Güncelleme 12 Şubat 2006

Anasayfa

Merkez

Yayınlar

Faaliyetler

Site Haritası

İrtibat

Dr.Tahir Özakkaş

 

 

Yoğunlaştırılmış Terapi (Hücum Tedavisi)

Yurtdışında bir kısım klinisyenler tedavilerin etkilerini artırabilmek için bir takım yöntemler uygulamaktadırlar. Bunlardan dikkati çeken birisi de yoğunlaştırılmış terapi çalışmalarıdır. Bu tip uygulama yapan klinisyenler az sayıda hastayla yoğun bir şekilde çalışarak daha kısa sürede belirli hedeflere ulaşmayı amaçlamaktadırlar. Bu uygulama genellikle ciddi bazı ruhsal rahatsızlıklarda tercih edilmektedir. Özellikle ağır kişilik bozukluklarında (narsistik XE "narsistik"  borderline XE "borderline" ) ağır nevrotik tablolarda ve cinsel sapmalarda uygulanmaya çalışılmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde bir psikoterapi kültürü bulunduğundan ve bu kültürün toplumsal bir kabulü oluştuğundan hasta hekim ilişkilerinde çok ciddi bir sorun yaşanmamaktadır. Terapiste müracaat eden hasta şuurlu, bilgili ve amaçlı olarak gelmektedir. Nereye geldiğini, niçin geldiğini ve başına neler geleceğini genel anlamda değerlendirebilecek durumdadır. Dolayısıyla psiko-terapötik bir sürecin uzun süreli ve zahmetli yolculuğunda etaplar sabırla beklenir ve süreç tamamlanılmaya çalışılır. Çeşitli nedenlerle inkıtaya uğrayan terapi süreçleri hiç bir zorluk çekilmeden bir başka hekimle, bir başka kurumla devam edebilir. Hekimler arasında bu bir sorun değildir. Terapide süreklilik devam etmektedir. Tedavide bir noktaya gelmiş olan hasta o noktadan alınarak bir başka hekimle bir başka noktaya ulaştırılabilir.

Gelişmekte olan veya az gelişmiş olan ülkelerde tablo bu şekilde değildir. Ülkemize baktığımızda terapi açısından içler acısı bir manzara mevcuttur. Psikoterapi, ülkemizde hem hekimler hem de hastalar tarafından bilinmeyen veya çok az bilinen bir süreçtir. Ruhsal hastalıklara psikiyatrisler müdahale eder. Psikiyatrist demek ülkemizde nahoş bir tabir olan deli doktoru demektir. Bu durum, gelişmişlik düzeyimizin ilkelliğini gösteren dolaylı bir göstergedir. Beynimiz vücudumuzun diğer organları gibi bir organdır. Midemiz, böbreğimiz, kalbimiz rahatsızlandığında bunu etrafımızdaki insanlarla rahatlıkla paylaşabilir hatta sekonder kazançlar da elde edebiliriz. Ama organlarımızdan birisi olan beynimiz rahatsızlandığında bu, toplumsal kültür bağlamında çok kötü bir şeydir. Bireye, aileye, sülaleye ar getirecek bir haldir. Böyle bir durum nedeniyle rahatlıkla bir hekime gidilemez. Ancak çok zorunlu duruma düşüldüğünde, mecburiyetler halinde böyle bir yardım talep edilir. Bu durum da genellikle akıl hastalıklarının oluştuğu veya ağır duygu durum bozukluklarında söz konusudur. Onun dışındaki yüzlerce klinik tablo kaderine terk edilir. Bireyler problemlerini ve sıkıntılarını geleneksel bir takım yöntemlerle halletmeye çalışırlar. Toplum nezdinde ‘deli doktoruna giden deli’ damgası yemektense üfürükçüye, muskacıya, medyuma, mezar ziyaretine, kurşun dökmeye, nazar savuşturmaya yönelmek daha tercihe şayandır. Kimse bu tip eylemlerden dolayı bireyi kınamaz ve yargılamaz. Aynı birey sorunlarını halletmek için bir psikiyatriste müracaat etse diğer toplum üyeleri, onu bir nevi dışlayarak ona tuhaf tuhaf bakarlar.

Böyle bir toplumsal yapı içinde ülkemizin psikiyatristi, ilaç tedavisinin ötesinde bir psikoterapi yapmak ve uygulamak isteyebilmektedir. Bu nasıl mümkün olacaktır? Toplum böyle bir şeye hazır mıdır? Gördüğümüz kadarıyla ülkenin içindeki gelişmişlik düzeyinin ve entelektüel düzeyin farklılığına göre talep değişmektedir. Batı standartlarını yakalamış, entelektüel bir seviyeye ulaşmış belirli bölgelerde ve bireylerde böyle bir hizmete yönelik bilinçli bir talep ortaya çıkmaktadır. Bir grup insanda da ne olduğunu anlamadığı böyle bir süreci öykünme yoluyla, kitle iletişim araçlarının etkisiyle talep etmektedir. Bu grupta ise bu işin nasıl olacağı ile ilgili bilgi yetersizliği vardır. Hekim denen şahıs ya ameliyat eder ya da reçete yazarak sihirli ilaçlarıyla hastaları tedavi eder. Psikoterapi denen ve konuşarak sürdürülen bir tedavi şekli nasıl mümkün olabilmektedir! Onlar çevredekilerle sabahtan akşama kadar konuşmakta ve hiçbir fayda görmemektedir. Hekim ne yapacaktır da hasta fayda görecektir? Nasihat dersen, herkesin yaptığı budur. Telkin dersen, zaten onu bilmektedir. ‘Kafana takma’ yaklaşım tarzı ise hiçbir şeyi çözmemektedir. Böyle bir tablo içinde hekime gelen Türk insanı hekimden radikal çözüm beklemektedir.

