromes. New York, Jason Aronson, 1976 Horowitz MJ, Wilner N, Kaltreider N, et al: Signs and symptoms of posttraumatic stress disorders. Arch Gen Psychiatry 37:8892, 1980 Insel TR, Gillin JC, Moore A, et al: The sleep of patients with obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 39:13721377, 1982 Insel TR, Murphy DL, Cohen RM, et al: Obsessive-compulsive disorder: a double-blind trial of clomipramine and clorgyline. Arch Gen Psychiatry 40:605612, 1983 Insel TR, Mueller EA, Gillin JC, et al: Biological markers in obsessive-compulsive and affective disorders. J Psychiatr Res 18:407423, 1984 Insel TR, Mueller EA, Alterman I, et al: Obsessive-compulsive disorder and serotonin: is there a connection? Biol Psychiatry 20:11741188, 1985 James IM, Griffith DNW, Pearson RM, et al: Effect of oxprenolol on stage-fright in musicians. Lancet 2:952954, 1977 James IM, Borgoyne W, Savage IT: Effect of pindolol on stress-related disturbances of musical performance: preliminary communication. J R Soc Med 76:194196, 1983 Janet P: Les Obsessions et la Psychasthenie, 2nd Edition. Paris, Bailliere, 1908 Jenike MA, Buttolph L, Baer L, et al: Open trial of fluoxetine in obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 146:909911, 1989 Jenike MA, Baer L, Summergrad P, et al: Sertraline in obsessive-compulsive disorder: a double-blind comparison with placebo. Am J Psychiatry 147:923928, 1990a Jenike MA, Hyman S, Baer L, et al: A controlled trial of fluvoxamine in obsessive-compulsive disorder: implications for a serotonergic theory. Am J Psychiatry 147:12091215, 1990b Jenike MA, Baer L, Ballantine HT, et al: Cingulotomy for refractory obsessive-compulsive disorder: a long-term follow-up of 33 patients. Arch Gen Psychiatry 48:548555, 1991a Jenike MA, Baer L, Buttolph L, et al: Buspirone augmentation of fluoxetine in patients with obsessive-compulsive disorder. J Clin Psychiatry 52:1314, 1991b *Johnson J, Weissman MM, Klerman GL: Panic disorder, comorbidity, and suicide attempts. Arch Gen Psychiatry 47:805-808, 1990 Johnstone EC, Owens DG, Frith CD, et al: Neurotic illness and its response to anxiolytic and antidepressant treatment. Psychol Med 10:231328, 1980 Judd LL: Genel popülasyonda yaygın anksiyete bozukluğunun epidemiyolojisi ve sosyal sonuçları. Ataractica. Sayı:2 istanbul, 1998. Kahn RJ, McNair DM, Lipman RS, et al: Imipramine and chlordiazepoxide in depressive and anxiety disorders, II: efficacy in anxious outpatients. Arch Gen Psychiatry 43:7985, 1986 *Kantor JS, Zitrin CM and Zeldis SM: Mitral valve prolapse syndrome in agoraphobic patients. Copyright 1980 American Psychiatric Association 0002-953X/80/04/0467/03/ Kardiner A: Traumatic neurosis of war, in American Handbook of Psychiatry, Vol 1. Edited by Arieti S. New York, Basic Books, 1959, pp 245257 Karno M, Golding JM, Sorenson SB, et al: The epidemiology of obsessive-compulsive disorder in five US communities. Arch Gen Psychiatry 45:10941099, 1988 *Katerndahl DA, and Realini JP: Lifetime prevalence of panic states. Am J Psyciatry 150:2, 246-249, february 1993. *Katon W, Lin E, Korff MV et al: Somatization: a spectrum severitiy. Am J Psyciatry 148:1, 34-40, jenuary 1991. *Katzelnich DJ, Kobak KA, Greist JH, et al: Sertraline for social phobia: A double-blind, placebo-controlled crossover study. Am J Psyciatry 152:9, 1368-1371, september 1995. Kauffman CD, Reist C, Djenderedjian A, et al: Biological markers of affective disorders and posttraumatic stress disorder: a pilot study with desipramine. J Clin Psychiatry 48:366367, 1987 Kehl PA, Marks IM: Neurological factors in obsessive-compulsive disorder: two case reports and a review of the literature. Br J Psychiatry 149:315319, 1986 Kelly DD: The role of endorphins in stress-induced analgesia. Ann N Y Acad Sci 398:260271, 1982 Kenardy J, Fried L, Kraemer HC, et al: Psychological precursors of panic attacks. Br J Psychiatry 160:668-673, 1992
