Yoğunlaştırılmış Terapi (Hücum Tedavisi)
Yurtdışında bir kısım klinisyenler
tedavilerin etkilerini artırabilmek için bir takım yöntemler
uygulamaktadırlar. Bunlardan dikkati çeken birisi de
yoğunlaştırılmış terapi çalışmalarıdır. Bu tip uygulama yapan
klinisyenler az sayıda hastayla yoğun bir şekilde çalışarak daha
kısa sürede belirli hedeflere ulaşmayı amaçlamaktadırlar. Bu
uygulama genellikle ciddi bazı ruhsal rahatsızlıklarda tercih
edilmektedir. Özellikle ağır kişilik bozukluklarında (narsistik XE
"narsistik" borderline XE "borderline" ) ağır nevrotik tablolarda
ve cinsel sapmalarda uygulanmaya çalışılmaktadır.
Gelişmiş
ülkelerde bir psikoterapi kültürü bulunduğundan ve bu kültürün
toplumsal bir kabulü oluştuğundan hasta hekim ilişkilerinde çok
ciddi bir sorun yaşanmamaktadır. Terapiste müracaat eden hasta
şuurlu, bilgili ve amaçlı olarak gelmektedir. Nereye geldiğini,
niçin geldiğini ve başına neler geleceğini genel anlamda
değerlendirebilecek durumdadır. Dolayısıyla psiko-terapötik bir
sürecin uzun süreli ve zahmetli yolculuğunda etaplar sabırla
beklenir ve süreç tamamlanılmaya çalışılır. Çeşitli nedenlerle
inkıtaya uğrayan terapi süreçleri hiç bir zorluk çekilmeden bir
başka hekimle, bir başka kurumla devam edebilir. Hekimler arasında
bu bir sorun değildir. Terapide süreklilik devam etmektedir.
Tedavide bir noktaya gelmiş olan hasta o noktadan alınarak bir başka
hekimle bir başka noktaya ulaştırılabilir.
Gelişmekte olan veya az gelişmiş olan ülkelerde tablo bu şekilde
değildir. Ülkemize baktığımızda terapi açısından içler acısı bir
manzara mevcuttur. Psikoterapi, ülkemizde hem hekimler hem de
hastalar tarafından bilinmeyen veya çok az bilinen bir süreçtir.
Ruhsal hastalıklara psikiyatrisler müdahale eder. Psikiyatrist demek
ülkemizde nahoş bir tabir olan deli doktoru demektir. Bu durum,
gelişmişlik düzeyimizin ilkelliğini gösteren dolaylı bir
göstergedir. Beynimiz vücudumuzun diğer organları gibi bir organdır.
Midemiz, böbreğimiz, kalbimiz rahatsızlandığında bunu etrafımızdaki
insanlarla rahatlıkla paylaşabilir hatta sekonder kazançlar da elde
edebiliriz. Ama organlarımızdan birisi olan beynimiz
rahatsızlandığında bu, toplumsal kültür bağlamında çok kötü bir
şeydir. Bireye, aileye, sülaleye ar getirecek bir haldir. Böyle bir
durum nedeniyle rahatlıkla bir hekime gidilemez. Ancak çok zorunlu
duruma düşüldüğünde, mecburiyetler halinde böyle bir yardım talep
edilir. Bu durum da genellikle akıl hastalıklarının oluştuğu veya
ağır duygu durum bozukluklarında söz konusudur. Onun dışındaki
yüzlerce klinik tablo kaderine terk edilir. Bireyler problemlerini
ve sıkıntılarını geleneksel bir takım yöntemlerle halletmeye
çalışırlar. Toplum nezdinde ‘deli doktoruna giden deli’ damgası
yemektense üfürükçüye, muskacıya, medyuma, mezar ziyaretine, kurşun
dökmeye, nazar savuşturmaya yönelmek daha tercihe şayandır. Kimse bu
tip eylemlerden dolayı bireyi kınamaz ve yargılamaz. Aynı birey
sorunlarını halletmek için bir psikiyatriste müracaat etse diğer
toplum üyeleri, onu bir nevi dışlayarak ona tuhaf tuhaf bakarlar.
Böyle bir
toplumsal yapı içinde ülkemizin psikiyatristi, ilaç tedavisinin
ötesinde bir psikoterapi yapmak ve uygulamak isteyebilmektedir. Bu
nasıl mümkün olacaktır? Toplum böyle bir şeye hazır mıdır?
Gördüğümüz kadarıyla ülkenin içindeki gelişmişlik düzeyinin ve
entelektüel düzeyin farklılığına göre talep değişmektedir. Batı
standartlarını yakalamış, entelektüel bir seviyeye ulaşmış belirli
bölgelerde ve bireylerde böyle bir hizmete yönelik bilinçli bir
talep ortaya çıkmaktadır. Bir grup insanda da ne olduğunu anlamadığı
böyle bir süreci öykünme yoluyla, kitle iletişim araçlarının
etkisiyle talep etmektedir. Bu grupta ise bu işin nasıl olacağı ile
ilgili bilgi yetersizliği vardır. Hekim denen şahıs ya ameliyat eder
ya da reçete yazarak sihirli ilaçlarıyla hastaları tedavi eder.
Psikoterapi denen ve konuşarak sürdürülen bir tedavi şekli nasıl
mümkün olabilmektedir! Onlar çevredekilerle sabahtan akşama kadar
konuşmakta ve hiçbir fayda görmemektedir. Hekim ne yapacaktır da
hasta fayda görecektir? Nasihat dersen, herkesin yaptığı budur.