Yirmi yıllık klinik uygulamalarımın sonucunda geçiş dönemindeki Türk toplumunun kültür yapısına uygun ve onların ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir tedavi programı yapılandırmaya çalıştım. Toplum belirli bir entelektüel seviyeye ulaşıncaya kadar, bu geçici dönemde bu tedavi programının işe yarayacağını gördüm. Bu tedavi programının özü Türk insanının temel beklentilerine cevap vermeye yöneliktir. İnsanımız kısa sürede bir takım değişimler beklemekte, ücretini ödediği tedavi programının işe yaradığına ve yarayabileceğine kısa sürede inanmak istemektedir. Beklemeye tahammülü yoktur. Uzun süreli haftalık görüşmelerle seyreden psikoterapi çalışmalarında ülkemizde ilk üç ayda tedaviyi terk etme oranı yüzde seksenleri aşmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde onon beş seviyesindedir. Hasta doğru yerde olduğundan, doğru şeyi yaptığından ve hastalığının orada düzeleceğinden emin olmak istemektedir. Bu da onun en doğal hakkıdır. Yoğunlaştırılmış bir terapi sürecinde bu taleplerinin gerçekleştirilebileceği gösterilir ve buna inandırılırsa, tedaviye olan inanç artmakta, tedavi işbirliği devam etmekte ve tedaviyi terk etme oranı çok azalmaktadır.

Hücum tedavisi ismini verdiğimiz ve toplam olarak 10–15 gün içinde bitirmeyi hedeflediğimiz, her biri 45’er dakika süren 40 seanstan oluşmak üzere yapılandırılmış bir programı uzun yıllardır uygulamaya koyduk. Bu programda her bir seansta yapılacak olanlar standardize edildi. Bu programın ilk on seansı derin hayat hikâyesi dinlemek ve formülasyon oluşturmakla geçirildi. İkinci on seansı psikiyatrik ön eğitim verilmesi olarak belirlendi. Üçüncü on seansında tedavi yöntemi ve stratejileri öğretildi. Son on saatinde öğrenilen tedavi stratejileri uygulamaya geçirildi. Hücum tedavisi bittiğinde hastanın zihninde her şey berraklaşmıştı. Belirsizlikten ve bilinmezlikten kaynaklanan yoğun kaygı, her şeyin netleştiği bir şablonda en asgariye indirilmişti. Bu durumda, hücum tedavisi sonucunda hastalar doğru yerde olduklarından, doğru şeyi yaptıklarından ve sonuca ulaşacaklarından emin olmaktadırlar. Özellikle anksiyete XE "anksiyete"  bozuklukları ve kişilik bozuklukları grubunda aldığımız hastalarımızda tedaviyi terk oranı yüzde beş ila on arasında olmuştur.

Hücum tedavisinin hemen ardından hastalarımıza altı aylık bir idame tedavisi öngörmekteyiz. Klinik tablonun şiddet derecesine göre haftalık görüşmelerin sıklığı belirlenmekte, iyileşme belirtileri çoğaldıkça görüşme sıklığı azaltılmaktadır. Esas hedefin altı ay sonunda hastalığı tamamen ortadan kaldırmak olduğu vurgulanmaktadır. Bazı klinik tablolarda tedavi üç ay gibi bir sürede biterken, bazı klinik tablolarda yıllara varan bir süreç işlemektedir. Altı aylık tedavi programını başarıyla bitiren hastalarımızdan iki yıl süreyle zaman zaman bizimle irtibata geçmeleri istenmekte ve iletişim kurulmaktadır. Bu şekilde verilen tedavinin kalıcılığının sürekli olup olmadığı incelenmektedir.

Bu hücum tedavisi içinde uyguladığımız ana psiko-terapötik yaklaşım, bütüncül psikoterapinin uygulanması şeklinde olmaktadır. Hücum tedavisi süreçlerinde, tedavi süreçlerinin etkinliğini göstermek ve kişideki değişimi belirleyebilmek için tüm tedavi süreçleri video kayıt sistemiyle sürdürülmektedir. Bu kayıtlar hastalarımıza belirli zaman diliminde seyrettirilerek kendi yapıları ile ilgili iç görü kazanmalarında büyük yarar sağlamaktadır. Böyle bir tedavi programı iç görü yönelimli ve eğitime dayalı olduğu için belirli bir eğitim seviyesi gerektirmektedir. Bizim uygulamalarımızda hücum tedavisini bitiren hastalarımız hemen grup tedavilerine alınmakta, bireysel beceriler ilk sosyal laboratuar olan grupta hayata geçirilmektedir.

Tedavi planı on günlük hücum tedavisi ve idame tedavisi olarak iki gruba ayrıldı. Hücum tedavisi günlük iki kez 60 dakikalık görüşmeleri içeriyordu. Bu görüşmelerin yarısı sabah, yarısı öğleden sonra uygulandı.