Kendler KS, Neale MC, Kessler RC, et al: Generalized anxiety disorder in women: a population-based twin study. Arch Gen Psychiatry 49:267272, 1992a Kendler KS, Neale MC, Kessler RC, et al: The genetic epidemiology of phobias in women: the interrelationship of agoraphobia, social phobia, situational phobia, and simple phobia. Arch Gen Psychiatry 49:273281, 1992b Kinzie JD, Leung P: Clonidine in Cambodian patients with posttraumatic stress disorder. J Nerv Ment Dis 177:546550, 1989 Kleber RJ: A double-blind comparative study of desipramine hydrochloride and diazepam in the control of mixed anxiety/depression symptomatology. J Clin Psychiatry 40:165170, 1979 Klein DF: Delineation of two drug responsive anxiety syndromes. Psychopharmacologia 5:397408, 1964 Klein DF: Anxiety reconceptualized, in Anxiety: New Research and Changing Concepts. Edited by Klein DF, Rabkin JG. New York, Raven Press, 1981, pp 235263 Klein DF: False suffocation alarms, spontaneous panics, and related conditions: an integrative hypothesis. Arch Gen Psychiatry 50:306317, 1993 *Klein DF: Treatment of panic disorder, agoraphobia, and social phobia. Clin Neuropharmacol., vol 18, suppl. 2.pp:45-51 1995 *Klein DF, Zitrin CM, Woerner MG, et al: Treatment of phobias, II: behavior therapy and supportive psychotherapy: are there any specific ingredients? Arch Gen Psychiatry 40:139145, 1983 Klein M: A contribution to the theory of anxiety and guilt. Int J Psychoanal 29:114123, 1948 Knesevich JW: Successful treatment of obsessive-compulsive disorder with clonidine hydrochloride. Am J Psychiatry 139:364365, 1982 Kolb LC: A neuropsychological hypothesis explaining posttraumatic stress disorders. Am J Psychiatry 144:989995, 1987 Kolb LC, Burris BC, Griffiths S: Propranolol and clonidine in treatmen of the chronic post-traumatic stress disorders of war, in Post-Traumatic Stress Disorder: Psychological and Biological Sequelae. Edited by van der Kolk BA. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1984, pp 97105 Kosten TR, Mason JW, Giller EL, et al: Sustained urine norepinephrine and epinephrine elevation in PTSD. Psychoneuroendocrinology 12:1320, 1987 Krishnan G: Oxprenolol in the treatment of examination nerves. Scott Med J 36:4756, 1975 Krope P, Kohrs A, Ott H, et al: Evaluating mepindolol in a test model of examination anxiety in students. Pharmacopsychiatria 15:4147, 1982 Krystal H: Massive Psychic Trauma. New York, International Universities Press, 1968 *Kushner MG, Thomas AM, Bartels KM, et al: Panic disorder history in the families of patients with angiographically normal coronary arteries. Am J Psychiatry 149:1563-1567, november, 1992 Lader ML: Yaygın anksiyete bozukluğu tedavisinin doğası ve süresi. Ataractica. Sayı:4 İstanbul, 1998. Lecrubier Y:Sosyal fobinin epidemiyolojisi ve morbiditesi.10th ECNP,Vienna, Austria Uydu sempozyumu,13 Eylül 1997 Özetler, sayfa 3-6, Novartis, İstanbul, 1998 Lelliott P, Marks I, McNamee G, et al: Onset of panic disorder with agoraphobia: toward an integrated model. Arch Gen Psychiatry 46:10001004, 1989 Leonard HL, Swedo SE, Rapoport JL, et al: Treatment of obsessive-compulsive disorder with clomipramine and desipramine in children and adolescents: a double-blind crossover comparison. Arch Gen Psychiatry 46:10881092, 1989 *Lepine JP and Lellouch J: Diagnosis and epidemiology of agoraphobia and social phobia. Clin Neuropharmacol., vol 18, suppl. 2.pp:15-26 1995 Leonard HL, Swedo SE, Lenane MC, et al: A double-blind desipramine substitution during long-term clomipramine treatment in children and adolescents with obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 48:922927, 1991 Lesch KP, Hoh A, Disselkamp-Tietze J, et al: 5-Hydroxytryptamine1A receptor responsivity in obsessive-compulsive disorder: comparison of patients and controls. Arch Gen Psychiatry 48:540547, 1991 *Lesser IM, Lydiard RB, Antal E, et al: Alprazolam Plasma Concentrations and treatment response in panic disorder and agoraphobia. Am J Psychiatry 149:1556-1562, november, 1992 Lewin W: Selective leukotomy: a review, in Surgical Approaches in Psychiatry. Edited by Laitinen LV, Livingston K. UK, Medical and Technical Publishing Company, 1973, pp 6973 Liden S, Gottfries CG: Beta-blocking agents in the treatment of catecholamine-induced symptoms in musicians. Lancet 2:529, 1974 Liebowitz MR, Fyer AJ, McGrath P, et al: Clonidine treatment of panic disorder. Psychopharmcol Bull 17(3):122123, 1981 Liebowitz MR, Fyer AJ, Gorman JM, et al: Lactate provocation of panic attacks, I: clinical and behavioral findings. Arch Gen Psychiatry 41:764770, 1984a