Telkin dersen, zaten onu bilmektedir. ‘Kafana takma’ yaklaşım tarzı
ise hiçbir şeyi çözmemektedir. Böyle bir tablo içinde hekime gelen
Türk insanı hekimden radikal çözüm beklemektedir.
Yirmi
yıllık klinik uygulamalarımın sonucunda geçiş dönemindeki Türk
toplumunun kültür yapısına uygun ve onların ihtiyaçlarını
karşılayabilecek bir tedavi programı yapılandırmaya çalıştım. Toplum
belirli bir entelektüel seviyeye ulaşıncaya kadar, bu geçici dönemde
bu tedavi programının işe yarayacağını gördüm. Bu tedavi programının
özü Türk insanının temel beklentilerine cevap vermeye yöneliktir.
İnsanımız kısa sürede bir takım değişimler beklemekte, ücretini
ödediği tedavi programının işe yaradığına ve yarayabileceğine kısa
sürede inanmak istemektedir. Beklemeye tahammülü yoktur. Uzun süreli
haftalık görüşmelerle seyreden psikoterapi çalışmalarında ülkemizde
ilk üç ayda tedaviyi terk etme oranı yüzde seksenleri aşmaktadır.
Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde onon beş seviyesindedir. Hasta
doğru yerde olduğundan, doğru şeyi yaptığından ve hastalığının orada
düzeleceğinden emin olmak istemektedir. Bu da onun en doğal
hakkıdır. Yoğunlaştırılmış bir terapi sürecinde bu taleplerinin
gerçekleştirilebileceği gösterilir ve buna inandırılırsa, tedaviye
olan inanç artmakta, tedavi işbirliği devam etmekte ve tedaviyi terk
etme oranı çok azalmaktadır.
Hücum
tedavisi ismini verdiğimiz ve toplam olarak 10–15 gün içinde
bitirmeyi hedeflediğimiz, her biri 45’er dakika süren 40 seanstan
oluşmak üzere yapılandırılmış bir programı uzun yıllardır uygulamaya
koyduk. Bu programda her bir seansta yapılacak olanlar standardize
edildi. Bu programın ilk on seansı derin hayat hikâyesi dinlemek ve
formülasyon oluşturmakla geçirildi. İkinci on seansı psikiyatrik ön
eğitim verilmesi olarak belirlendi. Üçüncü on seansında tedavi
yöntemi ve stratejileri öğretildi. Son on saatinde öğrenilen tedavi
stratejileri uygulamaya geçirildi. Hücum tedavisi bittiğinde
hastanın zihninde her şey berraklaşmıştı. Belirsizlikten ve
bilinmezlikten kaynaklanan yoğun kaygı, her şeyin netleştiği bir
şablonda en asgariye indirilmişti. Bu durumda, hücum tedavisi
sonucunda hastalar doğru yerde olduklarından, doğru şeyi
yaptıklarından ve sonuca ulaşacaklarından emin olmaktadırlar.
Özellikle anksiyete XE "anksiyete" bozuklukları ve kişilik
bozuklukları grubunda aldığımız hastalarımızda tedaviyi terk oranı
yüzde beş ila on arasında olmuştur.
Hücum
tedavisinin hemen ardından hastalarımıza altı aylık bir idame
tedavisi öngörmekteyiz. Klinik tablonun şiddet derecesine göre
haftalık görüşmelerin sıklığı belirlenmekte, iyileşme belirtileri
çoğaldıkça görüşme sıklığı azaltılmaktadır. Esas hedefin altı ay
sonunda hastalığı tamamen ortadan kaldırmak olduğu vurgulanmaktadır.
Bazı klinik tablolarda tedavi üç ay gibi bir sürede biterken, bazı
klinik tablolarda yıllara varan bir süreç işlemektedir. Altı aylık
tedavi programını başarıyla bitiren hastalarımızdan iki yıl süreyle
zaman zaman bizimle irtibata geçmeleri istenmekte ve iletişim
kurulmaktadır. Bu şekilde verilen tedavinin kalıcılığının sürekli
olup olmadığı incelenmektedir.
Bu hücum
tedavisi içinde uyguladığımız ana psiko-terapötik yaklaşım, bütüncül
psikoterapinin uygulanması şeklinde olmaktadır. Hücum tedavisi
süreçlerinde, tedavi süreçlerinin etkinliğini göstermek ve kişideki
değişimi belirleyebilmek için tüm tedavi süreçleri video kayıt
sistemiyle sürdürülmektedir. Bu kayıtlar hastalarımıza belirli zaman
diliminde seyrettirilerek kendi yapıları ile ilgili iç görü
kazanmalarında büyük yarar sağlamaktadır. Böyle bir tedavi programı
iç görü yönelimli ve eğitime dayalı olduğu için belirli bir eğitim
seviyesi gerektirmektedir. Bizim uygulamalarımızda hücum tedavisini
bitiren hastalarımız hemen grup tedavilerine alınmakta, bireysel
beceriler ilk sosyal laboratuar olan grupta hayata geçirilmektedir.
Tedavi planı on günlük hücum tedavisi ve idame tedavisi olarak iki gruba
ayrıldı. Hücum tedavisi günlük iki kez 60 dakikalık görüşmeleri
içeriyordu. Bu görüşmelerin yarısı sabah, yarısı öğleden sonra
uygulandı.