Hücum tedavisinin ve idame tedavisinin uygulandığı mekan özel olarak hazırlandı. Psikoterapi odası ses geçirme yönünden izole edildi. Yan odalardan içeri ses girmesi ve dışarı ses çıkması önlendi. Hastanın kendini psikoterapi odasında güven ve emniyet içinde hissetmesi sağlandı. Psikoterapi odasında üç koltuk, kütüphane, video kamere, kayıt cihazı, televizyon, kaset çalar mevcuttu. Psikoterapi odası zaman zaman ışıktan da izole ediliyor ve karanlık veya loş bir ortam sağlanıyordu. Aydınlatma uygun şekilde yapılmış ve istendiğinde ışığın şiddetini değiştirebilen cihazlarla donatılmıştı.

İmajinasyon ve Hipnotik Trans çalışmaları yapıldığında, hastanın oturduğu koltuk, elektrikli kumanda ile yatırılmakta ve hasta yatar vaziyete geçmekteydi.

Hücum tedavisine başlandığı gün hastanın tüm tedavisi video kamera ile VHS video kasetlere kaydedildi. Daha sonra, idame tedavisi de video kayıtlara alındı.

On günlük hücum tedavisinin içeriğinde davranışçı, bilişsel(kognitif) ve iç görü yönelimli (Insight oriented) psikoterapi yaklaşımları mevcuttu. Bu açıdan elastik ve eklektik bir uygulama yapıldı. Fobik ve Kompülsif hastalara davranışçı teknikler, panik ve anksiyeteli hastalara bilişsel teknikler ağırlıklı olarak uygulanırken, dinamik formülasyona uygunluk arz eden hastalarda iç görü yönelimli bir terapi yaklaşımı ağırlıkla uygulandı.

Hücum tedavisi süresince; teknik olarak interpersonel görüşme, imajinasyon, serbest çağrışım, fıkra aktarma, katatimik rüya görüntülemesi, hipnotik trans, rüya analizleri, günlük yazma ve yorumlanması uygulandı.

Hücum tedavisi içerisinde hastalara tedavi rasyoneli aktarılmakta, tedavileri ile ilgili teknikler öğretilmekte ve sorunlar karşısında nasıl davranabileceği, düşünebileceği ve yorumlayabileceği ile ilgili beceriler kazandırılmaktadır.

Hücum tedavisinde uygulanan davranışçı teknikler.

Davranış Hedefleri

Hastanın değiştirmek istediği belirli davranışlar. Örnekler: egzersiz, kontrol etme, el yıkama ve  ödev yapma dakikaları

Yüzleştirme:

Korkulan bir uyarıcı ile yüzleşme. Örnek: Obsesif-Kompülsif hastaya elleri kirli suya sokulduktan sonra el yıkamadan uzak durması istenir.

Cevap/Uyarıcı hiyerarşisi:

Yüzleşmede kullanılmak üzere en çok korkulandan en az korkulana tepki ve davranışlara doğru giden bir liste. Örnek: Hasta ve terapist, hastanın korktuğu durum ve davranışları en azdan en çok korkulana doğru listeler. Asansörden korkan hasta için “asansörü düşünme” en az olurken, “Çok yüksek bir binanın tepesine çıkan asansöre binme” en çok olur.

Modelleme:

Terapist istenilen tepkiyi kendi gösterir. Örnek: Terapist seansta uygun güçlü bir tepkiyi hastanın taklit etmesi için gösterir.

Taklit:

Hasta terapistin tepkisini kopyalar. Örnek: Hasta diğer kişide gözlediği davranışı kopyalar ve uygular.

Davranış provası:

Hasta terapi dışında uygulayacağı davranışı yapar. Örnek: Hastaya seansta patronuyla nasıl yüzleşeceğini gösterir.

Rahatlama Eğitimi:

Ardarda, değişik kas gruplarını, rahatlatma görüntülerini hayalleyerek, ağır nefes alarak rahatlama. Örnek: Terapist hastaya değişik kas gruplarını gittikçe gerip ve rahatlatacak, sonunda da bir rahatlama görüntüsüyle bitirecek şekilde rehberlik eder.

Aktivite Programı:

Aktiviteleri gün içinde zevk, yeterlilik, endişe, üzüntü, korku ve diğer hisler ve duygular şeklinde sıralayarak uygular. Örnek: Hasta saatlik bir programla ruh hallerini ve aktivitelerini belirler.

 Dereceli Görevler:

 Zevk ve yeterlilik yaratacak davranışları planlama ve uygulama. Genellikle bu davranışlar terapistin ve hastanın belirlediği bir ödül menüsünden seçilir. Örnek: Hasta depresyona girmeden evvel meşgul olduğu davranışları listeler ve bu aktiviteleri en az zordan en çok zora doğru yapmak için belirler.

Kendine güven Eğitimi:

Nasıl zevk ve öz-saygı yaratacak isteklerde bulunulacağının öğretimi. Örnek: Terapist hastaya bir diğer kişinin davranışlarında değişiklik yaratacak isteklerde nasıl bulunulacağını öğretir. Sonra hasta seans dışında güvenli tepkileri uygular.

İletişim Eğitimi:

Başkalarıyla konuşurken BEN cümlelerinin nasıl kullanılacağının eğitimi. Örnek: Terapist hastaya suçlayıcı olmayan BEN cümlelerini ve hastanın tercih ettiği doğrultudaki cümleleri öğretir.

Aktif Dinleme Eğitimi:

Araştırma, tekrarlama, empati yapma ve geçerli kılma eğitimi. Örnek: Hasta diğerlerinin duyguları, düşünceleri (araştırma) hakkında daha fazla bilgiyi istemeyi, “sen….diyorsun” şeklinde, duyduğunu tekrarlamayı, karşısındakinin duygularını, “sen kızgınsın çünkü…” şeklinde belirtmeyi ve karşısındakinin dediklerinde bir doğruluk payı bulmayı “sen …diyorsun, çünkü….” demeyi öğrenir.