Liebowitz MR, Quitkin FM, Stewart JW, et al: Phenelzine v imipramine in atypical depression: a preliminary report. Arch Gen Psychiatry 41:669677, 1984b Liebowitz MR, Gorman JM, Fyer AJ, et al: Lactate provocation of panic attacks, II: biochemical and physiological findings. Arch Gen Psychiatry 42:709719, 1985a Liebowitz MR, Gorman JM, Fyer AJ, et al: Social phobia: review of a neglected anxiety disorder. Arch Gen Psychiatry 42:729736, 1985b Liebowitz MR, Hollander E, Schneier F, et al: Fluoxetine treatment of obsessive-compulsive disorder: an open clinical trial. J Clin Psychopharmacol 9:423427, 1989 Liebowitz MR, Schneier F, Campeas R, et al: Phenelzine vs atenolol in social phobia: a placebo-controlled comparison. Arch Gen Psychiatry 49:290300, 1992 Lindy JD, Grace MC, Green BL: Building a conceptual bridge between civilian trauma and war trauma: preliminary psychological findings from a clinical sample of Vietnam veterans, in Post-Traumatic Stress Disorder: Psychological and Biological Sequelae. Edited by van der Kolk BA. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1984, pp 4457 Lipper S: Carbamazepine in the treatment of posttraumatic stress disorder: implications for the kindling hypothesis, in Posttraumatic Stress Disorder: Etiology, Phenomenology, and Treatment. Edited by Wolf ME, Mosnaim AD. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1990, pp 184203 Lipper S, Davidson JRT, Grady TA, et al: Preliminary study of carbamazepine in post-traumatic stress disorder. Psychosomatics 27:849854, 1986 Lum LC: Hyperventilation and anxiety states. J R Soc Med 74:14, 1981 Luxenberg JS, Swedo SE, Flament MF, et al: Neuroanatomical abnormalities in obsessive-compulsive disorder detected with quantitative X-ray computed tomography. Am J Psychiatry 145:10891093, 1988 Lydiard RB: Sosyal fobi tedavisinin gözden geçirilmesi. 10th ECNP,Vienna, Austria Uydu sempozyumu,13 Eylül 1997 Özetler, sayfa 3-6, Novartis, İstanbul, 1998 Maier SF, Seligman ME: Learned helplessness: theory and evidence. J Exp Psychol 105:346, 1976 Maier SF, Dovies S, Gran JW: Opiate antagonists and long-term analgesic reaction induced by inescapable shock in rats. Journal of Comparative and Physiological Psychology 94:11721183, 1980 Markowitz JS, Weissman MM, Ouellette R, et al: Quality of life in panic disorder. Arch Gen Psychiatry 46:984992, 1989 Marks IM: Fears and Phobias. New York, Academic, 1969 Marks IM, Gelder MG: Different ages on onset in varieties of phobia. AmJ Psychiatry 123:218221, 1966 Marks IM, Hodgson R, Rachman S: Treatment of chronic obsessive-compulsive neurosis by in vivo exposure: a two-year follow-up and issues in treatment. Br J Psychiatry 127:349364, 1975 Marks IM, Stern RS, Mawson D, et al: Clomipramine and exposure for obsessive-compulsive rituals, I. Br J Psychiatry 136:125, 1980 Marks IM, Gray S, Cohen D, et al: Imipramine and brief therapist-aided exposure in agoraphobics having self-exposure homework. Arch Gen Psychiatry 40:153162, 1983 Marks IM, Lelliott P, Basoglu M, et al: Clomipramine, self-exposure and therapist-aided exposure for obsessive-compulsive rituals. Br J Psychiatry 152:522534, 1988 Marks IM, Swinson R P, Basoglu M, et al: Alprazolam and exposure alone and combined in panic disorder with agoraphobia. Acontrolled study in london and Toronto. Br J Psychiatry 162:776-787, 1993 Marshall JR: The treatment of night terrors associated with posttraumatic syndrome. Am J Psychiatry 132:293295, 1975 Mason JW, Giller EL, Kosten TR, et al: Urinary free-cortisol levels in posttraumatic stress disorder patients. J Nerv Ment Dis 174:145149, 1986 Mason JW, Giller EL, Kosten TR, et al: Elevation of urinary norepinephrine/cortisol ratio in posttraumatic stress disorder. J Nerv Ment Dis 176:498502, 1988 Mason ST, Fibiger HC: Anxiety: the locus ceruleus disconnection. Life Sci 25:21412147, 1979 Mattes J: More on panic disorder and mitral valve prolapse (letter). Am J Psychiatry 138:1130, 1981 Mattick RP, Peters L, Clarke JC: Exposure and cognitive restructuring for social phobia: a controlled study. Behavior Therapy 20:323, 1989 Mavissakalian M, Michelson L: Agoraphobia: relative and combined effectiveness of therapist-assisted in vivo exposure and imipramine. J Clin Psychiatry 47:117122, 