Hücum tedavisinin ve idame tedavisinin uygulandığı mekan özel olarak
hazırlandı. Psikoterapi odası ses geçirme yönünden izole edildi. Yan
odalardan içeri ses girmesi ve dışarı ses çıkması önlendi. Hastanın
kendini psikoterapi odasında güven ve emniyet içinde hissetmesi
sağlandı. Psikoterapi odasında üç koltuk, kütüphane, video kamere,
kayıt cihazı, televizyon, kaset çalar mevcuttu. Psikoterapi odası
zaman zaman ışıktan da izole ediliyor ve karanlık veya loş bir ortam
sağlanıyordu. Aydınlatma uygun şekilde yapılmış ve istendiğinde
ışığın şiddetini değiştirebilen cihazlarla donatılmıştı.
İmajinasyon ve Hipnotik Trans çalışmaları yapıldığında, hastanın oturduğu
koltuk, elektrikli kumanda ile yatırılmakta ve hasta yatar vaziyete
geçmekteydi.
Hücum tedavisine başlandığı gün hastanın tüm tedavisi video kamera ile
VHS video kasetlere kaydedildi. Daha sonra, idame tedavisi de video
kayıtlara alındı.
On günlük hücum tedavisinin içeriğinde davranışçı, bilişsel(kognitif) ve
iç görü yönelimli (Insight oriented) psikoterapi yaklaşımları
mevcuttu. Bu açıdan elastik ve eklektik bir uygulama yapıldı. Fobik
ve Kompülsif hastalara davranışçı teknikler, panik ve anksiyeteli
hastalara bilişsel teknikler ağırlıklı olarak uygulanırken, dinamik
formülasyona uygunluk arz eden hastalarda iç görü yönelimli bir
terapi yaklaşımı ağırlıkla uygulandı.
Hücum tedavisi süresince; teknik olarak interpersonel görüşme,
imajinasyon, serbest çağrışım, fıkra aktarma, katatimik rüya
görüntülemesi, hipnotik trans, rüya analizleri, günlük yazma ve
yorumlanması uygulandı.
Hücum tedavisi içerisinde hastalara tedavi rasyoneli aktarılmakta,
tedavileri ile ilgili teknikler öğretilmekte ve sorunlar karşısında
nasıl davranabileceği, düşünebileceği ve yorumlayabileceği ile
ilgili beceriler kazandırılmaktadır.
Hücum
tedavisinde uygulanan davranışçı teknikler.
Davranış
Hedefleri
Hastanın değiştirmek istediği belirli davranışlar. Örnekler: egzersiz,
kontrol etme, el yıkama ve ödev yapma dakikaları
Yüzleştirme:
Korkulan bir uyarıcı ile yüzleşme. Örnek: Obsesif-Kompülsif hastaya
elleri kirli suya sokulduktan sonra el yıkamadan uzak durması
istenir.
Cevap/Uyarıcı
hiyerarşisi:
Yüzleşmede kullanılmak üzere en çok korkulandan en az korkulana tepki ve
davranışlara doğru giden bir liste. Örnek: Hasta ve terapist,
hastanın korktuğu durum ve davranışları en azdan en çok korkulana
doğru listeler. Asansörden korkan hasta için “asansörü düşünme” en
az olurken, “Çok yüksek bir binanın tepesine çıkan asansöre binme”
en çok olur.
Modelleme:
Terapist istenilen tepkiyi kendi gösterir. Örnek: Terapist seansta uygun
güçlü bir tepkiyi hastanın taklit etmesi için gösterir.
Taklit:
Hasta terapistin tepkisini kopyalar. Örnek: Hasta diğer kişide gözlediği
davranışı kopyalar ve uygular.
Davranış
provası:
Hasta terapi dışında uygulayacağı davranışı yapar. Örnek: Hastaya seansta
patronuyla nasıl yüzleşeceğini gösterir.
Rahatlama
Eğitimi:
Ardarda, değişik kas gruplarını, rahatlatma görüntülerini hayalleyerek,
ağır nefes alarak rahatlama. Örnek: Terapist hastaya değişik kas
gruplarını gittikçe gerip ve rahatlatacak, sonunda da bir rahatlama
görüntüsüyle bitirecek şekilde rehberlik eder.
Aktivite
Programı:
Aktiviteleri gün içinde zevk, yeterlilik, endişe, üzüntü, korku ve diğer
hisler ve duygular şeklinde sıralayarak uygular. Örnek: Hasta
saatlik bir programla ruh hallerini ve aktivitelerini belirler.
Dereceli
Görevler:
Zevk ve yeterlilik yaratacak davranışları planlama ve uygulama.
Genellikle bu davranışlar terapistin ve hastanın belirlediği bir
ödül menüsünden seçilir. Örnek: Hasta depresyona girmeden evvel
meşgul olduğu davranışları listeler ve bu aktiviteleri en az zordan
en çok zora doğru yapmak için belirler.
Kendine güven
Eğitimi:
Nasıl zevk ve öz-saygı yaratacak isteklerde bulunulacağının öğretimi.
Örnek: Terapist hastaya bir diğer kişinin davranışlarında değişiklik
yaratacak isteklerde nasıl bulunulacağını öğretir. Sonra hasta seans
dışında güvenli tepkileri uygular.
İletişim
Eğitimi:
Başkalarıyla konuşurken BEN cümlelerinin nasıl kullanılacağının eğitimi.
Örnek: Terapist hastaya suçlayıcı olmayan BEN cümlelerini ve
hastanın tercih ettiği doğrultudaki cümleleri öğretir.