Kendini Ödüllendirme:

İstenilen davranışları artırmak için kendini methetme ve güçlendirme. Örnek: Hasta kendini bazı somut, olumlu şeylerle (yiyecek, filim, hediye ya da iyi bir davranış) ya da olumlu cümlelerle “denediğim için kendimle gurur duyuyorum” şeklinde ödüllendirebilir

Hücum tedavisinde uygulanan bilişsel (Kognitif) teknikler.

Olumsuz düşünceleri belirleme:

Hasta depresyon, endişe ve sinirle ilgili düşünceleri belirler. Örnek: Hasta ne düşündüğünde kendini daha kötü hissettiğini bulabilir. “Başaramayacağımı düşündüğümde endişe duyuyorum.”

Düşüncedeki inancın ve düşünceye bağlı duyguların derecesini değerlendirmek:

Hasta negatif düşüncelerini (Ör. :üzgün, sinirli, hayal kırıklığına uğramış,) belirleyince hangi düşünce ile hangi duygunun birbirine bağlı olduğunu anlar. Sonra 0’dan 100’e kadar ne kadar “üzgün” olduğunu ve negatif düşüncesine ne kadar inandığını dereceler. Örnek: Ben , “Beni sevecek kimseyi bulamayacağım“ düşüncesine %85 derecesinde üzülüyorum ve buna %90 inanıyorum.

Negatif Düşünceyi Sınıflandırma:

Hasta düşünceyi, düşünceyle belirtilen düşünme bozukluğuyla sınıflandırır. Yani algılamadaki sistematik hatalarını fark eder.Bu hatalar; keyfi çıkarsama, falcılık yapma, düşünce okuma, yanlış niteleme, kötüye yorma,  özelleştirme, ya hep ya hiç şeklinde düşünme, abartama, bireyselleştirme, küçümseme,  olumlulara inanmama ve genelleme olabilir.

Eğer düşünce doğru ise bu ne demek?(Düşey iniş):

Terapist sorar, “Eğer düşüncen doğruysa bu sana ne ifade ediyor? Bu niçin bir problem? Ne olur “ Bu sorular her bir sorunun cevabı için sorulur. Örnek: “Eğer partide reddedilirsen, bunun senin için çekici olmadığın anlamına geldiğini söyledin. Eğer çekici olmazsan ne olur?

Altta Yatan Düşünce Nedir?:

Terapist hastanın altta yatan kurallarını inceler. Örneğin, hastanın “eğer-o zaman” ve “yapmalıyım” cümlelerini. Örneğin, “Eğer biri beni sevmezse, bu sevilecek biri değilim demektir.”

Düşüncenin maliyeti ve karı nedir?:

Terapist hastadan düşüncenin tüm avantaj ve dezavantajlarını listelemesini ve avantajlar ile dezavantajlar arasını yüz puana bölmesini ister. Bu hastanın düşünceyi değiştirmek için motivasyonuna yönelir.

Delil nedir?

Hasta düşüncesini destekleyen delilleri listeler. Deliller ne kadar ağırlıklıdır? Delillerin niteliği nedir.?

Olayı Perspektife (Yelpazeye) oturtmak:

Hastadan olayı 0’dan 100’e kadarlık yelpazede incelemesi istenir. Eğer olay gerçekleşirse ne olur. Ardından daha kötü ya da iyi ne olabilir. Eğer olay gerçekleşirse hala ne yapılabilir.?

Çifte-standart:

 Terapist hastaya “Bu standardı başkaları için de uygular mısınız? Neden, Neden Değil?”, diye sorar. 

Düşünce Hakkında Konuşma:

Terapist ve hasta, negatif düşünce aleyhinde söz alacak şekilde rol alırlar.  Roller değişebilir.

Bölgesel Analiz:

Hasta doğrulanmamış sonuçlara mı varıyordur? Örneğin: “Eğer sınavda başarılı olamazsam, ben kendim bir başarısızım.”

Alternatif bir Açıklama Var mı?:

Hastadan pek çok alternatif sebebi ve sonucu, özellikle daha az negatif alternatifi incelemesi istenir.

Çözülecek bir problem var mı?

Hasta düşüncesine bir problem çözücü olarak yaklaşıyor mu? Problem nedir? Amaç ne olacaktır? Hangi kaynaklar, bilgiler, beceriler ve hareketler ile ilgilidir.? Hasta problemi çözmek için ne gibi planlar düşünebilir?

Kabul:

Hastanın sabitlenmek ya da kavga etmekten çok, kabul etmeyi öğreneceği bir gerçek var mıdır?

 

 

 

HÜCUM TEDAVİSİ PROĞRAMI

1.Gün Sabah: Hastanın psikoterapi odasına alınması, video kayıt cihazının çalıştırılması ve hastanın anamnezinin kaydedilmesi. Bu süreç içerisinde hastadan psikiyatrik hikayesi alındı. Kimlik bilgileri, hastalık öncesi hikayesi, geçirdiği hastalıklar kaydedildi.  Anamnezinde; prenatal ve perinatal hikayesi, erken çocukluk dönemi (Doğumdan üç yaşına kadar), orta çocukluk dönemi (3-11 yaş arası ), geç çocukluk dönemi (Puberte ile ergenlik arası dönem), yetişkinlik dönemi, psikoseksüel gelişimi ve aile hikayesi alındı.