1986a Mavissakalian M, Michelson L: Two-year follow-up of exposure and imipramine treatment of agoraphobia. Am J Psychiatry 143:11061112, 1986b Mavissakalian M, Perel JM: Imipramine dose-response relationship in panic disorder with agoraphobia: preliminary findings. Arch Gen Psychiatry 46:127131, 1989 Mavissakalian M, Perel JM: Clinical experiments in maintenance and discontinuation of imipramine therapy in panic disorder with agoraphobia. Arch Gen Psychiatry 49:318323, 1992 Mavissakalian M, Perel JM, Bowler K, et al: Trazodone in the treatment of panic disorder and agoraphobia with panic attacks. Am J Psychiatry 144:785787, 1987 McDougle CJ, Goodman WK, Price LH, et al: Neuroleptic addition in fluvoxamine-refractory obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 147:652654, 1990 McDougle CJ, Southwick SM, Charney DS, et al: An open trial of fluoxetine in the treatment of posttraumatic stress disorder. J Clin Psychopharmacol 11:325327, 1991 McFarlane AC: The aetiology of post-traumatic morbidity: predisposing, precipitating and perpetuating factors. Br J Psychiatry 154:221228, 1989 McFarlane AC: Vulnerability to posttraumatic stress disorder, in Posttraumatic Stress Disorder: Etiology, Phenomenology, and Treatment. Edited by Wolf ME, Mosnaim AD. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1990, pp 220 McKeon J, McGuffin P, Robinson P: Obsessive-compulsive neurosis following head injury: a report of four cases. Br J Psychiatry 144:190192, 1984 McNair DM, Kahn RJ: Imipramine compared with a benzodiazepine for agoraphobia, in Anxiety: New Research and Changing Concepts. Edited by Klein DF, Rabkin JG. New York, Raven, 1981, pp 6980 Michels R, Frances A, Shear MK: Psychodynamic models of anxiety, in Anxiety and the Anxiety Disorders. Edited by Tuma AH, Maser JD. Hillsdale, NJ, Lawrence Erlbaum, 1985, pp 595618 Michelson L, Marchione K, Greenwald M, et al: Panic disorder: cognitive-behavioral treatment. Behav Res Ther 28:141151, 1990 Montogomery SA: Tanı ikilemleri ve sosyal fobiyi tedavi etme gereksinimi. 10th ECNP,Vienna, Austria Uydu sempozyumu,13 Eylül 1997 Özetler, sayfa 3-6, Novartis, İstanbul, 1998 Mountjoy CQ, Roth M, Garside RF, et al: A clinical trial of phenelzine in anxiety depressive and phobic neuroses. Br J Psychiatry 131:486492, 1977 Munjack DJ, Rebal R, Shaner R, et al: Imipramine versus propranolol for the treatment of panic attacks: a pilot study. Compr Psychiatry 26:8089, 1985 Nagy LM, Krystal JH, Woods SW, et al: Clinical and medication outcome after short-term alprazolam and behavioral group treatment in panic disorder: 2.5-year naturalistic follow-up study. Arch Gen Psychiatry 46:993999, 1989 Nemiah JC: A psychoanalytic view of phobias. Am J Psychoanal 41:115120, 1981 Nemiah JC: The psychodynamic view of anxiety: an historical approach, in Handbook of Anxiety, Vol 1. Edited by Roth M, Noyes R, Burrows GD. Amsterdam, Elsevier, 1988, pp 277303 Noyes R Jr, Clarkson C, Crow RR, et al: A family study of generalized anxiety disorder. Am J Psychiatry 144:10191024, 1987 Noyes R Jr, Garvey MJ, Cook BL: Follow-up study of patients with panic disorder and agoraphobia with panic attacks treated with tricyclic antidepressants. J Affect Disord 16:249257, 1989 Noyes R Jr, Reich JH, Christiansen J, et al: Outcome of panic disorder: relationship to diagnostic subtypes and comorbidity. Arch Gen Psychiatry 47:809818, 1990 Noyes R Jr, Reich JH, Suelzer M, et al: Personality traits associated with panic disorder: change associated with treatment. Compr Psychiatry 32:283294, 1991 Nutt DJ: Altered central a2-adrenoreceptor sensitivity in panic disorder. Arch Gen Psychiatry 46:165169, 1989 Nutt DJ, Glue P, Lawson C, et al: Flumazenil provocation of panic attacks: evidence for altered benzodiazepine receptor sensitivity in panic disorder. Arch Gen Psychiatry 47:917925, 1990 Ost LG: Age of onset of different phobias. J Abnorm Psychol 96:223229, 1987 *Öner N: Türkiyede Kullanılan Psikolojik Testler. Boğaziçi Üniversitesi Yayınları.. İstanbul, 1996. Pacella BL, Polatin P, Nagler SH: Clinical and EEG studies in obsessive-compulsive states. Am J Psychiatry 100:830838, 1944 Pato MT, Zohar-Kadouch R, Zohar J, et al: Return of symptoms after discontinuation of clomipramine