Aktif Dinleme
Eğitimi:
Araştırma, tekrarlama, empati yapma ve geçerli kılma eğitimi. Örnek:
Hasta diğerlerinin duyguları, düşünceleri (araştırma) hakkında daha
fazla bilgiyi istemeyi, “sen….diyorsun” şeklinde, duyduğunu
tekrarlamayı, karşısındakinin duygularını, “sen kızgınsın çünkü…”
şeklinde belirtmeyi ve karşısındakinin dediklerinde bir doğruluk
payı bulmayı “sen …diyorsun, çünkü….” demeyi öğrenir.
Kendini
Ödüllendirme:
İstenilen davranışları artırmak için kendini methetme ve güçlendirme.
Örnek: Hasta kendini bazı somut, olumlu şeylerle (yiyecek, filim,
hediye ya da iyi bir davranış) ya da olumlu cümlelerle “denediğim
için kendimle gurur duyuyorum”
şeklinde ödüllendirebilir
Hücum
tedavisinde uygulanan bilişsel (Kognitif) teknikler.
Olumsuz
düşünceleri belirleme:
Hasta depresyon, endişe ve sinirle ilgili düşünceleri belirler. Örnek:
Hasta ne düşündüğünde kendini daha kötü hissettiğini bulabilir.
“Başaramayacağımı düşündüğümde endişe duyuyorum.”
Düşüncedeki
inancın ve düşünceye bağlı duyguların derecesini değerlendirmek:
Hasta negatif düşüncelerini (Ör. :üzgün, sinirli, hayal kırıklığına
uğramış,) belirleyince hangi düşünce ile hangi duygunun birbirine
bağlı olduğunu anlar. Sonra 0’dan 100’e kadar ne kadar “üzgün”
olduğunu ve negatif düşüncesine ne kadar inandığını dereceler.
Örnek: Ben , “Beni sevecek kimseyi bulamayacağım“ düşüncesine %85
derecesinde üzülüyorum ve buna %90 inanıyorum.
Negatif
Düşünceyi Sınıflandırma:
Hasta düşünceyi, düşünceyle belirtilen düşünme bozukluğuyla
sınıflandırır. Yani algılamadaki sistematik hatalarını fark eder.Bu
hatalar; keyfi çıkarsama, falcılık yapma, düşünce okuma, yanlış
niteleme, kötüye yorma, özelleştirme, ya hep ya hiç şeklinde
düşünme, abartama, bireyselleştirme, küçümseme, olumlulara inanmama
ve genelleme olabilir.
Eğer düşünce
doğru ise bu ne demek?(Düşey iniş):
Terapist sorar, “Eğer düşüncen doğruysa bu sana ne ifade ediyor? Bu niçin
bir problem? Ne olur “ Bu sorular her bir sorunun cevabı için
sorulur. Örnek: “Eğer partide reddedilirsen, bunun senin için çekici
olmadığın anlamına geldiğini söyledin. Eğer çekici olmazsan ne olur?
Altta Yatan
Düşünce Nedir?:
Terapist hastanın altta yatan kurallarını inceler. Örneğin, hastanın
“eğer-o zaman” ve “yapmalıyım” cümlelerini. Örneğin, “Eğer biri beni
sevmezse, bu sevilecek biri değilim demektir.”
Düşüncenin
maliyeti ve karı nedir?:
Terapist hastadan düşüncenin tüm avantaj ve dezavantajlarını
listelemesini ve avantajlar ile dezavantajlar arasını yüz puana
bölmesini ister. Bu hastanın düşünceyi değiştirmek için
motivasyonuna yönelir.
Delil nedir?
Hasta düşüncesini destekleyen delilleri listeler. Deliller ne kadar
ağırlıklıdır? Delillerin niteliği nedir.?
Olayı
Perspektife (Yelpazeye) oturtmak:
Hastadan olayı 0’dan 100’e kadarlık yelpazede incelemesi istenir. Eğer
olay gerçekleşirse ne olur. Ardından daha kötü ya da iyi ne
olabilir. Eğer olay gerçekleşirse hala ne yapılabilir.?
Çifte-standart:
Terapist hastaya “Bu standardı başkaları için de uygular mısınız? Neden,
Neden Değil?”, diye sorar.
Düşünce
Hakkında Konuşma:
Terapist ve hasta, negatif düşünce aleyhinde söz alacak şekilde rol
alırlar. Roller değişebilir.
Bölgesel
Analiz:
Hasta
doğrulanmamış sonuçlara mı varıyordur? Örneğin: “Eğer sınavda
başarılı olamazsam, ben kendim bir başarısızım.”
Alternatif
bir Açıklama Var mı?:
Hastadan pek çok alternatif sebebi ve sonucu, özellikle daha az negatif
alternatifi incelemesi istenir.
Hasta düşüncesine bir problem çözücü olarak yaklaşıyor mu? Problem nedir?
Amaç ne olacaktır? Hangi kaynaklar, bilgiler, beceriler ve
hareketler ile ilgilidir.? Hasta problemi çözmek için ne gibi
planlar düşünebilir?
Kabul:
Hastanın sabitlenmek ya da kavga etmekten çok, kabul etmeyi öğreneceği
bir gerçek var mıdır?
1.Gün Sabah:
Hastanın psikoterapi odasına alınması, video kayıt cihazının
çalıştırılması ve hastanın anamnezinin kaydedilmesi. Bu süreç
içerisinde hastadan psikiyatrik hikayesi alındı. Kimlik bilgileri,
hastalık öncesi hikayesi, geçirdiği hastalıklar kaydedildi.
Anamnezinde; prenatal ve perinatal hikayesi, erken çocukluk dönemi
(Doğumdan üç yaşına kadar), orta çocukluk dönemi (3-11 yaş arası ),
geç çocukluk dönemi (Puberte ile ergenlik arası dönem), yetişkinlik
dönemi, psikoseksüel gelişimi ve aile hikayesi alındı.