Geç çocukluk döneminde sosyal ilişkileri, okuldaki durumu, kognitif ve motor gelişimi , ruhsal ve fiziksel problemleri, cinsellikle ilgili tutum , davranış ve gelişimi sorgulandı. Yetişkinlik döneminde; iş hayatı, evlilik ve çevresi ile ilişkileri, eğitim ve öğretimdeki durumu, dini inançları, sosyal aktiviteleri, yaşadığı mekanın durumu ve özellikleri, yasalarla ilgili hikayesi öğrenildi.

Öğleden Sonra: Zihinsel Durum Muayenesi yapıldı. Zihinsel durum muayenesinde genel değerlendirmede; görünümü, davranış ve psikomotor aktivitesi, doktora karşı yaklaşımı değerlendirildi. Duygu durum ve affektleri açısından; hastanın duygu durumu, jest ve mimikleri, duygu durumun jest ve mimiklere uygunluğu incelendi. Konuşmanın yapısı, niteliği, içeriği, sürati değerlendirildi. Algılama ve kavramanın durumuna bakıldı. Düşüncenin şekil ve içerik açısından durumu incelendi. Daha sonra hastanın algılama ve bilişsel yetileri incelendi. Hastanın zekası, soyut düşünme yeteneği ve iç görü seviyesi değerlendirildi. Şuur seviyesi, oryantasyonu, hafızası, konsantrasyon ve dikkat yeteneği, okuma ve yazma kapasitesi, visuospatial algılaması, soyut düşünce durumu ve zekası kontrol edildi. Ayrıca hastanın dürtü kontrol durumu ve iç görü yeteneği değerlendirildi. Gerekli görülen hastalarda;  genel fizik muayene, nörolojik muayene, ilave psikiyatrik görüşme tekniklerinin uygulanması, laboratuar ve psikometrik testlerin uygulanması yapıldı.

2. Gün Sabah: Hasta hakkında düşünülen pozitif ve negatif bulgular listelendi. Tüm elde edilen verilerden yola çıkılarak bir hastalık formülasyonu oluşturuldu. Hastaya konan teşhis çerçevesinde psikodinamik bir formülasyon netleştirildi ve buna uygun bir tedavi planı yapılandırıldı.. Hasta hakkında düşünülen teşhisin ve psikodinamik formülasyonun doğruluğunu test etmek amacı ile  ileri soru ve incelemeler  yapıldı ve hataların önüne geçilmeye çalışıldı.

Öğleden Sonra: Hastanın bu formülasyon perspektifinde rahatsızlığının hangi anksiyete XE "anksiyete"  bozukluğu kümesine girdiğinin tespiti  yapıldı. Fobik, obsesif Kompülsif ve anksiyöz kümelerinde olan bu hastaların, anamnezlerinden elde edilen bilgiler çerçevesinde bozukluğun davranışsal, bilişsel ve psikodinamik ögelerinin neler olduğu ortaya kondu. Davranışsal ögeleri ağırlıklı olan hastalar için davranışçı bir yaklaşımla tedavi hedefleri geliştirildi ve tedavi planı oluşturuldu. Bilişsel çarpıtmaları ağırlıklı olan hastalar için buna uygun tedavi hedefleri ve stratejileri geliştirildi. Psikodinamik ağırlıklı bir formülasyon üzerinde duruluyor ise  iç görü yönelimli kısa dinamik psikoterapi hedefleri ve stratejilerinin tespiti yapıldı.

3. Gün Sabah: Hasta psikiyatrik bir ön eğitime alındı. Bu psikiyatrik eğitimde insanın biyopsikososyal gelişimi hastaya algılayabileceği seviyeden anlatıldı. Zihinsel yapının davranışlarını nasıl belirlediği anlatıldı. Davranışsal kalıpların ve beyindeki otomatik refleks cevapların nasıl oluştuğu örnekleri ile aktarıldı. Davranışsal açıdan normal ve patolojik davranışın nasıl öğrenildiği ve uygulandığı aktarıldı. Davranışsal hatalardaki sosyal öğrenme teorisi, modelleme ve genelleme gibi konular üzerinde duruldu. Bilişsel yeteneklerimizin gelişmesi ve algılarımızdaki sübjektivitenin etkisini göstermek amacı ile  sistematik hatalar hastalara tek tek  anlatıldı. Bunlar arasında ; seçicilik, aşırı genelleme, küçültme, abartma, ya hep ya hiç tarzında düşünme, bireyselleştirme ve keyfi çıkarsama üzerinde oldukça yoğun duruldu. Otomatik düşünceler ve bilinç dışı afonksiyonel şemaların ne olduğu ve nasıl çalıştığı anlatıldı. Düşünce ve duygulanım arasındaki etkileşme siklusunun nasıl bedensel yapımızı etkilediği ve otonom sinir sistemimizde ne tür etkilere yol açtığı aktarıldı.