in patients with obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 145:15211525, 1988 Pato MT, Pigott TA, Hill JL, et al: Controlled comparison of buspirone and clomipramine in obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 148:127129, 1991 Pauls DL, Towbin KE, Leckman JF, et al: Gilles de la Tourette's and obsessive-compulsive disorder: evidence supporting a genetic relationship. Arch Gen Psychiatry 43:11801182, 1986 Pavlov IP: Conditional Reflexes: An Investigation of the Physiological Activity of the Cerebral Cortex (1927). Edited by Anrep GV. New York, Bover, 1960 Pecknold JC, Swinson RP, Kuch K, et al: Alprazolam in panic disorder and agoraphobia: results from a multicenter trial, III: discontinuation effects. Arch Gen Psychiatry 45:429436, 1988 Perry BD, Giller EL Jr, Southwick SM: Altered plasma a2-adrenergic binding sites in posttraumatic stress disorder (letter). Am J Psychiatry 144:15111512, 1987 Perse TL, Greist JH, Jefferson JW, et al: Fluvoxamine treatment of obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 144:15431548, 1987 *Persons JB: Cognitive therapy in practice. A case formulation approach. W.W. Norton& Company New York, 1989. Pigott TA, Pato MT, Bernstein SE, et al: Controlled comparisons of clomipramine and fluoxetine in the treatment of obsessive-compulsive disorder: behavioral and biological results. Arch Gen Psychiatry 47:926932, 1990 Pigott TA, Pato MT, L'Heureux F, et al: A controlled comparison of adjuvant lithium carbonate or thyroid hormone in clomipramine-treated patients with obsessive-compulsive disorder. J Clin Psychopharmacol 11:242248, 1991 Pigott TA, Hill JL, L'Heureux, et al: A comparison of the behavioral effects of oral versus intravenous m-CPP administration in OCD patients and the effect of metergoline prior to iv m-CPP. Biol Psychiatry 33:314, 1993 Pitman RK, Orr SP, Forgue DF, et al: Psychophysiologic assessment of post-traumatic stress disorder imagery in Vietnam combat veterans. Arch Gen Psychiatry 44:970975, 1987 Pitman RK, van der Kolk BA, Orr SP, et al: Naloxone-reversible analgesic response to combat-related stimuli in posttraumatic stress disorder: a pilot study. Arch Gen Psychiatry 47:541544, 1990 Pitts FN, McClure JN: Lactate metabolism in anxiety neurosis. N Engl J Med 277:13291336, 1967 Quitkin F, Babkin J: Hidden psychiatric diagnosis in the alcoholic, in Alcoholism and Clinical Psychiatry. Edited by Soloman J, New York, Plenum, 1982, pp 129140 Rachman SJ, Hodgson RJ: Obsessions and Compulsions. Englewood Cliffs, NJ, Prentice-Hall, 1980 Rainey JM Jr, Pohl RB, Williams M, et al: A comparison of lactate and isoproterenol anxiety states. Psychopathology 17 (suppl 1):7482, 1984 Rainey JM Jr, Aleem A, Ortiz A, et al: Laboratory procedure for the inducement of flashbacks. Am J Psychiatry 144:13171319, 1987 Rani RS, Drummond LM: Obsesif Kompulsif Bozukluk. Teşhis ve tedavide güncel yaklaşımlar. Psikiyatri. Editör:Neil Holden. Yayına Hazırlayan:Doç. Dr. Mine Özmen. Sayfa:10-11 Bonus Yayıncılık. İstanbul. 1998 Rapoport J[L], Elkins R, Langer DH, et al: Childhood obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 138:15451554, 1981 Raskin M, Peeke HVS, Dickman W, et al: Panic and generalized anxiety disorders: developmental antecedents and precipitants. Arch Gen Psychiatry 39:687689, 1982 Rasmussen SA: Lithium and tryptophan augmentation in clomipramine-resistant obsessive-compulsive disorder. Am J Psychiatry 141:12831285, 1984 Rasmussen SA, Tsuang MT: Clinical characteristics and family history in DSM-III obsessive compulsive disorder. Am J Psychiatry 143:317322, 1986 Redmond DE Jr: New and old evidence for the involvement of a brain norepinephrine system in anxiety, in Phenomenology and Treatment of Anxiety. Edited by Fann WE, Karacan I, Pokorny AD, et al. New York, Spectrum, 1979, pp 153203 Regier DA, Boyd JH, Burke JD Jr, et al: One-month prevalence of mental disorders in the United States, based on five Epidemiologic Catchment Area sites. Arch Gen Psychiatry 45:977986, 1988 Reich J, Noyes R, Yates W: Anxiety symptoms distinguishing social phobia from panic and generalized anxiety disorders. J Nerv Ment Dis 176:510513, 1988 Reist C, Kauffmann CD, Haier RJ, et al: A controlled trial of desipramine in 