Geç çocukluk döneminde sosyal ilişkileri, okuldaki durumu, kognitif ve
motor gelişimi , ruhsal ve fiziksel problemleri, cinsellikle ilgili
tutum , davranış ve gelişimi sorgulandı. Yetişkinlik döneminde; iş
hayatı, evlilik ve çevresi ile ilişkileri, eğitim ve öğretimdeki
durumu, dini inançları, sosyal aktiviteleri, yaşadığı mekanın durumu
ve özellikleri, yasalarla ilgili hikayesi öğrenildi.
Öğleden Sonra:
Zihinsel Durum Muayenesi yapıldı. Zihinsel durum muayenesinde genel
değerlendirmede; görünümü, davranış ve psikomotor aktivitesi,
doktora karşı yaklaşımı değerlendirildi. Duygu durum ve affektleri
açısından; hastanın duygu durumu, jest ve mimikleri, duygu durumun
jest ve mimiklere uygunluğu incelendi. Konuşmanın yapısı, niteliği,
içeriği, sürati değerlendirildi. Algılama ve kavramanın durumuna
bakıldı. Düşüncenin şekil ve içerik açısından durumu incelendi. Daha
sonra hastanın algılama ve bilişsel yetileri incelendi. Hastanın
zekası, soyut düşünme yeteneği ve iç görü seviyesi değerlendirildi.
Şuur seviyesi, oryantasyonu, hafızası, konsantrasyon ve dikkat
yeteneği, okuma ve yazma kapasitesi, visuospatial algılaması, soyut
düşünce durumu ve zekası kontrol edildi. Ayrıca hastanın dürtü
kontrol durumu ve iç görü yeteneği değerlendirildi. Gerekli görülen
hastalarda; genel fizik muayene, nörolojik muayene, ilave
psikiyatrik görüşme tekniklerinin uygulanması, laboratuar ve
psikometrik testlerin uygulanması yapıldı.
2. Gün Sabah:
Hasta
hakkında düşünülen pozitif ve negatif bulgular listelendi. Tüm elde
edilen verilerden yola çıkılarak bir hastalık formülasyonu
oluşturuldu. Hastaya konan teşhis çerçevesinde psikodinamik bir
formülasyon netleştirildi ve buna uygun bir tedavi planı
yapılandırıldı.. Hasta hakkında düşünülen teşhisin ve psikodinamik
formülasyonun doğruluğunu test etmek amacı ile ileri soru ve
incelemeler yapıldı ve hataların önüne geçilmeye çalışıldı.
Öğleden Sonra:
Hastanın bu formülasyon perspektifinde rahatsızlığının hangi
anksiyete XE "anksiyete"
bozukluğu
kümesine girdiğinin tespiti yapıldı. Fobik, obsesif Kompülsif ve
anksiyöz kümelerinde olan bu hastaların, anamnezlerinden elde edilen
bilgiler çerçevesinde bozukluğun davranışsal, bilişsel ve
psikodinamik ögelerinin neler olduğu ortaya kondu. Davranışsal
ögeleri ağırlıklı olan hastalar için davranışçı bir yaklaşımla
tedavi hedefleri geliştirildi ve tedavi planı oluşturuldu. Bilişsel
çarpıtmaları ağırlıklı olan hastalar için buna uygun tedavi
hedefleri ve stratejileri geliştirildi. Psikodinamik ağırlıklı bir
formülasyon üzerinde duruluyor ise iç görü yönelimli kısa dinamik
psikoterapi hedefleri ve stratejilerinin tespiti yapıldı.
3. Gün Sabah:
Hasta psikiyatrik bir ön eğitime alındı. Bu psikiyatrik eğitimde
insanın biyopsikososyal gelişimi hastaya algılayabileceği
seviyeden anlatıldı. Zihinsel yapının davranışlarını nasıl
belirlediği anlatıldı. Davranışsal kalıpların ve beyindeki otomatik
refleks cevapların nasıl oluştuğu örnekleri ile aktarıldı.
Davranışsal açıdan normal ve patolojik davranışın nasıl öğrenildiği
ve uygulandığı aktarıldı. Davranışsal hatalardaki sosyal öğrenme
teorisi, modelleme ve genelleme gibi konular üzerinde duruldu.
Bilişsel yeteneklerimizin gelişmesi ve algılarımızdaki
sübjektivitenin etkisini göstermek amacı ile sistematik hatalar
hastalara tek tek anlatıldı. Bunlar arasında ; seçicilik, aşırı
genelleme, küçültme, abartma, ya hep ya hiç tarzında düşünme,
bireyselleştirme ve keyfi çıkarsama üzerinde oldukça yoğun
duruldu. Otomatik düşünceler ve bilinç dışı afonksiyonel
şemaların ne olduğu ve nasıl çalıştığı anlatıldı. Düşünce ve
duygulanım arasındaki etkileşme siklusunun nasıl bedensel yapımızı
etkilediği ve otonom sinir sistemimizde ne tür etkilere yol açtığı
aktarıldı.
Öğleden Sonra:
Dinamik formülasyona uyan hastalara daha da ağırlıklı olmak üzere
bebeğin psikoseksüel gelişimi aktarıldı. Psikoseksüel dönemdeki
takıntıların ne tür ruhsal bozukluklara yol açabileceği hastaları
izah edildi. Zihinsel yapımızın Freudiyen nazariye çerçevesinde
id, ego ve süper ego ile bilinç, bilinç öncesi ve bilinçdışı
kavramları basitleştirilerek anlatıldı. İd, ego ve süper ego’nun
arasındaki dengenin nasıl sağlandığı ve bu denge bozukluklarında
meydana gelen anksiyetenin temel nedenlerinin neler olabileceği
aktarıldı. Ego’nun düzenleyici rolünün önemi ve bu rolünü yerine
getirirken kullandığı savunma düzeneklerinin neler olduğu anlatıldı.