Öğleden Sonra: Dinamik formülasyona uyan hastalara daha da ağırlıklı olmak üzere bebeğin psikoseksüel gelişimi aktarıldı. Psikoseksüel dönemdeki takıntıların ne tür ruhsal bozukluklara yol açabileceği hastaları izah edildi. Zihinsel yapımızın Freudiyen nazariye çerçevesinde id, ego ve süper ego ile bilinç, bilinç öncesi ve bilinçdışı kavramları basitleştirilerek anlatıldı. İd, ego ve süper ego’nun arasındaki dengenin nasıl sağlandığı ve bu denge bozukluklarında meydana gelen anksiyetenin temel nedenlerinin neler olabileceği aktarıldı. Ego’nun düzenleyici rolünün önemi ve bu rolünü yerine getirirken kullandığı savunma düzeneklerinin neler olduğu anlatıldı. Bozukluğun içgörürünün yakalanabilmesi açısından savunma düzeneklerinin nasıl çalıştığının hasta tarafından çok iyi bilinmeliydi. Bu nedenle tüm savunma düzenekleri hastaya örnekleri ile birlikte tek tek anlatıldı.

4. Gün Sabah: Hastaya verilen tüm bilgi ve eğitim materyalinin hastanın kendi hayatı ile ilişkilendirilmesi yapıldı. Hastanın kendi hayat hikayesinden alınan çarpıtmalar, otomatik düşünceler, davranışsal kalıplar, savunma düzenekleri hastanın tolere edebileceği seviyede aktarıldı. Hastanın yazmaya başladığı günlükleri ve getirdiği rüya materyalinin yorumu üzerinde duruldu. Hastaya ilk imajinasyon testleri yaptırıldı. İmajinasyonunun nasıl geliştireceği ve vücut rahatlamasının nasıl oluşturacağı ile ilgili teknik bilgiler verildi. Hastayı mayalamak amacı ile daha önce Dr. Tahir Özakkaş tarafından hazırlanmış olan bir hipnotik trans seansı videokaseti seyrettirildi. Bu hipnotik trans kasetinde; bilinç ve bilinçdışı kavramının ne olduğu, savunma düzeneklerinin nasıl çalıştığı, post hipnotik telkinlerin süjeler tarafından nasıl uygulandığı ve bu uygulamalarını bilinç seviyesinde nasıl izah ettiklerini, bilişsel çarpıtmaların nasıl çalıştığını bir objektif örnekle seyretme ve iç görü kazanma imkanına sahip oldular.

Öğleden Sonra: Hastalar geliştirdikleri imajinasyon çalışmaları ile hipnotik transa hazır hale getirildiler. Dr. Tahir Özakkaş tarafından hazırlanmış olan “Oto hipnoz ve Rahatlama” ses kaseti  dinlettirilerek hipnotik transa  alındılar. Hipnotik transa giremeyen hastaların dirençlerini yok etmek için yardımcı bir takım teknikler kullanılarak hastaların transa alınması sağlandı. Hastalar orta seviyede bir hipnotik trans konumunda muhafaza edildiler. Hastalar kataleptik vaziyette iken motor koordinasyonlarını kaybetmekte, ancak bilinçlerini hafif bir bulanıklıkla birlikte muhafaza ettiler. Bu hal bir nevi hipnogojik bir duruma benzemekteydi. Bu dönemde hastaların bir rüya görmeleri istendi. Rüyalar ya hekimin senaryolaştırdığı bir çerçevede  telkinle oluşturuldu ya da spontan oluşmasına izin verildi. Bu rüya içeriğinin yorumlanması ile bozukluğun bilinç dışı nedenleri veya etkili olan travmatik hadiselerin boyutları anlaşılmaya çalışıldı. Bu rüya içeriğinin trans boyunca yorumlanması ve bu yorumların doğruluğunun aynı anda rüya içeriğine müdahale ederek uygun olup olmadığı test edilmesi mümkündü. Bu durum tedavinin başında hekim tarafından yapılan formülasyonun geçerli olup olmadığını hekime geri  bildirim şeklinde bildiriyordu.

5. Gün Sabah: Hastanın günlüklerinin ve rüyalarının üzerinde duruldu. Hasta hipnotik transa alındı. Hipnotik transta standart imajların görülmesi temin edildi. Bu standart imajların durumu dikkatli bir şekilde not edildi. Standart imaj olarak orman, göl, akarsu, orman içinde bir ev, evdeki albüm, dağ, orman içinde antik bir şehir , antik şehrin yeraltındaki odaları hayal ettiriliyordu.  Bu imajlardan projektif bir test gibi istifade ediliyor ve sembolizasyonun analizi yapılıyordu. İmlajlardaki sağlıklı ögeler ve patolojik ögeler ayrıştırılıyordu. Patolojik ögeler konusundaki yargılar başka imajlarla kontrol ediliyor, doğruluğu onaylanırsa o imajları değiştirmeye yönelik telkin tedavisi ve yeni senaryolor ve yardımcı ego güçleri oluşturulmaya çalışılıyordu. Bu imajlarda ego güçleri arasındaki uyumsuzluklar ortaya konuluyor, bozukluğa neden olan ego güçleri hekimin de desteklemesi ile diğer ego güçleri tarafından zayıflatılıyor veya ortadan kaldırılıyordu. Fobik hastalar için fobik ortam ,bu hipnodrama da kontrollü olarak oluşturuluyor, hastanın birebir tepkilerini ve dirençlerini ölçmek mümkün oluyordu. Hipnodrama sayesinde hastalar fobik uyarana karşı güçlü ve kısa süre içerisinde desensitize edilmeye çalışılıyordu. Obsesif-Kompülsif hastalar için yüzleştirme ve cevap engelleme gibi davranışçı ve kognitif teknikler hipnotik trans altında hipinodrama ile mükerrer defalar yapıldı. Kişinin kompülsiyonlarını önleme gücü ve  obsesyonları ile baş etme yetenekleri bu şekildi artırıldı. Anksiyöz hastaların anksiyetelerini kontrol altına alabilmeleri için oto hipnoza girmeleri öğretildi. Hipnotik trans altında olumlu düşünce ve olumlu imajlarla duygu durumunu değiştirebilme ve bedensel değişiklikleri olumlu olarak yorumlayıp onları kontrol edebilme deneyimi kazandırıldı.