18 men with posttraumatic stress disorder. Am J Psychiatry 146:513516, 1989 Rickels K: Benzodiazepin bağımlılığı: anlaşılması ve tedavisi. Ataractica sayı:4 İstanbul, 1998. Rickels K, Csanalosi I, Chung HR, et al: Amitriptyline in anxious-depressed outpatients: a controlled study. Am J Psychiatry 131:2530, 1974 Rickels K, Schweizer E, Csanalosi I, et al: Long-term treatment of anxiety and risk of withdrawal: prospective comparison of clorazepate and buspirone. Arch Gen Psychiatry 45:444450, 1988 Roy-Byrne PP, Cowley DS, Greenblatt DJ, et al: Reduced benzodiazepine sensitivity in panic disorder. Arch Gen Psychiatry 47:534538, 1990 Salkovskis PM, Jones DRO, Clark DM: Respiratory control in the treatment of panic attacks: replication and extension with concurrent measurement of behaviour and pCO2. Br J Psychiatry 148:526532, 1986 Salkovskis PM, Westbrook D: Behaviour therapy and obsessional ruminations: can failure be turned into success? Behav Res Ther 27:149160, 1989 Salzman L: Comments on the psychological treatment of obsessive-compulsive patients, in Obsessive-Compulsive Disorder: Psychological and Pharmacological Treatment. Edited by Mavissakalian M, Turner SM, Michelson L. New York, Plenum, 1985, pp 155165 Sanderson WC, Rapee RM, Barlow DH: The influence of an illusion of control on panic attacks induced via inhalation of 5.5% carbon dioxideenriched air. Arch Gen Psychiatry 46:157162, 1989 *Savrun M: Mitral valv prolapsuslu hastalarda panik bozukluğu sıklığı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Yayınlanmamış Uzmanlık Tezi. İstanbul, 1994. Schilder P: The organic background of obsessions and compulsions. Am J Psychiatry 94:13971416, 1938 Schneier FR, Johnson J, Hornig CD, et al: Social phobia: comorbidity and morbidity in an epidemiologic sample. Arch Gen Psychiatry 49:282288, 1992 Schweizer E, Rickels K, Lucki I: Resistance to the anti-anxiety effect of buspirone in patients with a history of benzodiazepine use. N Engl J Med 314:719720, 1986 Scott JP: Effects of psychotropic drugs on separation distress in dogs, in Proceedings of the IX Congress of Neuropsychopharmacology, Amsterdam, Exerpta Medica, 1975, pp 735745 Scrignar CB: Post-Traumatic Stress Disorder: Diagnosis, Treatment, and Legal Issues. New York, Praeger, 1984 Seligman ME: Phobias and preparedness. Behavior Therapy 2:307320, 1971 Shammas E: Controlled comparison of bromazepam, amitriptyline, and placebo in anxiety-depressive neurosis. Diseases of the Nervous System 38:201207, 1977 Shay J: Fluoxetine reduces explosiveness and elevates mood of Vietnam combat vets with PTSD. Journal of Traumatic Stress 5:97101, 1992 Sheehan DV, Ballenger J, Jacobsen G: Treatment of endogenous anxiety with phobic, hysterical, and hypochondriacal symptoms. Arch Gen Psychiatry 37:5159, 1980 Siever LJ, Insel TR, Jimerson DC, et al: Blunted growth hormone response to clonidine in obsessive-compulsive patients. Br J Psychiatry 142:184187, 1983 Silver JM, Sandberg DP, Hales RE, et al: New approaches in the pharmacotherapy of posttraumatic stress disorder. J Clin Psychiatry 51 (suppl 10):3338, 1990 Skolnick P, Paul SM: Benzodiazepine receptors in the central nerous system. Int Rev Neurobiol 23:103140, 1982 Smith MA, Davidson J, Ritchie JC, et al: The corticotropin releasing hormone test in patients with posttraumatic stress disorder. Biol Psychiatry 26:349355, 1989 Solyom C, Solyom K, LaPierre Y, et al: Phenelzine and exposure in the treatment of phobias. Biol Psychiatry 16:239247, 1981 Solyom L, Heseltine GFD, McClure DJ, et al: Behavior therapy versus drug therapy in the treatment of phobic neurosis. Can J Psychiatry 18:2532, 1973 *Sorias S, Saygılı R, Elbi H, ve ark. (1990) DSM III-R Yapılandırılmış Klinik Görüşmesi türkçe Versiyonu (SCID) kullanım kılavuzu. Ege Üniversitesi Yayınevi, İzmir. Southwick SM, Krystal JH, Charney DS: Yohimbine and m-chloro-phenyl-piperazine in PTSD, in New Research Program and Abstracts, 144th annual meeting of the American Psychiatric Association, NR348, 1991, pp 131132 Spiegel D, Cardeña E: Dissociative mechanisms in posttraumatic stress disorder, in Posttraumatic Stress Disorder: Etiology, Phenomenology, and Treatment. Edited by Wolf ME, Mosnaim AD. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1990, pp 2234 Starkman MN, Cameron OG, Nesse RM, et al: Peripheral catecholamine levels and the symptoms of anxiety: studies in patients with and without pheochromocytoma. Psychosom Med 52:129142, 1990 Stein MB: Sosyal Fobinin depresyon ve diğer anksiyete bozukluklarıyla birlikte görülmesi. 10th ECNP,Vienna, Austria Uydu sempozyumu,13 Eylül 1997 Özetler, sayfa 6-8, Novartis, İstanbul, 1998