Bozukluğun içgörürünün yakalanabilmesi açısından savunma
düzeneklerinin nasıl çalıştığının hasta tarafından çok iyi
bilinmeliydi. Bu nedenle tüm savunma düzenekleri hastaya örnekleri
ile birlikte tek tek anlatıldı.
4. Gün Sabah:
Hastaya verilen tüm bilgi ve eğitim materyalinin hastanın kendi
hayatı ile ilişkilendirilmesi yapıldı. Hastanın kendi hayat
hikayesinden alınan çarpıtmalar, otomatik düşünceler, davranışsal
kalıplar, savunma düzenekleri hastanın tolere edebileceği seviyede
aktarıldı. Hastanın yazmaya başladığı günlükleri ve getirdiği rüya
materyalinin yorumu üzerinde duruldu. Hastaya ilk imajinasyon
testleri yaptırıldı. İmajinasyonunun nasıl geliştireceği ve vücut
rahatlamasının nasıl oluşturacağı ile ilgili teknik bilgiler
verildi. Hastayı mayalamak amacı ile daha önce Dr. Tahir Özakkaş
tarafından hazırlanmış olan bir hipnotik trans seansı videokaseti
seyrettirildi. Bu hipnotik trans kasetinde; bilinç ve bilinçdışı
kavramının ne olduğu, savunma düzeneklerinin nasıl çalıştığı, post
hipnotik telkinlerin süjeler tarafından nasıl uygulandığı ve bu
uygulamalarını bilinç seviyesinde nasıl izah ettiklerini, bilişsel
çarpıtmaların nasıl çalıştığını bir objektif örnekle seyretme ve iç
görü kazanma imkanına sahip oldular.
Öğleden Sonra:
Hastalar geliştirdikleri imajinasyon çalışmaları ile hipnotik transa
hazır hale getirildiler. Dr. Tahir Özakkaş tarafından hazırlanmış
olan “Oto hipnoz ve Rahatlama” ses kaseti dinlettirilerek hipnotik
transa alındılar. Hipnotik transa giremeyen hastaların dirençlerini
yok etmek için yardımcı bir takım teknikler kullanılarak hastaların
transa alınması sağlandı. Hastalar orta seviyede bir hipnotik trans
konumunda muhafaza edildiler. Hastalar kataleptik vaziyette iken
motor koordinasyonlarını kaybetmekte, ancak bilinçlerini hafif bir
bulanıklıkla birlikte muhafaza ettiler. Bu hal bir nevi hipnogojik
bir duruma benzemekteydi. Bu dönemde hastaların bir rüya görmeleri
istendi. Rüyalar ya hekimin senaryolaştırdığı bir çerçevede
telkinle oluşturuldu ya da spontan oluşmasına izin verildi. Bu rüya
içeriğinin yorumlanması ile bozukluğun bilinç dışı nedenleri veya
etkili olan travmatik hadiselerin boyutları anlaşılmaya çalışıldı.
Bu rüya içeriğinin trans boyunca yorumlanması ve bu yorumların
doğruluğunun aynı anda rüya içeriğine müdahale ederek uygun olup
olmadığı test edilmesi mümkündü. Bu durum tedavinin başında hekim
tarafından yapılan formülasyonun geçerli olup olmadığını hekime
geri bildirim şeklinde bildiriyordu.
5. Gün Sabah:
Hastanın günlüklerinin ve rüyalarının üzerinde duruldu. Hasta
hipnotik transa alındı. Hipnotik transta standart imajların
görülmesi temin edildi. Bu standart imajların durumu dikkatli bir
şekilde not edildi. Standart imaj olarak orman, göl, akarsu,
orman içinde bir ev, evdeki albüm, dağ, orman içinde antik bir şehir
, antik şehrin yeraltındaki odaları hayal ettiriliyordu. Bu
imajlardan projektif bir test gibi istifade ediliyor ve
sembolizasyonun analizi yapılıyordu. İmlajlardaki sağlıklı ögeler ve
patolojik ögeler ayrıştırılıyordu. Patolojik ögeler konusundaki
yargılar başka imajlarla kontrol ediliyor, doğruluğu onaylanırsa o
imajları değiştirmeye yönelik telkin tedavisi ve yeni senaryolor ve
yardımcı ego güçleri oluşturulmaya çalışılıyordu. Bu imajlarda ego
güçleri arasındaki uyumsuzluklar ortaya konuluyor, bozukluğa neden
olan ego güçleri hekimin de desteklemesi ile diğer ego güçleri
tarafından zayıflatılıyor veya ortadan kaldırılıyordu. Fobik
hastalar için fobik ortam ,bu hipnodrama da kontrollü olarak
oluşturuluyor, hastanın birebir tepkilerini ve dirençlerini ölçmek
mümkün oluyordu. Hipnodrama sayesinde hastalar fobik uyarana
karşı güçlü ve kısa süre içerisinde desensitize edilmeye
çalışılıyordu. Obsesif-Kompülsif hastalar için yüzleştirme ve cevap
engelleme gibi davranışçı ve kognitif teknikler hipnotik trans
altında hipinodrama ile mükerrer defalar yapıldı. Kişinin
kompülsiyonlarını önleme gücü ve obsesyonları ile baş etme
yetenekleri bu şekildi artırıldı. Anksiyöz hastaların
anksiyetelerini kontrol altına alabilmeleri için oto hipnoza
girmeleri öğretildi. Hipnotik trans altında olumlu düşünce ve olumlu
imajlarla duygu durumunu değiştirebilme ve bedensel değişiklikleri
olumlu olarak yorumlayıp onları kontrol edebilme deneyimi
kazandırıldı.