Öğleden Sonra:Hastanın sabah yapılan transı ile ilgili yorumlar yapılarak hastanın hastalığı ile ilgili bir iç görü kazanması temin edilmeye çalışıldı. Egosunun kaldıramayacağı çatışmalı yorumlardan kaçınıldı. Hasta hipnotik transa alındı. Standart imajlar verildi. Bu imajlardaki olumlu ve olumsuz değişiklikler irdelendi. Hastanın tedaviye yaklaşım tarzı ve tedaviden beklentileri ile ilgili imajların neler olduğu üzerinde duruldu. Tedaviye karşı negatif hisler, dirençler ile tedaviden aşırı beklentiler öncelikle fark edilerek gerekli önlemler alındı .Olayın rasyoneli tekrar tekrar aktarıldı. Hastanın spontan rüya görmesi için trans altında telkin yapıldı. Spontan rüya ile hastanın öncelikle dile getirmek istediği duyguları açığa çıkartıldı. Dinamik formülasyona uyan hastalara hipnotik trans altında hayat hikayeleri hipermnezik ve ekmnezik bir yaklaşımla tekrar anlattırıldı. Travmatik kaynaklara ulaşılmaya ve katarsis temin edilerek oluşmuş bilinçdışı negatif yüklenmenin boşaltılmasına çalışıldı. Katarsis temin edilen hastalarda büyük bir rahatlama olduğu gözlendi. Bu rahatlamadan yola çıkılarak bozukluğun tamamen yok edilebilmesi için travmatik kaynaklara ulaşmak ve nesne ilişkilerini tekrardan bugünkü düzlemde yeniden  kurmak için çalışmalar yapıldı. Bu çalışılmalarda yine hipnodramaya büyük ağırlık verildi.

6. Gün Sabah:Günlükler ve getirilen rüya materyali üzerinde duruldu. Bir gün önceden verilen ev ödevlerinin yapılıp yapılmadığı araştırıldı. Başarılamayanların nedenleri üzerinde duruldu. Bir gün önceki hipnodramadaki imajların uygun olanlarının yorumu yapıldı. Hastaya rüya analizleri ve sembol dili ile ilgili bilgiler verilerek rüyalarının analizi ve bilinç dışı çatışmalarının algılaması öğretildi. Hastalığın rasyoneli ve formülasyonu hasta ile birlikte gözden geçirildi. Hatalı veya yanlış bulunan ögeler üzerinde durularak yeniden yapılandırılmaya çalışıldı. Bu konuda hastanın aktif iş birliği sağlandı. Hastanın tedavisi ile ilgili yeni hedefler ve yeni stratejiler geliştirildi. Bu hedeflere ulaşmak için uygulanması gereken teknikler üzerinde dikkatli bir şekilde duruldu.

Öğleden Sonra: Hastanın gün ile ilgili yorumu dinlendi. Bir isteği olup olmadığı soruldu. Herhangi bir önerisi yoksa oto hipnoz tekniğini nasıl kullanacağı öğretildi. Tedavi odasında hekimin yanında kendi kendine hipnotik transa girmesi önerildi. Oto hipnozu başarıp başaramadığı gözlendi. Hatalı uygulamaları düzeltildi. Oto hipnoza girdikten sonra hipnodrama ve standart imajlar uygulandı. Standart imajlardaki değişime göre tedavi programı revize edildi. Hastanın durumuna göre hipnodrama içerisinde aktif yeni senaryolar oluşturularak hastanın bozukluğunu yenmesi için telkin ve motivasyonlar verildi.  Hasta transtan çıkartıldı gerekli ev ödevleri verildi ve gönderildi.

7. Gün Sabah: Hastanın günlüğü okundu, rüyaları dinlendi ve yorumları yapıldı. Hastanın tedaviye olan uyumundaki aksaklıklar üzerinde duruldu. Ortaya çıkan yoğun direnç mekanizmalarının ne olduğu , direnç mekanizmalarının nasıl çalıştığı ve hastalıktan doğan ikincil kazançların neler olduğu anlatıldı. Tedaviyi baltalayarak tedavinin başarısını engellemeye çalışan kimlik ögelerinin nasıl çalıştığı, bunlara karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiği ile ilgili bilgiler verildi. Hasta hipnotik transa alındı. Hipnotik transta standart imajlar uygulandı. Transta iken Dr. Tahir Özakkaş tarafından hazırlanan olumlu ve olumsuz ego güçlerinin çatışmasını simgeleyen “Tiyatro Sahnesi” isimli ses kaseti hastalara dinletilerek olumlu ego güçlerinin bu savaşı kazanması temin edilmeye çalışıldı.

Öğleden Sonra: Hastanın direnç mekanizmaları üzerinde duruldu. Hastanın rahatsızlığı nedeni ile  elde ettiği ikincil kazançları konusunda iç görü kazanması ve bunlardan vazgeçerek daha sağlıklı hedeflere yönelmesi temin edilmeye çalışıldı. Bilişsel-davranışsal tedavi tekniklerinin hangisinin daha yararlı olabildiği konusunda tartışma yapıldı. Zorlukların nasıl aşılacağı ve yeni hedeflere nasıl ulaşılacağı ile ilgili bilgiler verildi.Hastanın izolasyondan sıyrılarak duygularını daha rahat ifade edebilen ve paylaşabilen bir birey haline gelmesine yardımcı olundu.