Steketee GS, Foa EB, Grayson JB: Recent advances in the behavioral treatment of obsessive-compulsives. Arch Gen Psychiatry 39:13651371, 1982 Sunar B, Erengin Nurdan: Anksiyete bozukluklarının psikofarmakolojik tedavilerindeki yenilikler.Hipokrat 74:46-49, İstanbul , Ağustos, 1998. Suomi SJ, Seaman SF, Lewis JK, et al: Effects of imipramine treatment of separation-induced social disorders in rhesus monkeys. Arch Gen Psychiatry 35:321325, 1978 Swedo SE: Rituals and releasers: an ethological model of obsessive-compulsive disorder, in Obsessive-Compulsive Disorder in Children and Adolescents. Edited by Rapoport JL. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1989, pp 269288 Swedo SE, Rapoport JL, Cheslow DL, et al: Increased incidence of obsessive-compulsive symptoms in patients with Sydenham's chorea. Am J Psychiatry 146:246249, 1989a Swedo SE, Rapoport JL, Leonard H, et al: Obsessive-compulsive disorder in children and adolescents: clinical phenomenology of 70 consecutive cases. Arch Gen Psychiatry 46:335341, 1989b Swedo SE, Schapiro MB, Grady CL, et al: Cerebral glucose metabolism in childhood-onset obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 46:518523, 1989c Swedo SE, Leonard HL, Kruesi MJP, et al: Cerebrospinal fluid neurochemistry in children and adolescents with obsessive-compulsive disorder. Arch Gen Psychiatry 49:2936, 1992a Swedo SE, Pietrini P, Leonard HL, et al: Cerebral glucose metabolism in childhood-onset obsessive-compulsive disorder: revisualization during pharmacotherapy. Arch Gen Psychiatry 49:690694, 1992b Telch MJ, Agras WG, Taylor CM, et al: Combined pharmacological and behavioral treatment for agroaphobia. Behav Res Ther 23:325335, 1985 Thorén P, Åsberg M, Bertilsson L, et al: Clomipramine treatment of obsessive-compulsive disorder, II: biochemical aspects. Arch Gen Psychiatry 37:12891294, 1980a Thorén P, Åsberg M, Cronholm B, et al: Clomipramine treatment of obsessive-compulsive disorder, I: a controlled clinical trial. Arch Gen Psychiatry 37:12811285, 1980b. Tonguç D: Panik bozuklukta semptom dağılımı ve sosyodemografik faktörlerle ilişkisi. İstanbbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Yayınlanmamış Uzmanlık Tezi. İstanbul, 1994 Torgersen S: Genetic factors in anxiety disorders. Arch Gen Psychiatry 40:10851089, 1983 Towey J, Bruder G, Hollander E, et al: Endogenous event-related potentials in obsessive-compulsive disorder. Biol Psychiatry 28:9298, 1990 Tyrer P, Candy J, Kelly D: A study of the clinical effects of phenelzine and placebo in the treatment of phobic anxiety. Psychopharmacology (Berlin) 32:237254, 1973 Tyrer P: Panik ve yaygın anksiyete bozukluğu. Teşhis ve tedavide güncel yaklaşımlar. Psikiyatri. Editör:Neil Holden. Yayına Hazırlayan:Doç. Dr. Mine Özmen. Sayfa:12-13 Bonus Yayıncılık. İstanbul. 1998
Uhde TW, Stein MB, Vittone BJ, et al: Behavioral and physiologic effects of short-term and long-term administration of clonidine in panic disorder. Arch Gen Psychiatry 46:170177, 1989 van der Kolk BA: Psychopharmacological issues in posttraumatic stress disorder. Hosp Community Psychiatry 34:683691, 1983 van der Kolk BA: The role of the group in the origin and resolution of the trauma response, in Psychological Trauma. Edited by van der Kolk BA. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1987a, pp 153171 van der Kolk BA: The separation cry and the trauma response: developmental issues in the psychobiology of attachment and separation, in Psychological Trauma. Edited by van der Kolk BA. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1987b, pp 3162 van der Kolk BA: The trauma spectrum: the interaction of biological and social events in the genesis of the trauma response. Journal of Traumatic Stress 1:273290, 1988 van der Kolk BA: The compulsion to repeat the trauma: reenactment, revictimization, and masochism. Psychiatr Clin North Am 12:389411, 1989 van der Kolk BA, Saporta J: The biological response to psychic trauma: mechanisms and treatment of intrusion and numbing. Anxiety Research 4:199212, 1991 van der Kolk BA, van der Hart O: Pierre Janet and the breakdown of adaptation in psychological trauma. Am J Psychiatry 146:15301540, 1989 van der Kolk BA, Boyd H, Krystal J, et al: Post-traumatic stress disorder as a biologically based disorder: implications of the animal model of inescapable shock, in Post-Traumatic Stress Disorder: Psychological and Biological Sequelae. Edited by van der Kolk BA. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1984, pp 123134 van der Kolk BA, Perry JC, Herman JL: Childhood origins of self-destructive behavior. Am J Psychiatry 148:16651671, 1991 Versiani M, Mundim FD, Nardi AE, et al: Tranylcypromine in social phobia. J Clin Psychopharmacol 8:279283, 1988 Warneke LB: Intravenous chlorimipramine in the treatment of obsessional disorder in adolescence: case report. J Clin Psychiatry 46:100103, 1985 Weissmann MM, Canino GJ, Greenwald S, et al: Current rates and symptom profiles of panic disorder in six cross-national studies. Clin Neuropharmacol., vol 18, suppl. 2.pp:1-6 1995 Weissmann MM, Leckman JF, Merikangas KR, et al: Depression and anxiety disorders in parents and children. Arch Gen Psychiatry 41:845852, 1984 Weissman MM, Markowitz JS, Ouellette R, et al: Panic disorder and cardiovascular/cerebrovascular problems: results from a community survey. Am J Psychiatry 147:15041508, 1990 Welner A, Reich T, Robins E, et al: Obsessive-compulsive neurosis: record, family, and follow-up studies. Compr Psychiatry 17:527539, 1976 Westphal K: Ueber Zwangsverstellungen [obsessional thoughts]. Arch Psychiatr Neurol 8:734750, 1878 Wise SP, Rapoport JL: Obsessive-compulsive disorder: is it a basal ganglia dysfunction?, in Obsessive-Compulsive Disorder in Children and Adolescents. Edited by Rapoport JL. Washington, DC, American Psychiatric Press, 1989, pp 327344 Wlazlo Z, Schroeder-Hartwig K, Hand I, et al: Exposure in vivo vs social skills training for social phobia: long-term outcome and differential effects. Behav Res Ther 28:181193, 1990 Wolf ME, Alavi A, Mosnaim AD: Posttraumatic stress disorder in Vietnam veterans, clinical and EEG findings: possible therapeutic effects of carbamazepine. Biol Psychiatry 23:642644, 1988 Woodruff R, Pitts FN Jr: Monozygotic twins with obsessional illness. Am J Psychiatry 120:10751080, 1964 Zitrin CM, Klein DF, Woerner MG: Treatment of agoraphobia with group exposure in vivo and imipramine. Arch Gen Psychiatry 37:6372, 1980 Zitrin CM, Klein DF, Woerner MG, et al: Treatment of phobias, I: comparison of imipramine hydrochloride and placebo. Arch Gen Psychiatry 40:125138, 1983 Zohar J, Insel TR: Obsessive-compulsive disorder: psychobiological approaches to diagnosis, treatment, and pathophysiology. Biol Psychiatry 22:667687, 1987 Zohar J, Mueller EA, Insel TR, et al: Serotonergic responsivity in obsessive-compulsive disorder: comparison of patients and healthy controls. Arch Gen Psychiatry 44:946951, 1987 Zohar J, Insel TR, Zohar-Kadouch RC, et al: Serotonergic responsivity in obsessive-compulsive disorder: effects of chronic clomipramine treatment. Arch Gen Psychiatry 45:167172, 1988
Bu makale “Ulusal Psikiyatri Kongresi ve Uluslar arası Kros-Kültürel Psikiyatri Uydu Sempozyumu 06-12 EYLÜL 1999 Trabzon TÜRKİYE özet kitabı Sayfa: 67. KTÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı, Türkiye Psikiyatri Derneği, Karadeniz Ruh Sağlığı Derneği”
Bu çalışma sözel bildiri olarak sunulmuştur.
[1] Azerbaycan Tıp Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi [2] Azerbaycan Tıp Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Duyurular |
| Makaleler |
| Yayınlarımız |
| Kitap Tanıtımları |
| Resim Galerisi |
| Katılımcı Ön Kayıt Formu |
| Eğitim Ön Kayıt Formu |
| Hipnoz nedir |
| Tıpta kullanım alanları |
| Diğer kullanım alanları |
| Psikiyatrik hastalıklar |
| Hastalıkların tedavisi |
| Medyada hipnoz |
| Sık sorulan sorular |
| Hipnoz Derneği Tüzüğü |
| Hipnoz Makaleleri |
| Bütüncül Psikoterapi Giriş İstanbul 2010 |
| Vamık Volkan Günleri I 2009 |
| Vamık Volkan Günleri II 2010 |
| Masterson Yaklaşımı Eğitimi I |