Öğleden Sonra:Hastanın
sabah yapılan transı ile ilgili yorumlar yapılarak hastanın
hastalığı ile ilgili bir iç görü kazanması temin edilmeye çalışıldı.
Egosunun kaldıramayacağı çatışmalı yorumlardan kaçınıldı. Hasta
hipnotik transa alındı. Standart imajlar verildi. Bu imajlardaki
olumlu ve olumsuz değişiklikler irdelendi. Hastanın tedaviye
yaklaşım tarzı ve tedaviden beklentileri ile ilgili imajların neler
olduğu üzerinde duruldu. Tedaviye karşı negatif hisler, dirençler
ile tedaviden aşırı beklentiler öncelikle fark edilerek
gerekli önlemler alındı .Olayın rasyoneli tekrar tekrar
aktarıldı. Hastanın spontan rüya görmesi için trans altında telkin
yapıldı. Spontan rüya ile hastanın öncelikle dile getirmek istediği
duyguları açığa çıkartıldı. Dinamik formülasyona uyan hastalara
hipnotik trans altında hayat hikayeleri hipermnezik ve
ekmnezik bir yaklaşımla tekrar anlattırıldı. Travmatik
kaynaklara ulaşılmaya ve katarsis temin edilerek oluşmuş
bilinçdışı negatif yüklenmenin boşaltılmasına çalışıldı. Katarsis
temin edilen hastalarda büyük bir rahatlama olduğu gözlendi. Bu
rahatlamadan yola çıkılarak bozukluğun tamamen yok edilebilmesi için
travmatik kaynaklara ulaşmak ve nesne ilişkilerini tekrardan bugünkü
düzlemde yeniden kurmak için çalışmalar yapıldı. Bu çalışılmalarda
yine hipnodramaya büyük ağırlık verildi.
6. Gün Sabah:Günlükler
ve getirilen rüya materyali üzerinde duruldu. Bir gün önceden
verilen ev ödevlerinin yapılıp yapılmadığı araştırıldı.
Başarılamayanların nedenleri üzerinde duruldu. Bir gün önceki
hipnodramadaki imajların uygun olanlarının yorumu yapıldı. Hastaya
rüya analizleri ve sembol dili ile ilgili bilgiler verilerek
rüyalarının analizi ve bilinç dışı çatışmalarının algılaması
öğretildi. Hastalığın rasyoneli ve formülasyonu hasta ile birlikte
gözden geçirildi. Hatalı veya yanlış bulunan ögeler üzerinde
durularak yeniden yapılandırılmaya çalışıldı. Bu konuda hastanın
aktif iş birliği sağlandı. Hastanın tedavisi ile ilgili yeni
hedefler ve yeni stratejiler geliştirildi. Bu hedeflere ulaşmak için
uygulanması gereken teknikler üzerinde dikkatli bir şekilde duruldu.
Öğleden Sonra:
Hastanın gün ile ilgili yorumu dinlendi. Bir isteği olup olmadığı
soruldu. Herhangi bir önerisi yoksa oto hipnoz tekniğini nasıl
kullanacağı öğretildi. Tedavi odasında hekimin yanında kendi kendine
hipnotik transa girmesi önerildi. Oto hipnozu başarıp başaramadığı
gözlendi. Hatalı uygulamaları düzeltildi. Oto hipnoza girdikten
sonra hipnodrama ve standart imajlar uygulandı. Standart imajlardaki
değişime göre tedavi programı revize edildi. Hastanın durumuna göre
hipnodrama içerisinde aktif yeni senaryolar oluşturularak hastanın
bozukluğunu yenmesi için telkin ve motivasyonlar verildi. Hasta
transtan çıkartıldı gerekli ev ödevleri verildi ve gönderildi.
7. Gün Sabah:
Hastanın günlüğü okundu, rüyaları dinlendi ve yorumları yapıldı.
Hastanın tedaviye olan uyumundaki aksaklıklar üzerinde duruldu.
Ortaya çıkan yoğun direnç mekanizmalarının ne olduğu , direnç
mekanizmalarının nasıl çalıştığı ve hastalıktan doğan ikincil
kazançların neler olduğu anlatıldı. Tedaviyi baltalayarak tedavinin
başarısını engellemeye çalışan kimlik ögelerinin nasıl çalıştığı,
bunlara karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiği ile ilgili bilgiler
verildi. Hasta hipnotik transa alındı. Hipnotik transta standart
imajlar uygulandı. Transta iken Dr. Tahir Özakkaş tarafından
hazırlanan olumlu ve olumsuz ego güçlerinin çatışmasını simgeleyen
“Tiyatro Sahnesi” isimli ses kaseti hastalara dinletilerek olumlu
ego güçlerinin bu savaşı kazanması temin edilmeye çalışıldı.