8. Gün Sabah:Hastanın günlüğü okundu, rüyaları dinlendi ve yorumları yapıldı. Hastanın olumsuz düşüncelerinin neler olduğu ve bu olumsuz düşüncelerin otomatik olarak nasıl ortaya çıktığı üzerinde duruldu. Otomatik düşünceleri oluşturan daha altta duran afonksiyonel bilinçdışı şemaların neler olduğu üzerinde duruldu. Bu şemaların nerelerden kaynak aldığı ve niçin bunların tartışmaya açılmadığı ile ilgili sorgulama yapıldı. Bu şemalarla ilgili  iç görü kazandırılmaya çalışıldı. Hasta hipnotik transa alındı, Dr. Tahir Özakkaş tarafından hazırlanmış  "Olumsuz Düşünceleri Yok Etme" kaseti dinletilerek, olumsuz düşüncelerin imajla yok edilmesine ve olumlu ego güçlerini destek verilmeye çalışıldı.

Öğleden Sonra: Hastadan günün yorumu dinlendi ve iç görü kazandığı konuları aktarması istendi. Başarabildiklerini ve başaramadıklarını ifade etmesine imkan verildi. Başarısızlıkların üzerinde tartışma yapılarak çıkış yolları birlikte arandı. Hasta hipnotik transa alındı “Olumsuz düşünceleri yok etme “ ses kaseti dinlettirildi. Hasta transtan çıkartıldı. Ev ödevleri üzerinde tartışılarak ev ödevleri verildi.

9. Gün Sabah: Hastanın günlükleri okundu, rüyaları incelendi ve gerekli yorumlar yapıldı. Daha  önce doktor tarafından önemli görülmüş bulunan videokaset fragmanları hasta ile birlikte izlendi. Hata kendindeki değişimleri, bu kasetler vasıtası ile objektif olarak yakaladı. Farkına varamadığı davranış, tutum ve yaklaşımlarındaki olumsuz ve olumlu ögeleri tekrar değerlendirme imkanına kavuştu. Hayat hikayesini tekrar dinleyerek tekrardan yorumladı. Gereksiz ayrıntıları, anlatılmadan geçen ve saklanan ögeleri, bunların arkasındaki dinamik güçleri bizzat görmesi temin edildi. Değişik ego state’lerdeki tepkilerinin ve yaklaşımlarının farklılığını fark etmesi istendi. Hasta hipnotik trans altındaki kasetlerini de seyrederek aldığı eğitim ve bilgiler çerçevesinde o güne kadar doktor tarafından yapılmayan yorumları da yapma imkanını buldu. Bundan sonraki hayatında daha sağlıklı adımlar atması için bir takım çözüm anahtarlarını eline geçirdiğini, en azından hangi problem karşısında ne yapması gerektiğini öğrenmiş oldu

Öğleden Sonra: Hastadan günün yorumu dinlendi. Belirlenen videokasetlerin izlenmesine devam edildi. Bu video kasetler üzerinde yorumlama, iç görü  kazanma ve eleştirme gibi hususlar üzerinde durularak tespit edilen hedeflere ulaşılmaya çalışıldı.. Yeni bir kimliğin yeniden yapılandırılması ve restorasyonu için ego’nun sağlıklı ve rasyonel yapısından istifade edilmeye çalışıldı. Uzun vadeli sağlıklı hedefler ortaya konuldu.

10. Gün Sabah: Hatanın günlükleri okundu, rüyaları incelendi ve gerekli yorumlar yapıldı. Tedavi programı genel olarak gözden geçirildi. Nereden başlanıldığı nereye gelindiği tartışıldı. Yapılabilenler ve yapılamayanlar gözlendi. Tedavi strateji ve tekniklerinde eksik olup olmadığı tartışıldı. Eksik görülen hususların üzerinde bir kez daha duruldu. Hasta hipnotik transa alındı. Olumlu telkin ile egosu takviye edildi. Tiyatro Sahnesi ses kaseti tekrar dinletilerek olumsuz ego güçleri tamamen ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Öğleden Sonra: Hastaya hücum tedavisinin sonuna gelindiği hatırlatıldı. Bugüne kadar sürdürülen programda zihnine takılan konuları açık olarak sorması istendi. Program birlikte tekrar gözden geçirildi. İdame tedavisi ile ilgili yakın ve uzak hedefler ortaya konuldu. Yakın ve uzak hedefler için zaman sınırlaması konuldu.İdame tedavisinin başlangıçta haftada iki kez, daha sonra haftada bir kez, daha sonra iki haftada bir kez yapılmasına karar verildi. Video kasetlerden bazı fragmanlar izlendi. Hasta kısa sürede kendi kendine oto hipnoza girebildiğini ve burada kendine olumlu telkinler verebildiğini hekimine gösterdi. Hasta ev ödevleri   ve yapması gerekenlerle ilgili olarak bilgilendirilerek gönderildi. Gönderilmeden önce standart psikometrik testleri doldurması da istendi.

 

 

_________________________________ ______________________________________________________
Site Hakkında | Site Haritası | Telif Hakkı | Kullanım Esasları ve Sorumluluklar | Yardım | İrtibat
© 1998-2006 www.hipnoz.com - Her hakkı saklıdır.

Hit Counter