Bilişsel terapi otuz beş yıl önce bir depresyon
tedavisi olarak geliştirilmişti. Günümüzde ise
artık evlilik çatışması, cinsel işlev bozukluğu,
madde kullanımı, panik bozukluklar, travma sonrası
stres bozuklukları, paranoid bozukluklar ve diğer
birçok duygu-durum, anksiyete ve kişilik
bozukluklarının tedavisinde etkili ve başarılı bir
şekilde uygulanmaktadır.
Jhon G. Watkins ve Helen H. Watkins'in
başyapıtları 'Ego Durumları Teori ve Terapi'
Litera Yayıncılık'ın Psikoterapi serisi içindeki
yerini aldı!Watkinsler bu kitaplarında ego
durumlarının Paul Federn tarafından keşfedilmesi
üzerine, ego psikolojisini temel alan kısa
bir psikoterapi oluşturarak hipnoterapötik
teknikleri psikoanalitik kavramlarla birleştirmeye
çalışmıştır.
Batıda geliştirilmiş olan
insan modelleri ve tedavi stratejileri evrensel
insanı tanımlamakta çok net ve açık bilgiler
sunmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bir psikoterapi
kültürü bulunduğu ve bu toplumların ortak bir
kabulü haline geldiği için, psikoterapinin değişik
yöntemlerinin kendilerine kolayca uygulama alanı
bulabildiğini görmekteyiz. Ancak gelişmekte olan
ülkelerde durum böyle değildir. İnsanların
bedensel gereksinimleri ve rahatsızlıklarının,
medeni bir tavırla dikkate alınıp karşılanması
gibi ruhsal gereksinim ve rahatsızlıklarının da en
uygun yöntemlerle giderilmesi aynı şekilde modern
bir tavrın sergilenmesi anlamına gelir. Bu
çerçevede psikoterapi uygulamalarının değişik ekol
ve yöntemlere göre çeşitlilik arzettiğinden ve
neredeyse her insana özgü bir yöntemin
bulunabileceği bir psikoterapi spektrumundan söz
etmek mümkündür. Bütün bu psikoterapi yaklaşım ve
teknikleri, tek başına ele alındığında, insan
gerçeğinin ancak bir tarafını izah edebilmekte ve
bütünü açıklamada yetersiz kalmaktadır.

Bilişsel terapi, kişinin yaşadığı
problemlerinin büyük bir çoğunluğunu, sahip olduğu
yanlış kanı ve zanlarla gerçeği çarpıtması sonucu
bizzat kendisinin oluşturduğunu savunmaktadır.
Yanlış algılamanın temelinde, bireyin bilişsel
gelişim sürecindeki hatalı öğrenmeleri
bulunmaktadır.

John R. Searle'ün felsefî sisteminin temel
unsurlarından birini oluşturan toplumsal
gerçeklikle ilgili eseri yayınevimiz
tarafından Türkçeye
kazandırıldı! En önemli zihin ve dil
filozoflarından biri olan John R. SEARLE, bu
kitabını önceki yapıtlarının temel felsefi
problemleriyle bağlantılandırırken, yaşadığımız bu
ortak dünyanın çeşitli parçaları arasındaki
ilişkilerin niteliğini sorgulamanın, nihai felsefi
amacı olduğunu söylemektedir
d |