HİPNOZ TEKNİKLERİ
Hipnotizmanın tarihçesini işlerken
gördüğümüz gibi; hipnotizma yapmak için bir çok usul kullanılmaktadır.
Hatta her hipnotist kendi kişiliğine uygun bir usul tesbit
ederken; sujenin durumunu da göz önüne alarak bu usulünde
zaman zaman değişmeler yapabilmektedir. Belli başlı hipnotistlerin
kullandıkları usulleri ve metodları yeri geldikçe izah ctmeye
çalışacağız. Ama esas vermek istediğimiz kendi kullandığım
metodun ayrıntılarını burada sizlere sunabilmektir. Yılların
araştırmalarının vermiş olduğu bilgi ve tecrübe birikimini
burada satırlara dökmeye çalışacağım. bu arada literatür bilgisi
ile çatışan veya desteklenen yerleri de özellikle belirteceğim.
Şimdilik aşağıda ismi belirtilen araştırmaların usul ve metodlarını
ve bu arada kendi usulümüzü aktarmaya çalışacağım. Bunlar;
1 - Kendi Usulümüz «Bakışla Tesbit,
Sözle Telkin»
2- DELEUZE USULÜ
3-Tester USULÜ
4- NOİZET USULÜ
5- ESSDAİL USULÜ
6- FARİA USULÜ
7- BRAİD USULÜ
8- CHARCOT USULÜ vardır.
9- LIEABEAULT USULÜ
10- BERNHEIM USULÜ
1- KENDl USULÜMÜZ: BAKIŞLA TESBİT,
SÖZLE TELKİN METODU:
Metodumuz temelde diğer tekniklerden
pek farklı değildir. Bütün teknikler temelde aynı fizyolojik
kanunlardan hareket ederek belirli sonuçlara ulaşmışlardır.
Temelde aynı olan metodlar ve teknikler kullandıkları yol
itibarı ile birbirinden ayrılmaktadırlar.
Metodumuzun giriş kısmını Hipnotaabilite:
(Suggestibilite) testlerini izah ederken kısmen değinmiştik.
Burada konuyu daha detaylı ve etraflı olarak inceleyeceğiz.
Şahsıma yapılan müracaatların çoğu.
hipnotizmayı nasıl yaptığım ve bu işin püf noktasının ne olduğu
etrafında idi. Durum bu merkezde olunca; elbette ki bende
bu konuya fazla eğileceğim ve bu suallere tatminkar bir cevap
vermeye çalışacağım.
Çalışmalarımızda esas elde etmek istediğimiz
amaç süjelerimizin bize olan itimat ve güvenlerini sağlamaktır.
Bunun için de bir çok hileli yola başvurmaktayım. Tarafımızdan
bilinen bir çok fizyolojik illüzyon ve halusinasyonlardan
yararlanarak; süjelerimızin itimadını sağlamaktayız. Süjelerimizin
itimadını temin ettik-ten sonra onlan yavaş yavaş istediğimiz
yöne kanalize etmekte ve bu arada oluşan telkin alma kabiliyetindeki
artmadan da yararlanarak onları hipnotize etmekteyiz.
Herhangi bir süjemle hipnoz konusunda
anlaşmaya vardıktan sonra daha önceki bölümlerde gördüğümüz;
«Hipnoza Hazıriık» safhasında gerekli olan tüm şartları yerine
getirmeye çalışırım.
Hipnoza hazırlık safhasında belirttiğim
Genel Faktörler ve Özel Faktör-ler'den ne kadar fazla yararlanabilirsem
başanm da o oranda artmaktadır. Ama bunun yanında bu bahsettiğimiz
kolaylaştıma faktörlerin çoğuna sahip olmadan da çok başarılı
hipnotizma seansları yaptığımızı burada belirtmek isterim.
Yeri geldikçe bu seanslann özel durumlarını izah etmeye çalışacağım.
Belirttiğimiz çevre şartlarını da sağladıktan
sonra süjemle hipnoz odasında karşı karşıya geliriz. Odada
bulunan şahıslar ve süjem pür dikkat, hareketlerimi takip
etmektedir. Bu andan itibaren biraz occuttik (gizemci), biraz
esrarengiz tavır ve cümlelerle seansıma başlarım.
Şimdiye kadar bir kaç seansım hariç
bakışla hipnotizma yapmış değilim. Dr.Braid'in yapmış olduğu
metodun bir benzerini uygulamaktayım. Bahsettiğim hipnoz odasının
sade ve düz olan duvarına 20 x 20 cm. ebadında bir beyaz veya
saman kağıdını bir selobantla yapıştınnm. Bu yapıştırma olayı
rastgele bir olay değildir. Yaptığımız her hareketin ya occuttik
bir anlamı veya fizyolojik bir temelivardır. Kağıdı yapıştırdığımız
yer süjemin göz hizasından 30-40 cm. yukarıda bulunur. Yaptığım
çeşitli denemelerde en uygun şartın bu olduğunu gördüm. Süjemm
gözüyle aynı seviyede tutulmuş, kağıt yapıştırma çalışmalarının
sonucu daha başarısız oldu.
Sıra süjemin kağıda olan uzaklığın
tesbite geliyor. Sujemin kağıda olan uzaklığı 1,5-2 metre
kadar olmalıdır. Daha uzak ve daha yakın mesafelerde aynı
şekilde daha başarısız sonuçlar verdiğini gördüm.
Süjemizi uygun bir kanepeye oturturum.
Otunna işlemi de çok önemlidir. Süje otururken adalelerinden
hiçbirinin kasılmaması gerekir. Çünkü sabit bir şekilde uzun
süre durmasını isteyeceğimiz süjenin dikkati, bir müddet sonra
adalelerinin ağrısı ve kasılması sonucu dağılabilir. Bu da
bizim işimizi bozar. Onun için süjemi diş hekimlerinin kullandığı
tipten bir ayarlanan koltuğa oturtmak en iyi yoldur. Şayet
kullandığımız koltuk bu ise bu koltuğu 30-40 derecelik bir
eğim yaptırtılarak, arkaya yatırılması sağlanır. Burada dikkat
edilecek önemli noktalar-dan biride süjenin boyun adalelerinin
boşta kalmasına mani olmaktır. Bu tip koltuklarda süjemizin
başını destekleyecek düzenekler bulunduğun-dan pek problem
olmamaktadır. Şayet böyle bir koltuk ımkanına sahip değilsek,
'ahat ve arkası uzun olan bir kanapeden yararlanabiliriz.
Kanapenin arkasının (sırt dayanacak kısmın) uzun olmasının
amacı; süjen'm başını destekleme imkanına sahip olmamızdandır.
Şayet böyle bir koltuğumuz yoksa seansımızı basit bir karyola
üzerinde de yapabiliriz
|