Öğleden Sonra:
Hastanın direnç mekanizmaları üzerinde duruldu. Hastanın
rahatsızlığı nedeni ile elde ettiği ikincil kazançları
konusunda iç görü kazanması ve bunlardan vazgeçerek daha sağlıklı
hedeflere yönelmesi temin edilmeye çalışıldı. Bilişsel-davranışsal
tedavi tekniklerinin hangisinin daha yararlı olabildiği konusunda
tartışma yapıldı. Zorlukların nasıl aşılacağı ve yeni hedeflere
nasıl ulaşılacağı ile ilgili bilgiler verildi.Hastanın izolasyondan
sıyrılarak duygularını daha rahat ifade edebilen ve paylaşabilen bir
birey haline gelmesine yardımcı olundu.
8. Gün Sabah:Hastanın
günlüğü okundu, rüyaları dinlendi ve yorumları yapıldı. Hastanın
olumsuz düşüncelerinin neler olduğu ve bu olumsuz düşüncelerin
otomatik olarak nasıl ortaya çıktığı üzerinde duruldu. Otomatik
düşünceleri oluşturan daha altta duran afonksiyonel
bilinçdışı şemaların neler olduğu üzerinde duruldu. Bu şemaların
nerelerden kaynak aldığı ve niçin bunların tartışmaya açılmadığı ile
ilgili sorgulama yapıldı. Bu şemalarla ilgili iç görü
kazandırılmaya çalışıldı. Hasta hipnotik transa alındı, Dr. Tahir
Özakkaş tarafından hazırlanmış "Olumsuz Düşünceleri Yok Etme"
kaseti dinletilerek, olumsuz düşüncelerin imajla yok edilmesine ve
olumlu ego güçlerini destek verilmeye çalışıldı.
Öğleden Sonra:
Hastadan günün yorumu dinlendi ve iç görü kazandığı konuları
aktarması istendi. Başarabildiklerini ve başaramadıklarını ifade
etmesine imkan verildi. Başarısızlıkların üzerinde tartışma
yapılarak çıkış yolları birlikte arandı. Hasta hipnotik transa
alındı “Olumsuz düşünceleri yok etme “ ses kaseti dinlettirildi.
Hasta transtan çıkartıldı. Ev ödevleri üzerinde tartışılarak ev
ödevleri verildi.
9. Gün Sabah:
Hastanın günlükleri okundu, rüyaları incelendi ve gerekli yorumlar
yapıldı. Daha önce doktor tarafından önemli görülmüş bulunan
videokaset fragmanları hasta ile birlikte izlendi. Hata kendindeki
değişimleri, bu kasetler vasıtası ile objektif olarak yakaladı.
Farkına varamadığı davranış, tutum ve yaklaşımlarındaki olumsuz ve
olumlu ögeleri tekrar değerlendirme imkanına kavuştu. Hayat
hikayesini tekrar dinleyerek tekrardan yorumladı. Gereksiz
ayrıntıları, anlatılmadan geçen ve saklanan ögeleri, bunların
arkasındaki dinamik güçleri bizzat görmesi temin edildi. Değişik
ego state’lerdeki tepkilerinin ve yaklaşımlarının farklılığını
fark etmesi istendi. Hasta hipnotik trans altındaki kasetlerini de
seyrederek aldığı eğitim ve bilgiler çerçevesinde o güne kadar
doktor tarafından yapılmayan yorumları da yapma imkanını buldu.
Bundan sonraki hayatında daha sağlıklı adımlar atması için bir takım
çözüm anahtarlarını eline geçirdiğini, en azından hangi problem
karşısında ne yapması gerektiğini öğrenmiş oldu
Öğleden Sonra:
Hastadan günün yorumu dinlendi. Belirlenen videokasetlerin
izlenmesine devam edildi. Bu video kasetler üzerinde yorumlama, iç
görü kazanma ve eleştirme gibi hususlar üzerinde durularak tespit
edilen hedeflere ulaşılmaya çalışıldı.. Yeni bir kimliğin yeniden
yapılandırılması ve restorasyonu için ego’nun sağlıklı ve rasyonel
yapısından istifade edilmeye çalışıldı. Uzun vadeli sağlıklı
hedefler ortaya konuldu.
10. Gün
Sabah:
Hatanın günlükleri okundu, rüyaları incelendi ve gerekli yorumlar
yapıldı. Tedavi programı genel olarak gözden geçirildi. Nereden
başlanıldığı nereye gelindiği tartışıldı. Yapılabilenler ve
yapılamayanlar gözlendi. Tedavi strateji ve tekniklerinde eksik olup
olmadığı tartışıldı. Eksik görülen hususların üzerinde bir kez daha
duruldu. Hasta hipnotik transa alındı. Olumlu telkin ile egosu
takviye edildi. Tiyatro Sahnesi ses kaseti tekrar dinletilerek
olumsuz ego güçleri tamamen ortadan kaldırılmaya çalışıldı.
Öğleden
Sonra:
Hastaya hücum tedavisinin sonuna gelindiği hatırlatıldı. Bugüne
kadar sürdürülen programda zihnine takılan konuları açık olarak
sorması istendi. Program birlikte tekrar gözden geçirildi. İdame
tedavisi ile ilgili yakın ve uzak hedefler ortaya konuldu. Yakın ve
uzak hedefler için zaman sınırlaması konuldu.İdame tedavisinin
başlangıçta haftada iki kez, daha sonra haftada bir kez, daha sonra
iki haftada bir kez yapılmasına karar verildi. Video kasetlerden
bazı fragmanlar izlendi. Hasta kısa sürede kendi kendine oto hipnoza
girebildiğini ve burada kendine olumlu telkinler verebildiğini
hekimine gösterdi. Hasta ev ödevleri ve yapması gerekenlerle
ilgili olarak bilgilendirilerek gönderildi. Gönderilmeden önce
standart psikometrik testleri doldurması da istendi.
|